Muhabirim Furkan Göçer’i Meclisten Kovan Hamit Kılıç, Orası Babanın Çiftliği Mi?

Bafra Haber muhabiri Furkan Göçer, Mayıs ayı meclis toplantısında Belediye Başkanının zabıtaya verdiği emir ile meclis toplantı salonundan çıkarıldı.
Bafra Belediye Meclisi, tarihinde belki de ilk kez belediye başkanının emri ile bir basın mensubunun meclisten süpürülürcesine kovulmasına seyirci oldu.
Seyirci oldu diyorum çünkü muhalefet meclis üyeleri dahil tüm meclis, muhabirimiz Furkan Göçer’in zabıta marifeti ile Başkan Hamit Kılıç’ın defalarca “Zabıta zabıta! Alın dışarı” diye bağırma sesleri arasında meclisten çıkarılışını adeta film gibi seyretti.
Peki, neydi Başkan Kılıç’ı bu kadar sinirlendiren, raydan çıkmasına sebep olan, sigortasını attıran…
Onu bas bas bağırttıran neydi?
Bafra Haber muhabiri Furkan Göçer bir terbiyesizlik mi yapmıştı, hakarette mi bulunmuştu?
Videoda her şeyi olduğu gibi görecek ve dinleyeceksiniz.
Her meclis toplantısı bittiğinde Başkan gündem dışı konuşmak isteyen var mı diye sorar, var ise ona mikrofon uzatılır.
O gün de öyle oldu.
AK Parti Meclis üyesi Murat Cevahir söz aldı ve “Recep Mutlu Bey rahatsızlığı dolayısıyla mesaj gönderdi. Mecliste okunmasını talep etti. Müsaade ederseniz okumak istiyorum. Yalnız burada arkadaşımız basında yayımlanmasını istemedi. Bu konuda hassasiyetinizi göstermenizi bekliyorum.” dedi.
Bafra Haber Muhabiri Furkan Göçer, tam da bizim ona öğrettiğimiz gibi, “Benim çekmeme engel olamazsınız. Ben çekerim, yayımlanıp yayımlanmayacağını ben kendim bilirim.” dedi.
Furkan Göçer’in bu tutumuna sinirlenen Başkan Hamit Kılıç, “Kardeşim böyle bir şey söyleyemezsin.” diye tepki gösterdi.
Furkan Göçer’in “Nasıl söyleyemem Başkanım” sözünü hazmedemeyen Hamit Kılıç, beklemeksizin zabıtaya “zabıta dışarı çıkar” dedi.
Videoda duyacaksınız, en az yedi sekiz kez bağırarak dışarı çıkarılması talimatı verdi.
Meclis buz kesti…
AK Parti Meclis üyesi Yüksel Bozkurt, “Basına açıklama yapmıyor, özel bir açıklama yapıyor” diye araya girdi. Furkan Göçer’in bir kelime etmesine dahi müsaade edilmedi ve kamerası zabıta tarafından alındı ve dışarı çıkartıldı. Haliyle kendisi de dışarı çıktı.
Meclis üyelerinin bir kısmı Furkan Göçer’in tavrını terbiyesizlik olarak gördü. Hatta çıkarken bir meclis üyesi, “Yalnız bu şekilde söylemen çok şık olmadı” diye çıkıştı. Furkan Göçer, dışarı çıktıktan sonra arkasından “Çocuk bize posta koydu” diyen de olmuş, mektup okunduktan sonra “bu muydu mesele” diyen de…
Durum bundan ibaret.
Şimdi, yazdıklarımı okuyanlar ve videoyu izleyenler ikiye bölünecek.
#hamit-kilic1# yanlıları-sevdalıları hissi olarak, milliyetçi-muhafazakâr-gelenekçi kesim ise dünya görüşü olarak Furkan Göçer’i haksız bulacak hatta davranışını terbiyesizlik olarak kabul edecek.
Hamit Kılıç muhalifleri ile özgürlükçüler ise hakkını savunduğu ve kendini ezdirmediği için Furkan’ı haklı bulacak.
İşin Türkçesi sağcılar ve solcular yaşanan olayı kendi yaşam dünyaları ile değerlendirecek.
Oysa yaşanan olayın bir de hukuki zemini var.
Önce aşağıdan yukarı bunları bir hatırlatayım…
Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği
Madde 11:
Meclis toplantıları halka açıktır.
Meclis başkanı veya üyelerden herhangi birinin gerekçeli teklifi üzerine kapalı oturum yapılmasına karar verilebilir.
Basın Kanunu
Madde 3: Basın özgürdür.
Anayasa
Madde 28: Basın hürdür, sansür edilemez.
Madde 30: … basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
Madde 26: … Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar…
Şimdi, benim ona öğrettiğim, Furkan’ın da size dediği gibi;
O toplantı içinde veya dışında,
Toplantı bitse de bitmese de
Furkan’ın çekim yapmasına,
Çektiklerini yayımlamasına
Kim-se en-gel o-la-maz!
Anayasa, kanun, mevzuat bunu diyor…
Tabii hesapta böyle…
Siz basında yer almasını istememişsiniz,
O da kabul etmemiş.
Bu kadar!
Gider gibi yapsaydınız, gitmesini bekleseydiniz,
Mektubu birbirinize Whatsapp’tan gönderseydiniz,
Fotokopi çekip masalara bıraksaydınız, posta ile gönderseydiniz
Bunların hiçbiri bizi hiç ilgilendirmez.
Orası kamusal alan, belediye meclisi.
Ne dost meclisi ne de babanızın çiftliği.
Özeli mözeli yok.
Furkan teklifinizi kabul etmeye mecbur değil.
Zaten deneyimli Meclis üyesi Murat Cevahir, “çekme demiyor, yayımlama” demiyor. “Bu konuda hassasiyet göstermenizi bekliyoruz” diyor.
Furkan sizin memurunuz değil.
Size itaat etmek zorunda değil,
Biat etmek zorunda hiç değil.
Aranızda hiçbir hiyerarşik bağ yok.
Babanızın oğlu değil, uşağınız hiç değil.
Yaşı kaç olursa olsun, tecrübesi ne olursa olsun,
Orada gazeteci.
Hani şu, basın toplantılarına çağırdığınızda, icraatlarınızı anlattığınızda adam muamelesi yaptığınız, gazeteci saydığınız kişi.
Şimdi tüm bunlara kim sebep oldu.
Tabii ki Hamit Kılıç!
Furkan’ın haklı çıkışını, kendi deyimleri ile kendilerine posta koymak olarak gördü, bir çocuğun kendisine meclise saygısızlık yaptığını düşündü, hazmedemedi, sinirlerine de sahip olamadı, yetkisini ve sınırını aşarak, çirkin bir davranışla onu dışarı çıkarttı.
Sizi alkışlıyorum…
Ali İhsan Başaloğlu
19 Mayıs 2021
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın