GÜNDEM

Sizin Karneniz Nasıl?

 
 154
Bafra Haber

 |  - Uzman Psikolog Hacer Ceylan, "Çocuklar karnelerini aldılar ve tatile çıktılar. Peki sizin karneniz nasıl? Çocuğunuza karşı yeterince anlayışlı mısınız? Siz bu süreçte çocuğunuza karşı destekleyici bir tutum sergileyebiliyor ya da yardıma ihtiyacı olduğunda yeterince yanında olabiliyor musunuz?" dedi.

Boyut Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi Uzman Psikologu Hacer Ceylan, çocukların karneleri hususunda, "sizin karneniz nasıl" diye sorarak velileri uyardı.

Uzman Psikologu Hacer Ceylan, "Kısa bir zaman önce adeta kanımızı donduran iki habere şahit olduk. 13 yaşındaki bir ortaokul öğrencisi TEOG sınavından istediği puanı alamadığı için kendisini evinin banyosunda bornoz kemeriyle asarak intihar etti. Kayseri`de yine 13 yaşında bir başka çocuk karne almaya bir gün kala kendisini asarak intihar etti.  Ders notlarının kötü olduğu, bunalıma girdiği ve bu nedenle intihar ettiği söyleniyor. Ne yazık ki bu olaylar ilk değil, belli ki son da olmayacak. Yaşayacakları çok güzel günleri -eş olmak, anne olmak, baba olmak, bir meslek sahibi olmak, topluma, başka insanlara faydalı olmak, hobilerinin olması, gezebilmek- yaşanmamış bir sürü anıyı, duyguyu geride bırakarak ölmeyi tercih ettiler. Çocuklarımız için oldukça ağır bir yük." dedi.

Hacer Ceylan şöyle devam etti: "Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de öğrenciler çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca birçok sınava girmek zorunda. Girilen bu sınavlar öğrencinin ileride alacağı eğitimin derecesini ya da mesleğini belirliyor. Bu durum birçok öğrenci için çok kaygı vericidir."

"Bununla birlikte burada kişileri bu derece zorlayan asıl konunun sınavdan çok, sınava yüklenen anlam olduğunu görmekteyiz. Bazı öğrenciler değerli olup olmadıklarının, zeki mi yoksa aptal mı olduklarının, ne kadar sevilebilir bir insan olduklarının sınav sonucuna göre belirleneceğine inanıyor. Bazı öğretmenler çocuklara ""belki sadece iyi niyetle ve teşvik etmek adına- baskı yapıyor. Örneğin, danışmanlık merkezimize sınav kaygısı nedeni ile yardım almaya gelen öğrenciler öğretmeninin sınavdan iyi sonuç almazsa yüzüne bakmayacağını söylediğini, bazen öğretmeninin herkesin içinde sınav notu nedeniyle küçük düşürdüğünü paylaşıyor. Bazı aileler çocukları sadece beş aldığında, hatta doksanın üstü aldığında mutlu oluyor, başka bir sonuç geldiğinde evde tartışmalar çıkıyor ve gencin bazı hakları elinden alınıyor. Sanki karneler çocuklardan çok velilerin ya da öğretmenlerin karneleri gibi. Sınav artık sadece çocukların değil, ailelerin ve öğretmenlerin de girdiği bir maraton gibi.  Tabi ki bunlar sadece çevreden gelen tepkilerle sınırlı değil, bazen de çocuklar kişilik itibariyle çok mükemmeliyetçi oluyor ve hatayı tolere edemiyorlar."

"Bütün bu bahsettiğim örnekler belki gerçekten çocuklarımızı çok sevdiğimiz ve onları iyi yerlerde görmek istediğimiz için; ama bu sadece bir sınav, çocukların kişiliklerinin test edildiği, ailelerin ya da öğretmenlerin kendilerini ve başarılarını kanıtladıkları bir yarış değil. Aldığı yüksek not karşısında çok sevinip, istemediğiniz bir not aldığında duygusal temasınızı azaltmak, konuşmanızı azaltmak, göz temasını azaltmak, bazen sadece teselli etmek adına "˜canın sağ olsun` demek de olumsuz bir tepkidir. Böyle zamanlarda çocuklar "˜sevilmek ve değerli olmak için başarılı olmalıyım` sonucunu kendileri çıkarırlar."

Ceylan sözlerini şu şekilde tamamladı: "Bu çocuklarda bu baskı nedeniyle sıkça rastladığımız sorun sınav kaygısıdır. Sınav kaygısı ile gelen gençlerde huzursuzluk, sinirlilik, uykusuzluk, karın ağrısı, bulantı, kusma hatta panik atak ve depresyon gibi tablolar görmekteyiz. Aynı zamanda sevilmelerinin ya da değer görmelerinin ancak belli şartlar sağlandığında mümkün olduğunu düşünen gençlerde bir başka çok önemli sorun da özgüven eksikliği. Unutmayın, hiçbir şey çocuğunuzun bedensel ya da ruhsal sağlığından daha önemli değildir. Bu nedenle çocuğunuzun her zaman yanında olmalı ve onu her koşulda sevdiğinizi, desteklediğinizi hissettirmelisiniz. Yaptığınız bütün maddi manevi tüm desteği onu sevdiğiniz için yaptığınızı,  önemli olanın çaba göstermesi ve elinden geleni yapması olduğunu belirtin. Çocuğunuzu iyi gözlemlemeli, ruhsal bir sıkıntı, dikkat problemleri ya da kaygı yaşadığını görüyorsanız bunların sebeplerini ve çözümlerini bulmaya çalışın. Yetersiz kaldığınızı ya da çocuğunuz zorlandığını hissettiğiniz noktada mutlaka bir uzmandan destek alın."

Hepinize iyi tatiller.

Uzman Psikolog Hacer Ceylan
Boyut Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi
www.boyutpsikoloji.net.

  • BafraHaber Yorum
  • Sizin Karneniz Nasıl? içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0