BAFRA HABER

"Sırrı Özgürlüğünde, Gücü Hizmetinizde"

Bafra'da iki Alman

Bafra'da iki Alman
Paylaş:f𝕏
Bafra benim doğup büyüdüğüm, ilk orta ve lisenin bir kısmını okuduğum şehir. İki katlı bahçeli evlerin, onlarca çiçeğin rengârenk açtığı, leyleklerin çatılarına yuva yaptığı, kırlangıçların beni izleyin dercesine pike yaparak uçtuğu, faytonların zillerini çalarak yolcularını götürdüğü; o güzelim Bafra’nın Büyükcami Mahallesinde uzun hamamın karşısındaki evimizde yedi kardeşle geçen mutlu çocukluğum hep güzel anılarla dolu.
İnsanlığın insanlık, komşuluğun komşuluk olduğu yıllardı…
Bir çocuğun mutlu olması için her şey vardı…
Belki de bugün teknolojinin getirdiği yenilikler ve bugün binlerce çeşide ulaşan tüketim ve yiyecek çeşitleri olmadığından yaşam daha güzeldi.
İlgi duyacağımız konu noksanlığı hiç olmazdı. Yaz günleri çok uzun geçmesine rağmen bize hiç yetmezdi. Böyle uzun yaz günlerinden birinde, büyük amcamı,  evinde bir alman çifti ağırladığını duymuştuk.
1970’li yılların henüz başlarında bir Alman’ın Bafra’ya geldiği pek duyulmuş bir şey değildi.
Bu Almanlar nasıl bir şeydi, neye benziyorlardı, biz çocuklar kadar büyüklerde meraklanmıştı. Merakımızı yenmek çok uzun sürmemiş amcamın evine doğru hareket etmiştik bile.
Amcamın sepetli bir motosikleti vardı. Gelen Alman çift de Almanya’dan sepetli bir motosikletle yola çıkmış her nasılsa Bafra’ya gelmişler.
Amcam da sepetli motosikletle gelen çifte çok yakınlık göstermiş ve evine davet etmişti. Zaten Bafra’da o zamanlar kalınabilecek uygun oteller yoktu.
Almanları görmüştük. Onlar da bizim gibiydiler. Sadece kendi dillerini konuşuyorlardı. Çok izlememize rağmen bir fark bulamadık.
Olsun yine de bizim için farklı ve eğlenceli sayılırdı. Bize malzeme çıkmış, onların konuştukları dili taklit ederek, onlar gibi konuşuyorduk güya.
Alman çiftin nezaketleri her hallerinden belli oluyor, gördükleri ilgiden de pek rahatsız gibi durmuyorlardı.
Yemeklerimizi aynı bizim gibi iştahla yemişlerdi. Ne biz Almanca biliyorduk, ne de onlar bir kelime Türkçe biliyorlardı.
4o yıllık dost gibi el kol hareketleriyle de olsa anlaşıyorduk. Türkçe kelimeleri uzatarak, eğip bükerek onların bizi anlayacağını düşünüyorduk.
Aynı gün, saatler sonra babam işten dönmüş ve gündüz geldiklerini duyduğu Almanları görmek için amcama uğramıştı.
Babam amcama, “bizde de bir gün kalabilirler mi” diye sormuş bir şekilde bunu alman çifte de anlatmışlardı.
Teklif kabul görmüştü. Herkesin peşinden koştuğu, bazı yerlerde halka olarak tiyatro seyreder gibi seyredilen Almanlar artık bizim de misafirimiz olacaktı.
Biz de kaldılar ve benim hatıramda bıraktıkları en güzel şey asil ve nazik duruşlarıydı. Adeta rahatsızlık vermemek için özen gösteriyorlardı. Yıllar sonra Türkleri işçi olarak ülkelerinde misafir eden Almanları önce biz misafir etmiştik. Alman çift iki gün kaldıkları Bafra’dan mutlu anılarla ayrılmışlardı. Bugünün Türkiye’sinde aynı duygularla, bir yabancı misafir edilebilir mi bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa insanlar artık kalabalıklar içinde yalnız bir yaşam sürüyorlar.

Recep Yılmaz

👤

Üye olarak yorum yapın

Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın

Yorum yaparken saygılı olmayı ve BafraHaber yorum yazma kurallarına uymayı unutmayın.Yorum ve site politikalarını okuyunuz
💬0 yorum

Recep Yılmaz Yazarının Diğer Yazıları

Tüm Yazılarını Görüntüle →
ÜYE👤OL
Reklamsız Bafra Haber0538 515 75 75

Bafra'daki gelişmeler cebine WhatsApp'la gelsin

BAFRA Haberleri
SAMSUN Haberleri
KARADENİZ Haberleri
Politikalar
Kurumsal
⚠️

Tarayıcıda açın

Daha iyi deneyim ve oturum açma için bu sayfayı tarayıcınızda açın.

Tarayıcıda Aç

Bafra ile ilgili haberleri anında al