SAVCI TANIKLARI DİNLEDİ22 Şubat 2012 tarihinde;Savcı Sinan Temel tarafından dosyada ismi geçen tanıkların ifadeleri alındı.
TUTUKLAMA TALEBİ İLE MAHKEMEYE SEVK23 Şubat 2012 tarihinde;Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan Şükrü Neiş, Ahmet Tokgöz, Fikret Vatansever ve İbrahim Korukçu, ifadelerinin ardından C. Savcısı Sinan Temel tarafından tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edildi. Şükrü Neiş 40 Bin lira kefaletle, diğer zanlılar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ15 Mart 2012 tarihinde;C. Savcısı Sinan Temel`in hazırladığı iddianame Bafra Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianameye göre söz konusu ihalede gerçek serbest rekabet ortamı sağlanmayarak, rekabet ilkesi ihlal edilerek kamunun güvenirliği zarar görmesiyle ihaleye Fesat karıştırma suçunun icra edildiği, sanıkların bu eylemleri sonucu 5237 Sayılı Yasanın 235/2-a-1 maddesinde belirtilen
- ihaleye katılma yeterliliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engelledikleri,- Sanıkların TCK 204/2 maddesinde belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunu başka şahısların bu ihaleye girmelerini engellemek amacıyla icra ettikleri, söz konusu bu iki eylemi sanıklar Şükrü Neiş, Mustafa Sait Özdemir, A. Kemal Tören, Osman Genç, İbrahim Korukçu, Fikret Vatansever, Ahmet Tokgöz, İsmail Çağlayan, Mahmut Özkök, İsmail işleyen adlı sanıkların birlikte icra ettikleri,- Sanıkların bu iki eylemi birlikte icra iradesi kapsamında TCK 37/1 maddesi kapsamında birlikte icra eden sıfatında bulundukları,- Her iki eylemin sanık Mustafa Sait Özdemir adlı şahsın belirtilen ihaleyi alması amacıyla icra edildiği böylece asıl eylemin ihaleye fesat karıştırma eylemi olduğu, diğer eylemin ise bu eylemin icra edilmesi için icra edilen bir eylem olduğu, aynca bu eylemlerin sanık Mustafa Sait Özdemir in ihaleyi alması amacıyla yapıldığından bu sanığında tüm bu suçlara icra eden TCK 37/1-2 maddesi kapsamında sorumlu olduğu, ... uyarınca cezalandırmaları istemiyle kamu davası açıldı.
İDDİANAMEDEKİ SOMUT SUÇLAMALARTanzim edilen iddianamede ihale sürecine ilişkin olarak1- Belediye encümeni tarafından belirlenen 6.000 TL'lik kira miktarının belirlenmesinde herhangi bir araştırma yapılmadığının,2- İhaleye katılacaklardan 100.000 TL iş bitirme belgesinin istenilmesinin ihaleye katılımın kısıtladığının,3- söz konusu ihalenin günlük gazete çıkan yerlerde iki kez ¦lan edilmesi gerekirken bir kez ilan edildiğinin,4- İhalenin ardından ihaleyi alan şirket yetkilisinin talebi üzerine masrafları kendine ait olmak üzere yeni billboardlar yapılmasının yeni bir ihale konusunu oluşturacağının, belirtilen bu hususların ihaleye fesat karıştırma suçu kapsamında kaldığının,
İsmail Şimşek isimli kişinin ihale evraklarını ihaleden önce düzenlenen bir makbuz ile,50 TL karşılığında alınması olayında gerçekte böyle bir kişinin ihale evraklarını almadığının,
sadece ihale sürecine katılımın olduğunun gösterilmesi için bu şekilde bir makbuz düzenlendiğinin ve bu şekilde resmi evrakta sahtecilik suçunun işlendiğinin iddia edildi.BİLLBOARD DAVASI BAŞLADI
9 Mayıs 2012 tarihinde;Billboard davası Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hüseyin Öztürk Başkanlığında başladı. İddianamenin okunması ile başlayan oturumda sanık ve tanıkların ifadeleri dinlendi.40 Bin lira kefaletle serbest bırakılan Şükrü Neiş`in savunmasının alınması, sabit ikametgah sahibi bulunuşu, suç vasfının değişme ihtimali nazara alınarak yatırdığı 40 Bin Liranın iadesine karar verildi.
SANIK SAVUNMALARININ ÖZETLERİMustafa Sait Özdemir mahkeme huzurundaki savunmasında özetle;İhalenin şartnameye uygun yapıldığını, başkalarının ihaleye girmesini engeller bir hareketinin olmadığını, kurumsal veya şahsi şekilde kimseye menfaat temin etmediğini, ihale bedelinin rayiç bedelde olduğunu, Bafra imkânlarında zaten benzer ilçelerle karşılaştırıldığında reklam panoları ve diğer mobilyaların hem miktar bakımından hem değer olarak başka yerlerden büyük firmalar gelmediğinden parasal değerinin büyük olmadığını, kendisinin başka yerlerde ihaleye girmediğini, ayrıca yap, işlet, devret uygulaması olduğunu, 10 yıl sonra zaten bütün yapılanın belediyeye kalacağını, koyduğu LED TVnin bir tanesinin 40 Bin dolar civarında olduğunu, LED TV`nin sözleşme sonunda belediyeye kalacağın, atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
Sanık Şükrü Neiş mahkeme huzurundaki savunmasında özetle;ihalenin şartlara uygun olarak yapıldığını, 2004-2008 dönemindeki ve sonrakindeki ihalelerinde aynı sistemde yapıldığını, 2002 yılında yıkık dökük durumdaki Billboardların ihaleye çıkartması düşünüldüğünü, ancak o tarihlerde talip olan bulunamadığı için ihale yapılmadığını, ihalede herhangi bir usulsüzlük yapılmadığını, kamunun zarara uğratılmadığını, 2886 sayılı yasanın 17. maddesinde ihale ilanının bölgede yerel günlük gazete çıkıyorsa iki kez, yerel gazete günlük çıkmıyorsa yani haftalık çıkıyorsa bir kez yapılacağının belirtildiğini, ayrıca mahalli imkanlarla ilanı ve bunun tutanağa tutulmasını düzenlediğini, ihaleyi yaparken bu şekilde uygulama yaptıklarını, belediyede bundan önceki ihalelerde aynı uygulama yapıldığını, ayrıca meclis kararında ihalelerin 15 Billboard ile sınırlanmadığı, yapılacak ihalelere onların dahil olunmak istendiği ve başka Billboard ve mobilyalarında olacağının belirtildiğini, buna dayanılarak yüklenici firmanın talebi değerlendirilerek sözleşme yapıldığını, ayrıca ihale şartnamesi almak isteyen kişinin kimlik kontrolünü ve ikamet durumunu kontrol etmek zorunda olmadıklarını, ihale şartnamesi almak isteyen kişinin makbuzla parasını yatırdığını ve şartnamenin kendisine verildiğini beyan etti.
Sanık Ahmet Tokgöz mahkeme huzurundaki savunmasında özetle:İhalenin mevzuata ve genel uygulamaya uygun şekilde yapıldığını, atılı suçlamaları kabul etmediğini, rekabeti engelleme, menfaat sağlama, hileli hakaret gibi davranışının olmadığını, ihale şartnamesini almak isteyen kişinin kimlik kontrolü veya ikamet durumunu kontrol etmek zorunda olmadıklarını, şartname almak isteyen kişinin makbuzla parasını yatırdığını ve kendisine şartname verildiğini, suçsuz olduğunu belirtmiştir.
Sanık İbrahim Korukçu mahkeme huzurundaki savunmasında:soruşturma aşamasında olayı anlattığı, aynen tekrar etiğini iddianamede yer alan ek Billboardlar ve mobilya için hüküm olmadığına ilişkin kendisine atfedilen değerlendirmenin şartname ile ilgili olduğunu, zaten onun hazırlanma aşamasında belediyenin böyle bir yetkisinin olduğunun belirtildiğini, 2003 yılından bu yana belediyede yapılan ihalelerde ilana ilişkin 2886 sayılı kanunun 17. maddesi gereğince tek bir ilan yapıldığını, bu ihalede de aynı yöntemin uygulandığını, farklı bir uygulama yapılmadığını, 2008 yılında yapılan Sayıştay denetim raporunun olduğunu, ayrıca ihale şartnamesini almak isteyen kişinin kimlik kontrolünü yapmak zorunda olmadıklarını, makbuzu yatırdığı takdirde şartnamenin kendisine verildiğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Sanık Fikret Vatansever mahkeme huzurundaki savunmasında özetle:Soruşturma aşamasında olayı detaylı anlattığını, aynen tekrar ettiğini, meclisin oybirliğiyle aldığı karar ve encümen kararıyla ihale şartnamesi düzenlendiğini, yasa hükümlerine aykırı bir uygulama yapılmadığını, daha önceden yapılan ihalelerle aynı uygulama yapıldığını, açıklı bir rekabetin sağlanmasına riayet edildiğini belirtmiştir.
Sanık Mahmut Özkök mahkeme huzurundaki savunmasında özetle:Suçlamaları kabul etmediğini, belediye meclis üyesi olduğunu, ayrıca kendi inşaat işleriyle uğraştığını, mevzuata uygun belediye meclis kararı alındığını, kendisinin de olumlu oy verdiğini, uygulamalarda herhangi bir usulsüzlük olduğunu düşünmediğini belirtmiştir.
Sanık İsmail İşleyen mahkememiz huzurundaki savunmasında özetle:Soruşturma aşamasında verdiği beyanları tekrar ettiğini, kendisinin makbuz düzenlemesinin söz konusu olmadığını, kendisine neden atıfta bulunulduğunu bilmediğini, ihaleye girmek için herhangi bir başvurusunun olmadığını, tahsildar olduğunu beyan etmiştir.
Sanık Ali Kemal Tören mahkeme huzurundaki savunmasında özetle;Encümende yapılan işlemlerin tamamına bir yıllık süreçte vakıf olmak durumunda kaldığını, bu dava konusu Billboard ihalelerinin de kendisinin encümen olduğu bir yıllık süreçte yapıldığını, Billboardların daha önce ilçede düzensiz dağınık ve bakımsız vaziyette olduğunu, bunların düzenlenmesi konusunda öneriler götürdüğünü, 2002 yılında ihaleye çıkartmak için ellerinden geleni yaptıkları halde katılım olmadığını, kişilere zorla katılın diye telkinlerde bulunduklarını, ancak Billboard kültürü olmadığı için ihale alınmadığını, suç tarihinde belediye meclisinde alınan karar uyarınca belediye encümeninde konunun tartışılarak makul rayiç araştırmalarına göre 6000 TL nin uygun olduğu 15 Billboard için kabul edildiğini, o dönemde ihalenin sanık Sait'e verildiğini, ancak sanık Sait'i tanımadığını, herhangi bir ilişiğinin de olmadığını, yüklenici Billboardlara verdiği paradan hariç belki bir o kadarda ilan ve reklam vergisi verdiğini, maliyetinin 12000 TL civarına geldiğini, bu ihalede encümen kararında herhangi bir şekilde birine menfaat temini ya da ihalede hile usulsüzlük olduğunu düşünmediğini, kimseyi kollamadıklarını, son zamanlarda belediyelerin sürekli iş kapıları olduğu için olumsuz sonuçlara maruz kalanların şikayet başvurusunu kullandıkları yer olduğunu, üzerine atılı suçlamalan kabul etmediğini, uzun zaman ve emeğini belediyeye harcadığını, maddi manevi ciddi anlamda zararlarının olduğunu, hiçbir şekilde menfaat sağlamadığını, kurumsal zarar doğurur şekilde başkasına ihale verilmesine sebebiyet vermediğini beyan etmiştir.
Sanık İsmail Çağlayan mahkeme huzurundaki savunmasında özetle:Olay tarihinde meclis üyesi olduğunu, Billboardların atıl durumda bulunduğunu, bunların ihaleye çıkarılması kararı alındığını, bu karar alınırken herhangi bir şahıs veya kişiye menfaat için bir art niyet olmadığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirtmiştir.
Sanık Osman Genç mahkememiz huzurundaki savunmasında özetle:Olay tarihinde belediye meclis üyesi olduğunu, aynı zamanda encümen olarak görev yaptığını, suç tarihinde ilan tahtalarının şekilsiz ve düzensiz olması nedeniyle çevre kirliliği oluşturduğunu, meclise gelen teklifler karşısında bunların ihale edilmesi ve belli kurallara bağlanarak kiralanmasının düşünüldüğünü, o zamanki şartlarda mevcut 15 Billboardın ve ondan sonraki yapılacak şehir mobilyalarının kiralanmasına ilişkin meclis karan alınması üzerine bu konuda encümende ihaleye çıkıldığını, bu ihalelerde herhangi bir kişiye çıkar sağlama veya ihaleye fesat karıştırma gibi bir davranışların olmadığını, ihaleyi sanık Mustafa Sait Özdemirin aldığını, ihalenin alınmasından sonra ihalenin yanlış yapıldığı, fesat karıştırıldığına ilişkin bir isnat veya anlatım olmadığını, zaten süresinde de kimsenin itiraz etmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
TANIK İFADELERİ ÖZETLETanık İsmail Şimşek mahkeme huzurundaki anlatımında özetle;Dava konusu olay hakkında bilgisinin bulunmadığını, adına şartname alınıp alınmadığını da bilemediğini, her hangi bir şekilde belediyeye şartname alınması için müracatının olmadığını, 2005 yılında reklam yeri açtığını, kendisinin ihaleden veya böyle bir işin olduğundan haberinin olmadığını, aynca götürü çalışan esnaf olduğunu, ihaleye girecek gücünün bulunmadığını, haberdar olsa dahi giremeyeceğini, şu ana kadar hiçbir ihaleye girmediğini belirtmiştir.
Tanık Ali İhsan Başaloğlu mahkeme huzurundaki anlatımında özetle;gazetecilik yaptığını, gazeteci olduğu için kendisine gelen bilgileri yazdığını, belgeler üzerinden haber yaptığını, başka görgüye dayalı bilgisinin olmadığını, Bafra'da 2008 yılından bu yana günlük gazete çıktığını, daha eskiden de çıkmakta olduğunu, Altınova Gazetesi, Kızılırmak ve Vizyon Gazetesi, gazetelerin ekonomik sebeplerden dolayı her gün renkli çıkaramamaları nedeniyle kamu oyunda sanki haftada bir çıkıyormuş gibi algılandığını, ancak bu gazetelerin günlük çıktığını, basın ilan kanununa uygun olmayan şekilde gazeteler çıktığını, bundan dolayı kimsenin Hiçbir ihaleden haberinin olmadığını, genelde böyle bir uygulama olduğunu, ihalelerin ilanının genelde herkese ulaşır şekilde yapılmadığını düşündüğünü beyan etmiştir.
Tanık Hasan Eren mahkeme huzurundaki anlatımında özetle;Suç tarihi öncesinde Bafra Ticaret Sanayi Odasında Bilgi işlem Memuru olduğunu, aynı zamanda Eren Bilgi Akademesi Reklam Limited Şirketinin bulunduğunu, halen reklam şirketinin devam etmekte olduğunu, daha önce Hasan Aslan başkanlığı döneminde 15 Billboard ihalesi bir firma aracılığıyla yapıldığını, ancak yürütülemediğini, reklam panolarının durumunu gördüğünde bizzat başkan yardımcısı sanık Ahmet Tokgöz'e anlattığını, reklam alayım, burs vereyim dediğini, onunda gerekli araştırmayı yap gel dediğini, ancak firmalar Bafra küçük olduğu için yaklaşmadıklarını, bir amerikan firması ile görüştüğünü, bu işi yapabileceklerini söyleyerek 5000 TL vermeyi öngördüklerini, ilk etapta 400000 Dolarlık yatırım yapacaklarını, 10 yıl sonra belediyeye kalacağını, kira bedeli olarak da aylık 5000 TL öngörüldüğünü, ancak bunu belediye ile paylaşmasına rağmen dava konusu ihale yapılıp sanık Mustafa Sait Özdemir'e verildiğini öğrendiğini, bunlardan haberdar olduğunda ihalenin itiraz süresinin geçtiğini, günlük gazetenin de her tarafa dağıtılmadığı için herkese ulaşmadığını, kendisinin ihalede hile yapıldığı veya bir kişiye menfaat sağlandığı yönünde bilgisinin olmadığını belirtmiştir.
Tanık Osman Aksoy mahkeme huzurundaki anlatımında özetle;olay tarihinde belediye meclis üyesi olduğunu, ihalenin öncesinden haberinin bulunduğunu, İstanbul'dan bir amerikan şirketinin (Clear kanal) tanık Hasan Eren vasıtasıyla Bafra'nın Billboard ihalesini almak istediğini, bunu kendisine Hasan Eren'in anlattığını, başkan yardımcısına durumu anlattığını söylediğini, kendisinin o zaman iktidar partisi meclis üyesi olduğunu, Samsun'dan bir firma gelip parti binasında Billboard ihalesiyle ilgili kendilerine bilgi verdiğini, o kişinin kendilerine reklam vermediğini, ancak belediye meclisi üyesi olupta şu an ismini hatırlayamadığı arkadaşlardan birisinin yıllık 30000 TL civarında bu ihalenin verilebileceğini söylediğini, Hasan Eren vasıtasıyla da başka bir firma yıllık 60000 TL verebileceğini teklif ediyor şeklinde başkanın meclise taleple geldiğini, kendisinin on yıllık yetki verilmesini istediğini, sanık Ali Kemal Tören'in ise bu süre uzun diye karşı çıktığını, ihale yapılması yönünde oy verdiğini, haricen Hasan Eren'den edindiğim bilgiye göre belediye bütçesinde 10 yılda 600.000 TL gireceği için oy verdiğini, ancak daha sonradan öğrendiği bilgiye göre ihalenin çok cuzzi miktarda verildiğini öğrendiğini, olaylar hakkında başka bir bilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!