Gerek Bafra’da, gerek Bafra basınında ve gerekse de tüm ülkemizde vefatı derin acılar bıraktı gazeteci ağabeyimiz, duayen şahsiyet, değerli insan Hasan DAVRAN’ın.
Ardı ardına yaşanan gazeteci kayıplarının ardından maalesef duayen gazeteci büyüğümüz, değerli Hasan Davran üstadımızı da kaybetmiş bulunuyoruz.
Hasan ağabey, tam bir basın âşığı, gönüllerin sevgi ışığıydı. O parlak ışığının şavkı bizlere de yansır, bizleri mutlu eder ve motive ederdi.
Adam gibi adam olmak herkesin, her babayiğidin harcı değildir. Hasan ağabey, biz basın mensuplarına her daim gülen yüzü ve doğru sözüyle o ışığı fazlasıyla yansıtıyordu.
O, bizler için âdeta bir ekol, bir okul hükmündeydi. Onun bu dik duruşunu sevmiştik. Onun bu örnek şahsiyetini gönülden sevip bağrımıza basmıştık.
Hasan ağabey; gazeteciliğin hakkını veren usta, deneyimli, tecrübeli ve aydın bir insandı. Onunla sohbet edip de yüzü gülümsemeyen bir kişiyi tasavvur edemiyorum.
Hasan Davran ağabeyimle Bafra Tabakhane Mahallesi’nde yaşıyorduk. O nedenle evlerimiz de birbirine üç dakikalık bir uzaklıktaydı ve genelde mahallede görüşme imkânımız oluyordu.
Ben olayım, arkadaşlarım olsun; kimseyi es geçip gitmez, acil bir işi olmadığı sürece hoş sohbetler ederdi. Yüreği insan sevgisiyle yoğrulmuş, tam bir gönül insanıydı.
Kendisini sadece mahallede değil, Bafra Cumhuriyet Meydanı’ndaki iş yeri ofisinde de zaman zaman ziyaret eder, hâl ve hatırını sorardım.
Ne zaman ofisine gitsem, her zaman demli ve hazır durumdaki çaydan servis yapardı. Bardağımdaki çayım bitince de benden önce davranıp hemen çayımı tazelerdi. İşte bu kadar ince ruhlu, bu kadar mütevazı ve bu kadar gönlü büyük bir kişiydi.
Basın haberlerimin genellikle tümünü internet gazetesinde yayımlardı. Bu da beni basın çalışmalarım için olumlu yönde motive ederdi. Millî, dinî ve tarihî günlerle ilgili kutlama ve anma mesajlarımı da yayımlardı.
Onu bir yazıda anlatabilmek, hatıralarını birkaç satıra sığdırabilmek mümkün değil. O, her zaman enerji dolu, her zaman insanı ve basın çalışmalarını önemseyen mümtaz ve güzide bir şahsiyetti.
Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, mekânının cennet olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
İstanbul’dan misafirlerimizin gelmesi ve biraz da sağlık sorunlarım nedeniyle cenazeye katılamadım. Bu nedenle herkesten, basın mensubu arkadaşlarımdan ve kıymetli ailesinden çok özür diliyorum.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun inşallah.
Ailesinin, eş, dost, yakınları ve sevenlerinin başı sağ olsun.
Başımız sağ olsun.
Saygılarımla.
Oktay ZERRİN – Samsun

Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın