Türkiye’nin yakın tarihi demek kuşaklar arası anıların,çelişkilerin,kaybedişlerin ve hüzünlerin merkezine yolculuk demek bilirsiniz.
Her ne kadar 1960 ve sonrasının kuşakları hüküm sürse de acı tatlı anılarda,1980’li yılları görmemezlikten gelmek mümkün mü`
Bu yazı zor yılların yaşandığı,ama anıların unutulmadığı,çocukların oyuncaklarını son kez kendilerinin yaptıkları,80 kuşağına atfedilmiştir.
1980’li yıllar demek…
1980’li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş, Kenan Evren`i, Erdal İnönü`yü, Turgut Özal’ı tanımış olmak, Ajda Pekkan`ın alo, Michael Jackson`ın pepsi reklamlarını hatırlayacak kadar şanslı olmak demek.
İcraatın içinden demek, Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım demek.
Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak size geri dönmesi demek.
Voltran voltran voltran demek,depozito toplamak adına kola şişesi biriktirmek demek,Adile Nasit’ten masal dinlemek demek.
Korhan Abay,Cenk Koray,Metin Milli,Ersen ve Dadaşlar demek.Clementine,He -Man, Shera,Atom karınca demek.
Okula siyah önlükle gitmek demek.
Okulu kırıp stadyumun yanındaki toprak sahada maç izlemek,taşa yada auta çıkan topu yakalayabilmek için çaba sarf etmek demek.
Kayahan,Nilüfer,Sezen Aksu, Barış Manço ile büyümek demek…
İhtilal çocuğu demek,köle izaura,ziyaretçiler,Dallas,Şahin Tepesi demek…
Ramazan ortasında el yapması fenerlerle selesepete çıkmak,verilen para olursa sevincini katlamak,şeker olunca suratının asılması demek,
Moruk demek, herild yani demek, hey corç versene borç demek, olmaz maykıl bende de Yok cevabini işitmek demek, geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...
Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, Cumhurbaşkanı denince Kenan Evren’i hatırlamak demek
Koltuk altınızda top okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynayacak birileri vardır" diyebilmek demek,
Eti kemik geçiyor demek..
Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,
Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak, televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen susturmak, 23 Nisan’da tribün tarafta olabilmek için kendini paralamak demek.
Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek, hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.
Belediye sinemasında izlediğin Bruce Lee filmlerinde izlediğin teknikleri Cumhuriyet Meydanında arkadaşına uygulamaya kalkışmak demek.
Orta Okula kayıt yaptırırken içinden “İnşallah yabancı dil kurasında Fransızca çıkmaz” demek…
Tek kanal TRT’de hafta sonları Türk Filmi olmasını istemek özellikle Hababam Sınıfı için dua etmek demek.
Sokakta karşılaştığın öğretmeninin seni fark etmesi için defalarca önünden geçmek, Düğmesi düşmüş ceketini elinle kapatmak demek.
Bayramlıklarınla yatmak,ayakkabıları yastık altına koymak demek.
Harçlıkları kumbaraya atmak,bir gün sonrada bir yolunu bulup oradan almak demek.
Devam edecek..
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın