Hoşgeldin Yeni Yıl

Hosgeldin yeni yil

“Oğlum akşam yılbaşı, al şu parayı, birkaç kilo meyve, biraz kuru yemiş, adam başına da birer şişe kola al, tombalayı da kontrol et, noksan taşı varsa yeni bir tombala takımı da alıver.” diyen babam, herkese de mutlaka en azından birer çeyrek bilet alırdı.

Bu her yılbaşı tekrarlanan bir durumdu. Tombala için mutlaka bezden, eğer varsa kadifeden bir kese dikilir, taşları kaybolmasın diye ağız tarafından torbayı büzmek için ipte geçirilirdi.

O akşam mutlaka evde tavuk pişirilirdi. Heyecanla yenilen bir yemekte her zaman bulamadığımız buz gibi kolalarımızı da içer, tombalaya otururduk.

 Biz yedi kardeş anne ve baba kalabalık bir aileydik. Oyun için yeterli çoğunluk her zaman vardı. Fırında pişirilmiş kabak da olmazsa olmazlardandı.

Tombala oyunu, İtalya’dan ülkemize gelen bir oyun olduğu için oyunla ilgili ifadelerde İtalyancaydı. Birbirinden farklı numaralar basılı kartların üzerinde toplam üç sırada beşer rakam bulunuyor. Beş sırayı ilk dolduran birinci çinkoyu, iki sırayı dolduran ikinci çinkoyu, kartın tamamındaki rakamları dolduran ise tombala yapmış oluyordu. Çinko İtalyanca 5 demekti. Tombala ise bingo anlamında tamam demekti.

Benim bu oyunda hiç şansım olmazdı. Nedense bazen rakamlar hızlı okunduğundan takipte edemez, hep rakamları kaçırırdım. Yine de o günlerin bu en zevkli yılbaşı oyunundan büyük keyif alırdım.

Evde gürültü çıkarabilecek tek alet ise lambalı radyomuzdu. Yılbaşı için seçilmiş şarkıları ondan dinliyorduk. Telefonla mesaj çekmeyi bırakın, yazdırdığınız telefon o gece belki de sıra gelmediği için hiç çıkmıyordu.

Noel çamını her nasılsa duymuş bir metre boyunda bir çamı dikildiği yerden alıp saksıya koymuş, üzerine kar yağmış görüntüsünü ecza dolabında her zaman bulunan pamukla yapmıştım.

Çam ağacı o gün yalnız kalmış, kimse altına bir hediye bırakmamıştı. Zaten evde kimsenin de böyle alafranga işlerden anladığı yoktu.

Her şeyin doğal olduğu o güzel yıllar su gibi akıp gitmiş, yedi kardeşte yavaş yavaş büyümüş bir kuş misali yuvadan uçmaya başlamıştı. Önce ablam evlenmiş, sonra ağabeyim tahsili için İstanbul’a gitmiş, diğer ablamda birkaç yıl sonra yine İstanbul’a gitmişti.

 Evdeki erozyonla beraber sosyal hayatımızda da erozyon başlamış, TV’ler yaşamımıza girmiş güzel olan her şey yok olmaya başlamıştı. Nesrin Topkapı’lı yeni yıllarla tanışıyor hiç keyif alamıyordum.

Artık yeni yıllar eğlence mekânlarında da kutlanır olmuştu. Ama ben onu da sevmiyor o geceyi evde değil eğlence mekânlarında geçirenlere “Sandalye mahkûmu” diyordum.

Bu yeni yılı eşim ve ben evde, çocuklarımla geçirmek istiyorum. Zamane çocukları da olsa onlarla eski günlerdeki gibi tombala oynayıp, bir yeni yıl geçirmeyi düşünüyorum.

Belki gerçekleşmeyecek bir şey ama hayali cihan değer, TOMBALAAAAA

Hepinizin Noellini ve yeni yılını şimdiden kutluyorum.

RECEP YILMAZ

  • BafraHaber Yorum
  • Hoşgeldin Yeni Yıl içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0