BAFRA HABER

"Sırrı Özgürlüğünde, Gücü Hizmetinizde"

Sele sepet top kandil, Bafra`ya ait bir gelenek midir?

Sele sepet top kandil, Bafra`ya ait bir gelenek midir?
Paylaş:f𝕏

Sele sepet top kandil, Bafra`ya ait bir gelenek midir?
Tarihi altı yüzyıllık bir gelenek midir?
Merak edenler için araştırdığımda sele sepet top kandil adında bir geleneğin Bafra`ya ait çok eski tarihi yok.

Eskiden dedeleri babası Bafra`da yaşamış olan Todor Amca'dan (kendisi Yunanistan`da yaşıyor mübadillerden) bilgi istedim.

Araştırmacı yazar Todor amca sele sepet geleneği hakkında eski bilgiler olmadığını söyledi.

Fakat dedeleri zamanında Bafra`da ocağın 6'sında kendi bayramlarında, yoksul insanlar ellerine sepetlerini alıp, rastgele evlerin kapılarına görünmeden bırakırlarmış.

Ev sahipleri de sepetleri alıp evlerinde ne varsa sebze, meyve ufak hediyeler koyup, sepeti tekrar kapının önüne bırakırlarmış.
Yani ne sepeti bırakan , ne ev sahibi birbirini görürmüş.

Eski Bafra halk eğitim müdürü olan Hasan Yiğit`in verdiği bilgiler de de sele sepetin çok eski bir tarihi olmadığını söylüyor.

Belki de Bafra`da yaşayan Hristiyan ve Müslüman hemşerilerin kendilerine ait bayramlarında kutsal günlerinde, birbirlerine yaptıkları insani davranışların, hediyeleşmenin zamanla gelenek haline gelmesidir, bu da benden bir tahmin olsun.

Her neyse de yaşatılması gereken bir kültür, Ramazana güzellik katan bir gelenek, biraz daha araştırdığımda ortaya çıkan ise, sanırım tüm Karadeniz’de kültürlerin karışmasıyla ortaya çıkan bir şey.

Hatta Sinop’tan gelme ve değişime uğramış gelenek diyenler var.

Gerçekten de Sinop’taki ‘Helesa’ denilen gelenekle benzeşen yerleri var.

Sinop’a özgü önemli bir gelenek Ramazan ayında “sellime çıkma” ya da diğer adıyla “Helesa”dır.

Helesa geleneğinin ortaya çıkışıyla ilgili söylence ise şöyledir:

“Çok eski devirlerde, gemiler yelken ile çalıştığı zamanlarda Karadeniz’de sığınacak üç liman varmış. Bunlar Temmuz, Ağustos ve Sinop’muş.

Yani Karadeniz sadece Temmuz ve Ağustos aylarında fırtınasız olur, diğer zamanlarda da gemiler ancak Sinop limanında barınabilirmiş.

Yine böyle bir kış mevsiminde, bir yelkenli gemi Sinop limanına sığınmış.
Haftalarca burada mahsur kalındığından kumanyaları tükenmiş.
Açlık baş göstermiş. Dilenmek istemediklerinden kimseden bir şey isteyememişler.
Bir gün kaptanın aklına feneri alıp ev ev dolaşarak mani söyleyip yardım istemek gelmiş.
Filikayla şehre çıkıp gece feneri de yakarak ev ev dolaşıp, mani söyleyerek yiyecek toplamışlar.
Bundan sonra Sinop’ta bu olay gelenek haline gelmiş ve her Ramazan ayının 15’inden itibaren helesaya çıkılır, bahşiş toplanır olmuş.”

Ramazan’ın 15’inden itibaren gençler akşamdan hazırladıkları süslü kayıklarla sellime çıkarlar.

Kayıklar birkaç kişinin taşıyacağı büyüklüktedir. Son derece güzel süslenirler, fenerlerle, mumlarla ışıklandırılırlar. Akşamları iftardan sonra gençler bu süsledikleri kayığı omuzlarında taşıyarak bir mahalleye gelirler.

Kayığı her ev tarafından görülecek bir yere koyarlar ve evlerin kapılarına gidip helesanın bir bölümünü söyleyerek bahşiş isterler.

Bahşişler bir mendile sarılarak ve düştüğü yer görülsün diye mendilin ucu yakılarak helesacılara atılır.
Helesa, etimolojik olarak antik Yunancadaki deniz kelimesinden gelmektedir.
Bugün Karadeniz’de var olan birçok kültür içerisinde hem birlikte çalışmayı hem de paylaşmayı yüksek sesle dile getirmek için kullanılan bir nidadır..
Sevgiyle kalın
Gonca Cezairli 
13 Ağustos 2011, BafraHaber.com

 

👤

Üye olarak yorum yapın

Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın

Yorum yaparken saygılı olmayı ve BafraHaber yorum yazma kurallarına uymayı unutmayın.Yorum ve Site Politikaları
💬0 yorum

Gonca Vural Yazarının Diğer Yazıları

Tüm Yazılarını Görüntüle →
ÜYE👤OL
Reklamsız Bafra Haber0538 515 75 75

📱 WhatsApp'tan haber bildirimleri almak ister misiniz?

BAFRA Haberleri
SAMSUN Haberleri
KARADENİZ Haberleri
Politikalar
Kurumsal

Bafra ile ilgili haberleri anında al