Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve kurumlarına sahip çıkmak adına 14 Nisan Cumartesi günü yapacağımız “Cumhuriyet Mitingi”ne yönelik olarak hükümetten ve bazı “demokratik olmayan” kitle örgütlerinden yapılan açıklamaları kaygı ile izlemekteyiz. Toplumda asıl gerilimi yaratan; devlet kadrolarına yapmakta olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı makamını da oldu bittiyle ele geçirmeye çalışan siyasi iktidar ve onun zihniyetini destekleyen sendikalardır. Bu imkan ve koşullar içinde dahi vazifemizin, Türk istiklal ve Cumhuriyeti`nin korunması ve savunulması olduğu gün gibi ortadayken, toplumun tüm kesimlerinin bir araya geleceği böylesi bir mitingi sabote etmeye çalışmak ve değersizleştirerek halkın gözünden düşürmeye çabalamak, gaflet, dalalet ve hatta hıyanetin en büyük göstergesidir. Görülmektedir ki, 14 Nisan “Cumhuriyet Mitingi”ne dil uzatanların demokrasiye tahammülü yoktur. Ülkenin birlik ve bütünlüğü için yapılan “Cumhuriyet Mitingi”nin, memleketin bölünmesi için çaba harcayan kimi oluşumların tepkisini çekmesini de doğal karşılamak gerekir. Ancak, Cumhuriyetin öğretmenleri bu oyuna gelmeyecek, Mustafa Kemal Atatürk’e, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine ve ülkesine sahip çıkacaktır. AKP zihniyetini destekleyen sendikaların üyeleri de kendilerini bu noktada sorgulamalıdır. AKP, sayısal gücüne dayanarak Cumhurbaşkanı’nı tek başına belirlemek istemektedir. Anayasamızda yazılı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini ve Cumhurbaşkanı yemin metnini içtenlikle benimsemeyen hiçbir kimse Atatürk’ün makamına oturmamalıdır. Eğitim- İş Sendikası, muhtaç olduğu kudreti damarlarında bulan her ülke evladı gibi, ülkesinin ve ulusunun bölünmez bütünlüğü için 14 Nisan`da Tandoğan Meydanı’nda olacaktır. CUMHURİYET MİTİNGİNE ÇAĞRI
21. yüzyılda dünyanın karşı karşıya kaldığı küresel tehdit ve tehlikeleri, ülkemiz ve ulusumuzun geleceğini ilgilendiren olumsuz gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Ülkemiz, içinden çıkılamayacak bir borç batağına sürüklenmiş sömürge ülke görünümündedir. Tüm ekonomik varlıklarımız, topraklarımız, sularımız, ormanlarımız, madenlerimiz ve petrolümüz özelleştirme adı altında yağmalanmaktadır. Siyasal fırsatçılık dürtüleriyle tetiklenmiş plansız nüfus artışının getirdiği olumsuzluklar ülke potansiyelinin hoyratça kullanılmasına, israfına, çevre problemlerine neden olmaktadır. Ortalama gelir ve ömür, dünya ortalama değerlerinin altındadır. İşsizlik, gelir dağılımındaki korkunç adaletsizlik, dilde yozlaşma, eğitim birliği ilkesi ve laik devlet yapısıyla uyuşmayan eğitim/öğretim uygulamaları, yargı bağımsızlığına müdahaleler, cumhuriyetin temel değerlerinin “demokrasi” araç edilerek tahribatı, kabul edilemez boyutlara erişmiştir. “Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir” diyen ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık ve onurlu yolundan saptırmak isteyenlerin, küresel sömürü güçleriyle ortaklaşa kurguladıkları ve dayattıkları politikaların oluşturduğu bu sosyo-ekonomik problemler yumağının çözümü ancak ve ancak bilimi rehber edinen ulus-devlet anlayışıyla olanaklıdır. 2007, Türkiye’nin geleceğini belirleyen, yaşamsal önemdeki kararların alınacağı ve parlamento seçiminin de yapılacağı bir yıl olacaktır. Bu bakımdan Cumhurbaşkanı seçimini rejimin teminatı açısından bir mihenk taşı olarak görüyoruz. Ulus ve ülkenin birlik ve bütünlüğünü temsil eden Cumhurbaşkanı, her şeyden önce Cumhuriyetimizin temel değerlerini benimsemiş ve bu değerleri her zaman her yerde içtenlikle savunduğunu kanıtlamış erdemli bir kişi olmalıdır. Ulusumuzun bu arzusunu dile getirecek son uyarıyı yapmak üzere bir miting ve ardından Anıtkabir ziyareti düzenlenmiştir. • Ülkemizin ve ulusumuzun bölünmez bütünlüğü için, • Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti için, • Tam bağımsız ve aydınlık bir Türkiye için, • Cumhuriyetimizin kazanımlarına, kurumlarına sahip çıkmak ve “İrticaya hayır” demek için, 14 Nisan 2007 Cumartesi günü saat 11.00 de Ankara, Tandoğan Meydanındaki “Cumhuriyet Mitingi” ne katılımınızı ve katkılarınızı saygılarımızla arz ederiz. ONUR GÜNDÜZ EĞİTİM-İŞ BAFRA TEMSİLCİLİĞİ BŞK.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!