Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tüm diğer vekilleri gibi çok muhterem, hakkı hukuku gözeten, kul hakkı yemeyen, adaletli vekillerinden Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy’un, Mimarlık Fakültesi mezunu bir kızı var.

Kayıtlara göre kızımız yaklaşık 2 yıllık mezun.

Koskoca vekilin kızına şimdi bir de iş bulması gerekir.

İş bulmak için bir dayıya ihtiyaç var ama kızımızın dayıya ihtiyacı yok; çünkü onun vekil babası var.

Koca vekilin mimar kızı işsiz mi gezsin…

Onca okumanın üstüne bir de KPSS mi çalışsın..!

Kızımıza iş bulmak kolay ama öyle işçi, sözleşmeli falan da olmasın.

Allah göstermesin, iktidar değişir; tüm bu vekil çocukları, akrabaları yerle yeksan olur.

Garanti olmalı, yani memur.

Hem memur olursa, ileride müdür de olur, genel müdür de…

Velhasıl, kızımızı kısa yoldan memur yapmalıyız.

Tabii bunun için önce bir iş bulmalıyız. Mecliste, bakanlıklardan birinde, sonsuz imkânları olan devletin iyi bir köşesinde.

Anlaşılıyor ki işi de hazır.

Bafra’da Hamit Kılıç’ın ziyaret saatlerini organize edecek değil ya…

Bir sorun var: Türkiye bir hukuk devleti.

Kanun var, nizam var. Vekil kızı da olsan öyle şakkadanak memur olamıyorsun.

Memur olmak da kolay değil.

KPSS’si var, kotası var, kurası var, iş bitirmesi var, var oğlu var.

Bir istisna lazım.

Hala kızları, amca çocukları, kayınçolar için bir yol lazım.

İşte o sihirli değnek: Özel Kalem Müdürlüğü.

Hemen hemen her iktidarın kullandığı, bir türlü vazgeçmediği, sınırlamadığı bir aparat.

Kılını kıpırdatmadan memur olmanın yegâne yolu.

Ama o da o kadar kolay değil.

Şimdi bu isteği yerine getirecek, ya da başka bir deyişle her denileni yapacak; kolay lokma, söz dinleyen, her yola gelen ya da başka ince hesapları olan kullanışlı bir aparata ihtiyaç var.

Yani bir başkana.

Seydi Vekil’in aradığı ilaç burnunun dibindedir.

Kendisi Samsun’un güçlü vekilleri ile ahbaptır. Hatta geçtiğimiz günlerde bunlardan birinin düğününe Samsun’a da gelmiştir.

Ya Seydi! Sen ne şanslı bir babasın öyle…

Gülsün soyun. Kızın memur olacak.

Yaparsa Hamit yapar.

Daha önce de yapmıştı. Yani idmanlı.

Kullanışlı başkan, gönül adamı, her yola uygun, elif gibi dimdik “adalet timsali” başkan; kızımızın kısa yoldan memur olmasını tereddütsüz kabul eder ve kızımız şak diye memur olur, geldiği gibi gider.

İşin aslı bu.

Hamit Başkanımıza göre, Bafra Belediyesi’nden bunun bir zararı yoktur.

Yani kendisine maaş ödenmeyecek, memur kadromuz da dolmayacak.

Peki, öyleyse kim kazanacak?

Vekilimizin kızı,

Vekilimizin kızının işine aracılık yapan Samsun’daki siyasetçi,

Ve bu ricayı kabul eden, bu emeklerinin bir gün kendisine döneceğine inanan Hamit Kılıç.

Bu yazının özeti şudur:

Vekilin kızının kısa yoldan memur olması için özel kalem müdürü olması gerek.

Özel kalem müdürü olması için kullanışlı bir belediye başkanına ihtiyaç var.

O başkan da Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç.

Sonuç:

Hamit Kılıç, vekilin kızının memur olması için Bafra Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğünü istasyon olarak kullandırtan kullanışlı bir aparattır.

Ali İhsan Başaloğlu

 27 Ocak 2025 — BafraHaber.com