İnsanlar uzun süre kullandıkları şeylerden vazgeçmek istemezler. Uzun süre kullandıkları alanları benimserler, kendilerinin bellerler. Esnaf da böylesine benimsemiş dükkânının önünü. Koltuğunu, kanepesini, sebze, meyve kasasını koymuş…
Bazı araç sahipleri de, “o yaparsa, ben de yaparım” dercesine aracına park alanı olarak seçmiş kaldırımları. Oluşan görüntü
kirliliğinden söz etmeye bile gerek yok. Bu durum herkesin malumu.
Zaman içinde istemeye istemeye vatandaş da alışmış bu duruma. Yapabildiği en iyi şey, şehir merkezlerinden uzaktaki yürüyüş alanlarına kaçmak olmuş. Oysaki şehrin caddelerinde hiç bir engelle karşılaşmadan rahatça yürüyebilmek, her vatandaşın en doğal hakkı. Buna esnaf ve araç sahipleri de dahil.
Kaldırımların genişliği, aynı zamanda gelişmişliğin de bir göstergesi. Gelişmiş ülkelerde insanlar, olanla yetinmek yerine haklarına sahip çıkarlar. Haklarının nerede başlayıp nerede bittiğini önemserler.
Belediyelerin başlattığı bu çalışmaları, her akıl ve vicdan sahibi vatandaşın desteklemesi beklenir. Esnaflar, bugüne kadar ekmek parasını gerekçe göstererek kaldırımı kapatmalarını haklı göstermeye çalıştılar. Vatandaş alacağı ürünü dükkâna girerek de alabilir. İlla ki dışarıdan gözüne sokulurcasına görmek zorunda değil.
Belediyelerin başlattığı bu cesur ve kararlı çalışmayı destekliyorum. Darısı diğer il ve ilçelerimizin başına.
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın