Kılık-kıyafet özgürlüğü hakkında yazılı basın açıklaması yapan Bafra Eğitim-Sen Temsilcisi Tacettin Koca, "Kılık - Kıyafet Özgürlüğü söyleminin gerçek olmadığı, yönetmelik değişikliği ile net bir şekilde görülmüştür. Yönetmeliği tanımıyor, işyerlerimize serbest kıyafetle gidiyoruz." dedi.
Koca Basın açıklamasında şunları söyledi: "Başbakan`ın açıkladığı "Demokratikleşme Paketi" ile kamuda TSK, Emniyet ve Adliyelerde Hakim ve Savcılar dışında hizmet sunan kamu görevlileri açısından başörtüsü yasağının kaldırılması, Başbakan başta olmak üzere, siyasi iktidar temsilcileri tarafından kamuoyunda "kılık kıyafet özgürlüğü" olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması, iddia edildiğinin aksine, kılık kıyafet özgürlüğü anlamına gelmemektedir. Yıllardır iktidarından muhalefetine tüm partiler tarafından önemli bir inanç istismarı olarak ve toplumu bölerek birbirine karşı kışkırtmak amaçlı olarak kullanılan "başörtüsü", özellikle AKP iktidarı tarafından yeni bir istismar ve siyasi rant aracı olarak kullanılmak istenmektedir. Yıllardır, özellikle halkın dini duygularının istismarı üzerinden siyaset yapan hükümet, kılık-kıyafet serbestliği konusunda yasakçı tutumunu aynen sürdürmektedir. Kamu emekçilerinin nasıl giyineceğinin son derece ayrıntılı ve katı kuralların olduğu bir yönetmelikle belirlenmiş olması, hükümetin "kendine demokrat" ve "sahte özgürlükçü" kimliğini bir kez daha göstermiştir. Okulda din derslerinin yarattığı eşitsizlikler, tek din, tek mezhep dışındaki inanç gruplarına yönelik ayrımcı uygulamaların arttığı bir dönemde, bir taraftan kamuda kılık-kıyafet özgürlüğü söylemini kullanıp, diğer taraftan sadece başörtüsü serbestliğini getirerek bunun "kılık-kıyafet özgürlüğü" olarak yansıtılması, özgürlük kavramının içinin boşaltılmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Hükümetin baştan aşağı yasaklar ve kısıtlamalarla dolu olan kılık-kıyafet yönetmeliği ile kamuda fiilen "tek tip" kıyafet uygulamasına devam kararı alması, kılık-kıyafet serbestliği üzerinden yapılan bütün söylem ve değerlendirmelerin içinin tamamen boş olduğunu göstermiştir. 1982 yılında, 12 Eylül darbeci zihniyetinin gölgesinde hazırlanan ve yayınlanan kılık-kıyafet yönetmeliğindeki yasakçı uygulamaların, 12 Eylül zihniyetini haklı çıkarırcasına en küçük bir değişiklik olmaksızın sürdürülmesi kabul edilemez. Eğitim Sen, kurulduğu ilk günden itibaren, toplumun her alanında olduğu gibi, özellikle eğitimde ayrımcılığın, eşitsizliğin, ötekileştirmenin karşısında olmuş, siyasi iktidarların kendine demokrat ve sahte özgürlükçü tutumlarını her fırsatta teşhir etmiştir.
Sözde kılık-kıyafet serbestini savunmak için geçen yıldan bu yana sendikalarının almış olduğu karar doğrultusunda eylem yapan eğitim emekçileri kandırılmıştır. O günlerde serbest kıyafet adı altında eylem yapan arkadaşları uyarmıştık. Bu eylem sadece türban için yapılıyor. Özgürlükleri savunmuyor demiştik. Türban konusunda yapılması gereken sadece bir yönetmelik değişikliği olmasına rağmen hükümet tarafından uzun süredir bu yönetmeliğin değiştirilmemesi bu konu üzerinden siyaset yapmaya devam etme istekleridir.
Geçen yıl ilçemizde kendisi serbest kıyafet eylemi yapan bir okul müdürü, okulda ücretli çalışan bir öğretmenimizi giyimi kuşamı konusunda, ahlaki kurallara uymadığı konusunda uyarma cesareti göstermiştir. Eğitim-Sen olarak anlatmak istediğimiz durumun bir yönü de budur. Kimin nasıl giyineceğine ideolojik olarak birilerinin karar vermesidir. Ve kendilerinin belirlediği kurallara diğer çalışanlarında boyun eğmelerini istemeleridir.
Serbest kıyafet eyleminin yapıldığın ilk günlerde ilçemiz Milli Eğitim Müdürlüğü okullara yazı göndererek, sendikasının almış olduğu karar doğrultusunda, okullara serbest kıyafetleriyle gelen arkadaşlara ceza verilemeyeceği yönünde yazı yazmıştır. Oysa sendikamız EĞİTİM-SEN`in almış olduğu karar doğrultusunda defalarca grev yapmamıza rağmen böyle bir yazı hiçbir defasında okullara gönderilmemiştir. Gönderilmediği gibi, en başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere basın yolu ve diğer yollarla, greve giden arkadaşlarımızın ceza alacağı yolunda haberler servis edilmiştir. Öyle anlaşılmaktadır ki, bir takım sendikalar ile siz serbest kıyafet eyleminizi yapın, kamuoyu oluşturun daha sonra biz de sizlere gereken kolaylıkları sağlayacağız yönünde mutabakatlıklar sağlanmıştır.
Gelinen noktada mücadele ettik ve kazandık ibareleriyle üyelerine mesajlar atılmıştır. Oysa eğitim çalışanların dağ gibi sorunları bir tarafta dururken bunlarla ilgili mücadele etmek akıllara gelmemiştir. 4/C li çalışan arkadaşlarımız için, toplu sözleşme masasında alınamayanı aldık mesajı ile kamuoyu yanıltılmaya devam edilmiştir. Oysa 4/C`li çalışanlar kamu kuruluşlarında işçi olarak çalıştıkları dönemdeki aldıkları gelirlerini hala elde edememişlerdir. O günlerde 4/C kapsamında çalışma için hiç bir şey yapmayan sendikalar, bu günlerde alınan birkaç kuruş için biz yaptık diye övünebilmektedirler.
Öğrencilere yönelik değiştirilen kılık-kıyafet yönetmeliğine göre öğrenciler artık okullara istedikleri kıyafetlerle gidebileceklerdir. Bu değişiklik bu gün ilçemizde birkaç okulun dışında uygulanmamaktadır. Göstermelik veli izinleriyle yine tek tip kıyafet istiyoruz aldatmacası ile gerçekte serbest giyinmek isteyen öğrencilerin hakları yenilmiştir. Oysa gerçek demokrasi oy çokluğu ile azınlıkları boğmamaktır. Merak edilen diğer bir konu da, her yıl okullara yeni öğrencilerin gelmesi ile birlikte öğrenci velilerine tekrar serbest kıyafet uygulanmasının sorulup sorulmayacağıdır.
Yaşanan bu süreçte Eğitim-Sen`li eğitim emekçileri olarak kılık kıyafet yönetmeliğindeki yasakçı zihniyete karşı süresiz özgür giyim ve kuşamlarımızla okullara gitmeye devam edeceğiz. Eğitim alanı başta olmak üzere, toplumsal yaşamın bir bütün olarak muhafazakârlaştırılmasına ve kamu emekçilerinin kılık-kıyafetleri üzerinden tek tipleştirilmesine karşı tüm eğitim ve bilim emekçilerini somut tutum almaya, yasakçı kılık-kıyafet yönetmeliğine karşı hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!