Okan Baran’ın alacağı konusu, yılan hikâyesine döndü. Bende bu konuda abartısız saatlerce Çamaş ile ve bir kez de Hacıibrahimoğlu ile görüştüm.
Benim kanaatim şudur: Sayın Çamaş çevresindekilerce yanlış yönlendirilmiştir. Kendisi Okan Baran’ın alacağı olduğuna inandığı, ikna olduğu halde Hacıibrahimoğlu’nun çelişkili cevaplarına sığınarak sürekli topu taca atmıştır. Kendisi o kadar inanmıştır ki, bir keresinde akıl hocaları ile beraber bir pidecide konuşmuş fiyat konusunda da anlaşmıştır. Öyle sanıyoruz ki, akıl hocaları vs. kendisini tekrar yanıltmıştır. İbrahim Hacıibrahimoğlu ile yaptığım görüşmede anladığım açık ve net şudur. Böyle bir borç vardır. Ancak kendisi sebebini bilemediğim bir sebeple lafı bir o yana bir bu yana döndürerek kendisini dinleyen herkesin kafasını karıştırmıştır. Bir borç için “VAR, AMA”, “YOK ASLINDA AMA…” şeklindei top gibi yuvarlak cümleler kurulmaz. Aşağıda Okan Baran’ın açıklamasını ve mahkeme metnini okuyacaksınız. Her şey açık ve seçik ortada.
Son olarak, Çamaş’ın gönüllü/menfaatçi yorum makineleri, bir önceki haberde bile bile Okan Hoca’ya hak etmediği yorumları pervasızca yazdınız. Böyle bir şeye kalkışmayın. Bu kez yazı yoruma kapalı. Sizin alçak yorumlarınız bu davaya hiçbir şey katmaz. EDİTÖR --------------------------------------------------------
Sayın Çamaş’ın yapmış olduğu açıklama karşısında bana cevap hakkı doğmuş olup bu konuda bir daha konuşmamak üzere cevap yazmayı şahsım adına bir zaruriyet olarak hissediyorum. Sayın Çamaş kendisinin kişiliğine karşı hakarette bulunduğumu iddia etmiş fakat beni yalancılıkla suçlarken bu hassasiyete özen göstermemiştir. Kaldı ki yemin ettiğini kendisi de itiraf etmekte fakat sadece dönemi ile ilgili yemin ettiğini beyan etmektedir. Ben Bafra’da artık bazı şeylerin konuşulması gerektiğini ve kamuoyunun bunları bilmesi gerektiğine inandığım için bu konuyu gündeme taşıdım. Dedim ki “Kral çıplak” ve bunu gerekçelerimle açıkladım. Ancak bu durumu izah eden hiçbir argümanı gündeme taşımadım. Ancak artık bu durumun açıklığa kavuşması gerektiği inancındayım. Hiç kimsenin kişiliği ve şahsiyeti ile ilgili incitici ve aşağılayıcı bir açıklamada bulunmadım. Olanları gündeme taşıdım. Bir sezon Bafra Belediye Spor alt yapısında ücretli olarak çalıştım ve ücretim ödenmedi. Sayın belediye spor yetkilileri ve avukatları davayı kazanmış olabilirler ancak bizler inanan insanlar olarak önemli olanın bu dünyada değil öbür dünyada kazanılacak olan davaların çok daha önemli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle çok müsterihim. Çünkü ben ve belediye spor yetkilileri çok iyi biliyorlar ki (Allah şahit) benim böyle bir alacağım var ve bana ödenmedi bu hakkımı bu insanlara helal etmiyorum. Şimdi gelelim işin dünyevi boyutuna. Sayın Çamaş’ın madde numarası vererek yaptığı yemini halka duyurduğu karar aynen şöyledir. Avukatımın hakim beye sayın başkanın dönemine ait borç olmadığını ve bu nedenle kendisinin yemin etmesinin uygun olmayacağını bilirkişilerin durumu tespit etmesi gerektiğini vurgulamasına rağmen hakim bey tüzel kişiliğin devamlılığından dolayı Sayın Çamaş’ın geçmişi de kapsayacak bir yemin etmesi gerektiğini vurguladı ve Sayın Çamaş Aynen mahkemede şu ifadelerle yemin etmiştir Dava tutanağından yazıyorum; Davalı Spor Kulübü Başkanı ve Yetkili Temsilcisi Hüseyin Çamaş beyanında: Ben 30 Haziran 2009 ‘da yapılan genel kurulda davalı spor kulübünün başkanlığına getirildim. Tarafıma yemin ihtaratı içeren davetiye geldiğinde kulüp defter ve kayıtlarını incelettim. İnceleme yaptırdım, Görüşmelerde bulundum. Ve yapmış oluduğum araştırma ve görüşmeler sonucunda Başkanı bulunduğum spor kulübü ile davacı arasında böyle bir sözleşme bulunamamış ve davacı ile kulüp arasında alacak borç ilişkisinin olmadığını tespit ettim. Ben davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı spor kulübünde başkan veya başka bir sıfatla görevli olmadığımdan davacının spor kulübünde hizmet akdi ile ve ücret karşılığı çalışıp çalışmadığını ücret alacağı bulunup bulunmadığı konusunda bilgi sahibi değilim. Yaptığım incelemeler sonucunda davacının davalı spor kulübü ile arasında imzalanmış bir hizmet sözleşmesi olmadığını ve bu nedenle davacının davalı spor kulübünden ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını belirledim. Ayrıca tarafıma davacıya ödemesi yapılmış 100,00- 200,00TL ödeme makbuzu bulunduğu söylenmiştir. Ancak ödenen paranın ne olarak ödendiği belli değildir dedi. Alenen okundu davalı spor kulübü temsilcisi bu ifadesinde sabat edip etmediği soruldu, davalı; bu ifademde sebat ediyorum dedi.
Şimdi mahkeme karşısında Sayın Çamaş’ın ettiği yemin aynen böyledir. Ayrıca tarafıma ödenen 300,00 TL bir paradan bahsetmekte ve bu paranın neden ödendiğini bilmediğini söylemektedir. Bir kulübün başkanının yapmış olduğu bu açıklamayı hayretle karşılıyor ve kamuoyunun takdirine sunuyorum. Çalışmayan ve kulüple ilgisi olmayan bir kişiye böyle bir ödemenin neden yapıldığını ben anlayamadım sizler inşallah anlarsınız. Saygılarımla, OKAN BARAN
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!