Salgından payımıza düşen… Tarım Başkenti Bafra!

Salgindan payimiza dusen tarim baskenti bafra

Dünya tarihinde eşi görülmeyen bir salgını yaşamak boynumuza yük oldu. Neden eşi görülmeyen diyorum? Çünkü batıdan doğuya, kuzeyden güneye kadar tüm ülkeleri aynı zaman diliminde, aynı şekilde etkileyen başka bir salgın kayıtlara geçmemiş. Tarihi gözyaşı ile anımsatan, “Kara Veba” Avrupa’da etkiliyken, aynı etkiyi aynı zaman diliminde Asya’da göstermemiş. Elbette bunun en önemli gerekçesi, çağın seyahat ve araç imkanlarının sınırlı olmasından geçiyor.

Bugün milyarlarca insanı eve hapseden, adeta ölümü nefesimizde hissetmemize sebep olan Covid-19 virüsü hayata bakışımızı, ihtiyaçlarımızı, tüketim alışkanlıklarımızı, rutinimizi tamamen değiştirdi. Salgın  sonrası hayat içinde eskiye dönüşün tam manasıyla olamayacağı bekleniyor, zira bu mücbir hali yaşayan bireyler, tekrar böyle bir durumun yaşanmaması veya yaşanırsa daha hazırlıklı olunması yönünden standartlarını tekrar gözden geçirecekler.

Açıklanan verilere baktığımızda, hizmet sektörünü adeta yerle bir eden salgın, turizmi sıfır noktasına çekti. Tekstil ürünlerine talep durmuş vaziyette, kabul edelim ki evde oturan bireyin aklına giysi almak gelmeyecektir. Bunların yanı sıra dijital dünyaya talep ise patlamış vaziyette, örneğin “Zoom” isimli bir uygulamanın değerinin milyar dolarları aştığı söyleniyor. Oyun konsolu denilen ürünlerin piyasada ikinci elinin olmadığını biliyoruz, sıfır cihazların ise normal fiyatına oranla dört beş kat yüksek fiyatla satıldığını internet adreslerinden görebiliyoruz. Aslında basit olanı sona sakladık sanırım, “Maske”,  0.50 tl olan maskelerin fiyatları altın gibi yükseldi, ardından piyasada maske bulunamaz hale geldi.

Bu gelişmeler veri iken, esaslı bir gerçek ise tekrar tekrar yüzümüze çarptı. İnsanlar her şeyden vazgeçtikleri, hatta yaşamlarını eve hapsettikleri anda dahi, gıda tüketiminden vazgeçemiyorlar. O kadar ki, iktisadi bir kuralın somut  ifadesiyle, “Açlık ve kıtlık paniği ile İhtiyaçlarından fazlasını talep ediyorlar”. Bugün hepimiz görüyoruz, ulusal marketlerde veya yerel gıda işletmelerinde ürün çeşitliliği azalmış, hatta bazı ürünler tükenmiş vaziyette. Elde olan birçok ürünün fiyatı ise eskiye oranla görece daha da yüksek. İnsanlık iptidai dönemlerine nispet edercesine temel beslenme ürünlerine hücum ediyor, adeta “Avcılık ve toplayıcılık” devrine dönmüş vaziyetteyiz. Hepimiz evine poşet poşet gıda maddesi taşıyor.

Aklınıza şu cümle gelebilir, “Salgın bitince geçmişe dönüş olacak, gereksiz panik yapılıyor”. Ne yazık ki böyle değil, biz biliyoruz ki, olağanüstü dönemlerde edinilen alışkanlıklar, sonradan azalsa da olağanüstü dönem öncesine asla dönmüyor. Buna iktisatta “Sıçrama tezi hipotezi” deniyor. Savaş öncesi bütçesi 100 tl olan bir ülke savaşta bütçesini 500 tl’ye çıkartıyor. Savaş bitince bütçe normalleşiyor, ancak 100 tl olarak değil, 300 tl olarak normalleşiyor. Buhrana göre az, ilk normalliğe göre fazla, işte yaşayacağımız da tam olarak böyle bir sonuç. Başka bir yaşanmışlıkla da bunu izah edebiliriz. 99 depremini düşünün, o tarihten sonra ülkenin inşaata bakışı eskisi gibi devam etti mi, en sıradan birey dahi alacağı evde depreme dayanıklılığı araştırmıyor  mu, kentsel dönüşüm yasasını bunun için çıkartmadık mı ? işte sevgili dostlar bugünler geçecek, ancak hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Şimdi bu gerçeği bilerek önümüze bakmalıyız, peki yeni döneme hazırlıklı olmak için ne yapmalıyız. Ben bu yazımı Bafra için yazıyorum, o nedenle Bafra’da yapılabilecek yenilikleri ele alacağım, bunun sebebi ise memleketim olmasının yanı sıra, bir tarım cenneti olmasında yatmaktadır.

Yukarıda detaylı şekilde izah ettiğim üzere alışkanlıklar değişecek, dijitale ve gıdaya eskisinden daha fazla talep olacak, bu nedenle eldeki imkanlarla yeniliğe ayak uydurmamız ve bu krizi fırsata çevirmemiz gerekmektedir.

Bafra’nın yeni çağın tarım başkenti olması için ne yapmalıyız ?

Daha önceki yazılarımda Bafra tarım potansiyelini incelemiştim, eldeki verileri kabul ederek somut bir yol haritası sunmak istiyorum

1-) Belediye, Kaymakamlık, Ticaret Odasından seçilmiş bir “Geçici Tarım Kurulu” oluşturmalıdır

2-) Tarım Kurulu ilk görev olarak 19 Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesinden detaylı bir  “Bafra Tarımı Strateji Belgesi” hazırlamasını talep etmelidir.

3-) Bu belgenin hazırlanma süreci devam ederken “Geçici Tarım Kurulu”, “Bafra Tarım Kongresi” adı altında bir şura toplanmalıdır. Kongre ilanının yapıldığı tarihte çiftçi belgesi ile sicile kayıtlı tüm çiftçileri kongreye davet etmelidir.

4-) Bu kongrede çiftçiler aday olanlar arasından kendilerini temsil edecek üyeleri belirleyerek, “Bafra Tarım Kulunu” iki yıllığına göreve getirmelidir. Kurulda ayrıca Belediye, Kaymakamlık ve Ticaret Odasından da birer temsilci olmalıdır.

5-) Bafra Tarım Kurulu, Üniversite tarafından hazırlanan Strateji Belgesini temel alarak Bafra’da tarımın yeknesak şekilde güçlü bir kararlılıkla yapılması için Kooperatif Kurma faaliyetine başlamalıdır.

Bafra’da ekilebilen tüm arazilerin tespit edilerek, yapısına uygun şekilde üretimin yapılması, ihtiyacı olan çiftçiye sermaye ve ekipman desteğinin sağlanması, şehir olarak yapılan üretimin doğru kanallar ile tüketiciye ulaştırılması adına bu seviyede üst bir örgütün kurulması şarttır.

Eğer öngörülen bu adımlar başarı ile gerçekleştirilebilirse, Bafra önümüz 5 yıl içinde önce Türkiye’de, sonraki 5 yıl içinde de Dünyada tarımın marka kenti olur. Bu benim önerim, başka biri de çıksın başka bir şeyler önersin. Yeter ki tarım arazilerimizin ve iklimimizin en iyi seviyede kullanılacağı bir yol bulunsun, en azından yetkililer bir çağrıda bulunsun. Hiçbir şey yapamıyorsak, Bafra’da tarımın nasıl kalkınacağına dair fikri olanların paylaşım yapacağı ortamlar yaratılsın.

Krizlerden ders çıkartacak anlayışı kendi imkanlarımızla ile inşa edebiliriz. Gayret edeceğimiz bu işlere girişmemizin dahi şehirde ve yansımasıyla ülkede yaratacağı etkiyi bir düşünün. Bu yazılanlar ütopik öneriler değildir, bu yazılanlar dünyada birçok örneği olan kolektif çalışmalardan esinlenerek sizlere sunulmuştur. Bugün başarırsak yarın örnek oluruz, unutmayın, yol herkesindir.


Egemenliğimizin 100. yılında yeni bir vizyon Bafra’ya çok yakışır. 

Afşin Hatipoğlu

  • BafraHaber Yorum
  • Salgından payımıza düşen… Tarım Başkenti Bafra! içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 8
User defaultYorumcu-94201
08 Mayıs 2020
09:18
  • Yorumcu-94201
  • 08 Mayıs 2020
  • 09:18

Geçen gün makina ekipman konusu açılmıştı. videolarda izlediğimiz gördüğümüz devasa olmasada birkaç yeni nesil tarım makinaları bizde var/ yok tartışması vardı. bende yok sanıyordum ama hep yabancıya kilitlenmişiz.. evet var hemde o gösterilenlerden. birde yıllardır kullanan işletmeler bile varmış.. ben geçende 250 beygirlik makinayı bafrada gördüm vay be dedim. maşallah ama motor işi çözmez dedi bir dost ekipmanı onun motordan daha pahalı... 240lık massey düşün 40/50 beygir..

User defaultYorumcu-139486
08 Mayıs 2020
05:22
  • Yorumcu-139486
  • 08 Mayıs 2020
  • 05:22

Ordan buraya boş konuşma ve yazma afşin bey çok bafra sevdalısı isen atlla gel bafraya hizmet et.senin yazdıklarının hepsini dışardaki çoçuk bile biliyor yeter artık bu boş cümleler

User defaultYorumcu-94191
07 Mayıs 2020
22:04
  • Yorumcu-94191
  • 07 Mayıs 2020
  • 22:04

Bafra tarım şehri.türkiye de en çok manda bafra da.. kızılırmak deltasınfa projeler tarım ve hayvancılık odaklı olmalı. 4 yıllık ziraat fakültesi, veteriner fakültesi getirilmeli. .bilim ilim adamları bafra dan dogmalı. tarım ve hayvancılık bas kenti bafra olmalı .

Daha Fazla Yorum