Tam da zabıta alımında hiçbir hile hurda olmadığına, torpil
yapılmadığına; geldiği günden beri adam kayırmaları ile nam yapan Başkan Kılıç’ın
zabıta alımını hak ve adalet ile yaptığına inanmıştım ki, kafamı
karıştırdılar.
Yazılıyı kazananlar yayımlanmış,
sözlü/mülakat yapılmış,
listeler ilan edilmiş,
kaybedenler, muhalifler vs. listeyi görmüş ve bir sorun görmemiş.
Biz de “Galiba başkan adam kayırmalar ile ilgili
yazılanlardan yoruldu ve bu kez düzgün bir işe alma gerçekleştirdi.” diye
düşünmeye başlamıştık.
Fazla sürmedi…
Bir ağabeyim telefon açıp, “Ali İhsan kaçırdın galiba. AK Parti Meclis üyesi
falancanın gelini ve MHP Meclis üyesi filancanın çalışanının eşi aynı zamanda
eski Belde Belediyesi Başkanının akrabası zabıta olarak işe girmiş” dedi.
İsim yazmıyorum...
Kayınpeder meclis toplantısında Anayasanın Amir Hükmü “Masumiyet Karinesi”
dersi vermeye kalkmıştı bana.
Merak edenler 10 kişilik zabıta listesi ile Meclis listesini
karşılaştırır kolayca anlar kimi kastettiğimi.
İhbar kabul ettik, biraz da biz çalıştık.
İki kişiye daha ulaştık.
Biri Başkan’ın inşaatının karşısındaki bakkalın oğlu,
Diğeri de emekli bir imamın oğlu…
Kendimi kandırılmış hissettim…
Doğru ise yani bu kişiler mülakat denilen torpil basamağından kolayca
yükselmişlerse kandırılmıştık.
Çünkü, her şey düzgünmüş gibi bir ortam yaratılmıştı.
Alım duyuruluyor,
Yazılı sonuçları açıklanıyor,
Kazananlar ilan ediliyor.
Yani, biz basın, çamaşır makinesi görevi yapmış oluyorduk.
Zabıta alımında bir torpil yapıldı demiyorum ama ima
ediyorum.
"İftiranın yakışanından kork" diye anlam dolu bir söz var
“Başkan bunu yapmaz. Bugüne kadar hiç yapmadı. Kimseye
torpil geçmez. Adaletlidir. Kimsenin hakkını yemez” diyecek kaç kişi var
acaba.
Bugün, Başkan’ın adam kayırmalarını yazmayacağım.
Sınırları aştığını duymayan kalmamıştır.
Gerektiğinde tekrar hatırlatırız.
Ama ya doğruysa…
Bizim tespit ettiğimiz 4 kişi veya daha fazlası bu kez de torpille işe
alındıysa;
Soruları çalıp öğrencilere verenlerden ne farkınız kaldı sizin?
Soruları çalıp, insanların hakkını yemek haram da,
Mülakatta yol vermek haram değil mi?
Tabi insan “Bu bir tesadüf olamaz mı” diye de kendine
soruyor.
Sınavı ve mülakatı hakkı ile kazanan 10 kişiden 4’ü tesadüfen
Meclis üyelerinin yakını, Başkana yakın veya Partili biri olamaz mı?
Olabilir tabii ki...
Sınav açılmış, Meclis üyemizin gelini de işsizmiş, yazılıya
girmiş kazanmış, sözlüye girmiş kazanmış. 10 kişinin arasında yerini almış.
Öyleyse şu tesadüfün güzelliğine bak.
Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.
Ali İhsan Başaloğlu
4 Şubat 2021, Bafra

Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın