Hamit Kılıç, Bir Milletvekilinin Kızını Özel Kalem Müdürü Olarak İşe Aldı!

Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç’ın, bir AK Partili milletvekilinin kızını Bafra Belediyesi Özel Kalem Müdürü olarak memur kadrosuna aldığı ortaya çıktı.
Edinilen bilgilere göre Belediye Başkanı Hamit Kılıç, AK Parti Osmaniye Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Seydi Gülsoy’un kızı Nursima Gülsoy’u Bafra Belediyesi Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirdi. Nursima Gülsoy’un gerekli evraklarını Bafra Belediyesi’ne teslim ettiği, yapılan başvurunun ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylandığı öğrenildi.
Kulislerde, bu atamada Seydi Gülsoy’un AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu ile olan yakınlığının etkili olduğu konuşuluyor.
Bu ilk değil: Özel Kalem üzerinden “memuriyet yolu”
Bu gelişme, Bafra Belediyesi’nde Özel Kalem Müdürlüğü üzerinden yürütüldüğü iddia edilen tartışmalı uygulamaların devamı niteliğinde.
Başkan Hamit Kılıç, 2025 yılı Nisan ayında da AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz’a yakınlığıyla bilinen Yusuf Yasin İ. isimli kişiyi Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirmiş, bu görevlendirme sayesinde söz konusu isim Bafra’ya hiç gelmeden memuriyet hakkı elde edip kentten ayrılmıştı.
Ayrıca, Özel Kalem Müdürlüğü üzerinden başka isimlerin de benzer biçimde memuriyete geçirildiği, ancak bu işlemlerin bugüne kadar kamuoyuna yansımadığı yönünde ciddi iddialar bulunuyor.
Editoryal değerlendirme: İstisna yetki, rutine mi dönüştü?
Özel Kalem Müdürlüğü, istisnai memuriyet kapsamında değerlendirilen bir kadrodur. Bir belediye başkanının, özel kalemine kendi isteğiyle bir kişiyi alması birçok yönden doğru bir uygulamadır. Örneğin Hamit Kılıç, göreve başladığında Rasim Kara’yı Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirdiğinde herhangi bir tepkiyle karşılaşmamıştı. Bu nedenle KPSS ve klasik sınav süreçlerinin dışında tutulabilmektedir.
Ancak Bafra’da ortaya çıkan tablo (muhtemelen iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin diğer belediyelerde de vardır), bu istisnai yetkinin amacının dışına çıkarılarak sistemli biçimde, siyasi beklentiler, “kullanışlı başkan” arayışı ya da boyun eğme ilişkileri üzerinden kullanıldığı yönünde güçlü bir algı oluşturmaktadır.
Türkiye’de yüzlerce belediye varken, Bafra Belediyesi’nin bu tür atamalarda adeta bir paravan gibi kullanılmasının tesadüf olmadığı kanaatindeyiz. Bu tablonun, Hamit Kılıç’ın yönetim anlayışı ve geleceğe dönük siyasi hesaplarıyla doğrudan ilişkili olduğu yönünde güçlü bir kamuoyu algısı oluşmuştur.
İşsizliğin yaygınlaştığı, binlerce gencin memur olabilmek için yıllarını vererek KPSS gibi zorlu sınavlara hazırlandığı bir ülkede, istisnai kadrolar üzerinden yapılan bu tür görevlendirmeler yalnızca bireysel bir adaletsizlik değil, toplumsal bir kırılma yaratmaktadır. Bu uygulamalar, gençlerin Türkiye’deki geleceklerine dair umutlarını zayıflatmakta; eşitlik ve adalet duygusunu derinden sarsmaktadır.
İstisnai memurluk olarak tanımlanan Özel Kalem uygulaması, amacına uygun biçimde kullanılmak yerine; siyasi yakınlıkların ve kişisel ilişkilerin memuriyete dönüştüğü bir arka kapı hâline gelmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin ve adil kullanımına gölge düşürmekte, devlet kurumlarına duyulan güveni aşındırmaktadır.
“Adam kayırmacılık” eleştirisi ve siyasi hesaplar
#hamit-kilic1#’ın göreve geldiği günden bu yana, belediyeye farklı yollarla çok sayıda kişinin alındığı yönündeki iddiaların sıklaşması, Bafra kamuoyunda “adam kayırmacılık” eleştirilerinin kalıcı hâle gelmesine neden olmuştur. Bu eleştirilerin görmezden gelinmesi, sorunu ortadan kaldırmamakta; aksine derinleştirmektedir.
Yerel seçimlerde Bafra’da partisine ciddi oy kaybı yaşatan Hamit Kılıç, bu oy kaybını AK Parti’nin Türkiye genelindeki oy kaybına bağlamıştı. Oysa aynı seçimde oyunu koruyan ya da artıran belediyeler de bulunmaktaydı. Kılıç’ın, bu tür atamalar sonrası siyasi geleceğinin nasıl şekilleneceği de merak konusudur.
Bu mesele yalnızca bir atama tartışması değil; liyakat, adalet ve kamu vicdanı meselesidir. Şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlanmadığı sürece, bu tür uygulamaların hem yerel yönetimlere hem de siyasal sisteme olan güveni daha da zayıflatacağı açıktır.
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın