GÜNDEM

Görgüsüzlüğün Dayanılmaz Hafifliği

 
 211
Görgüsüzlüğün Dayanılmaz Hafifliği - Görgüsüzlüğün tespit ve tescili için adamın kendi oğlunun pipisini çekip kopartmasını beklemeye gerek yok.
Bafra Haber

 |  - Görgüsüzlüğün tespit ve tescili için adamın kendi oğlunun pipisini çekip kopartmasını beklemeye gerek yok.

Görgüsüzlüğün tespit ve tescili için adamın kendi oğlunun pipisini çekip kopartmasını beklemeye gerek yok. Eğer bir yerde bir yardım kepazeliği varsa bilin ki orada ondan ve her şeyden önce bir büyük,  bir kemikleşmiş ve dolayısıyla iflah olmaz bir kaba görgüsüzlük vardır.

Bazen televizyonlarda denk gelir bu görgüsüzlük örnekleri bazen bir gazete sayfasında çıkar insanın karşısına tüm çirkinliğiyle bazen de internette gezinirken karşılaşırsınız görünmemesi gereken kara suratıyla.

Bir kamyondan atılan karpuzu kapmak için birbirinin üstüne çıkan, altına giren altmışlık teyzemle seksenlik dedemin midesinin değil gözünün açlığı beni dehşete düşürür. O nine de o dede de ve bir ekmek daha fazla kapmak için torunu yaşındaki komşu çocuğunu ayaklarının altında ezmekten çekinmeyen iri yarı adam da benim kentimin insanıdır, değilse de benim milletimin bir ferdidir. Bu manzaraları gördükçe " Biz böyle değildik bize ne oldu" diye sorarım kendime. Sorarım ama cevap bulamam.

Görgüsüzlüğün yaşı, makamı ve ideolojisi yok ne yazık ki. Ha reklam peşinde koşan görmemiş bir mağaza sahibi ha başkasının yaptığı bağışlar üzerinden hem sevap hem de oy kazanmaya soyunan siyasetçi ya da siyasete teşne bir sıradan bürokrat.

Beni en çok da bu görgüsüzlüğe sabilerin alet edilmesi yaralar, kızdırır, çıldırtır, zıvanadan çıkartır. İnsanlığın böylesine zelil bir duruma düşürülmesine isyan ederim. El kesesinden ağalık yapmak ama bunu yaparken de çalım satmak, sabi sübyanın yoksulluğunu, yardıma muhtaçlığını gazeteler ve televizyonlar aracılığıyla topluma teşhir etmek yardımseverlik falan değildir, bu düpedüz görgüsüzlüktür, bu düpedüz çocuk ve merhamet istismarıdır.
            
Dün bir İstanbul gazetesinde yayınlanan ve bu kentin bir büyük ilçesinde yardım adı altında sergilenen görgüsüzlük haberi üzerine yazıyorum bu yazıyı. Sıradan insanlar değil o görgüsüzlüğü sahneleyenler. Bir tarafında resmin kalbimizin ve imanımızın,diğer yanında ise beynimizin mimarları var, orta yerlerde ise orada hiç olmaması gereken başka yetkilileri. Çocukları ön sıraya dizmişler ellerine de birer uyduruk giysi parçası tutuşturmuşlar, kendileri arkadalar ve de kasım kasımlar. Sanki vatan kurtarmışlar, sanki varlarını yoklarını yoksullara vermişler ve sanki bunu da İslami ahlak ve edep içinde yapmışlar.
            
Bu kadar da değil; çocukların adlarını üstüne üstlük bir Milli Eğitim Müdürlüğü`nün internet sitesinde yayınlamışlar yoksullar listesi olarak. Milli Eğitim Müdürü "bir kasıt yok" diyor. Kasıt yoksa sorun da yok demek! Anlaşılan insanların fakirliğinin teşhir edilmesi, onurlarının kırılması sorun değil sayın eğitici ve eğitimci için. Eğitimin başındaki zat insan onuruna böyle bakar ve bu kadar saygı gösterirse gerisini varın siz hesap eyleyin.
            
İşin daha da hazini böylesine bir skandala "insanların en şereflisi" ve "güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen" Hazreti Peygamberin doğum haftasını vesile etmişler. Keşke o yardımı da yapmasalardı ve keşke o görgüsüzlükleri sergilemeseler ve o çocukların onurlarını öylesine ayaklar altına almasalardı. 

Umarım, aslında ummam ve beklemem ama, isterim ki bu skandalın bir sorumlusu çıksın, yok hayır, istifa etsin demeyeceğim, onu beklemeyecek kadar tecrübeliyim artık, isterim ki bir sorumlu çıksın ve sadece ve sadece bir küçük özür dileme büyüklüğü göstersin. Biliyorum çıkmayacak ama ben yine de bekleyeceğim.

Kaynak: http://www.habergazetesi.com.tr/koseyazilari.php`yazarID=3&id=4735

HABER GAZETESİ YAZARI
OSMAN KARA

  • BafraHaber Yorum
  • Görgüsüzlüğün Dayanılmaz Hafifliği içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0