Berat kandili münasebetiyle Müftülük ve Şehit Aileleri ile beraber akşam namazını müteakip Nuri İbrahim Camisinde Mevlit okutulacaktır.
BERAT KANDİLİ Müslümanlarca üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları, senenin diğer aylarından daha farklı algılanmaktadır. Bunun nedeni bu aylarda meydana gelen bir takım dini olaylar ve etkinliklerdir. Berat Kandili Arap takviminde Şaban ayının on beşinci gecesidir. Miladi takvimde 16 Ağustos 2008 Cumartesi’ne rastlamaktadır. Berat sözcüğü Arapça sözlüklerde “suç, ayıp, kusur, kabahat gibi şeylerden uzak olmak, arınmak, temizlenmek; hastalıktan kurtulmak, iyileşmek” manalarına gelmektedir. Müslümanlar bu gece yapılan ibadetler sayesinde, Allah’ın affı ve bağışlaması ile günahlardan kurtulacaklarına inanmaktadırlar. Kuranıkerim’de bu gecenin adı ve bu gecede yapılması gereken ibadetlerle ilgili bir açıklama bulunmamaktadır. Bir kısım âlimlerin 44. sure olan Duhân suresinin 3. ayetinde [O Kuran’ı mübarek bir gecede indirdik.] geçen “mübarek geceden” maksadın Şaban ayının 15. gecesi olduğu şeklindeki açıklama, cumhur dediğimiz İslam âlimlerinin çoğunluğunca reddedilmiştir. Cumhura göre ayette geçen “mübarek gece”, Kadir gecesidir. Kanaatimizce doğrusu da budur. Peygamber efendimizden gelen hadislere baktığımızda, Şaban ayında - Ramazan ayı hariç - diğer aylara oranla daha fazla oruç tuttuğunu, ibadetlerine ağırlık verdiğini görmekteyiz. Eşi Ayşe ve küçük yaşından itibaren Peygamberimizin bakıp büyüttüğü Üsame bin Zeyd, Şaban ayında oruç tutmak, Kuran okumak ve hayır hasenatta bulunmak gibi davranışlarını yoğunlaştırdığını söylemektedirler. Şaban ayının 15. Gecesi olan Berat gecesi hakkında da Peygamberimize atfedilen bazı hadisler bulunmaktadır. Bunlardan birisinde Hz. Peygamber (s.a.v)`in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Muhakkak ki Allah Teâlâ Şaban ayının ortası gecesi dünya semasına iner ve Benû Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri adedinden daha fazla sayıda insanın günahlarını bağışlar." [ et-Tirmizî, "Savm", 38; İbn Mâce, "İkâme", 191.] İbn Mâce`nin Ebû Mûsâ el-Eş`arî (r.a)`den rivayet ettiğine göre ise, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Şaban ayının ortası gecesi olunca gece namaza kalkın, o gecenin gündüzünde de oruç tutun. Zira Allah Teâlâ o gece güneş batınca dünya semasına iner ve ta ki güneş doğana kadar "Bağışlanma dileyen yok mu, mağfiret edeyim` Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim` Bir derde müptela olan yok mu, afiyet vereyim`" buyurur." [ İbn Mâce, "İkâme", 191.] Fakat bu hadisleri kitaplarında yazan Tirmizî ve İbn Mâce, hadislerin zayıf olduklarını belirtmişlerdir. Bu nedenle Berat gecesi ve o gecede yapılacak ibadetler konusunda İslam âlimleri farklı görüşler belirtmişlerdir. Bu gecede kılınacak özel bir namaz türü hakkında ise, İmam Gazzali, her rek`atında Fâtiha`dan sonra on bir İhlâs okunmak suretiyle kılınacak yüz rek`at veya her rek`atında Fâtiha`dan sonra yüz İhlâs okunan on rek`at namazın çok se¬vap olduğuna dair bir rivayet nakletmiştir. Ne var ki bu rivayette hadis otoritelerince kabul edilmeyerek, böyle bir namazı adet haline getirmenin batıl bir iş olduğu [bidat] söylenmiştir. Hadis bilginlerinin bir kısmı, güzel davranışlara yol açan zayıf hadisleri dikkate alabileceğimizi söylerler. Biz de bu açıdan baktığımızda şunları söyleyebiliriz. Berat gecesinin gündüzünü oruçlu geçirmek, o gecede Kuran okumak müstehap, yani güzel davranışlardır ve sahibine sevap kazandıran fiillerdir. Peygamberimizin sünnetidir dememek şartıyla bu geceye ait olduğu söylenen namazları kılmak ta müstehap sınıfına girer. Yine bu gece komşularımıza ikramlarda bulunmak, akraba ve eş-dostumuza tebriklerimizi sunmak toplumsal hoşgörümüzü destekleyecek davranışlardır.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!