Dünya 4 Ekim Hayvan Hakları Günü tüm Dünya`da olduğu gibi Bafra`da da kutlandı ve yetkililerin dikkatleri sokak hayvanları sorunlarına çekildi. Hayvansever Kader Yılmaz bugün basın açıklamasını Belediye binası önünde yaptı. Kader Yılmaz basın açıklamasında şunları söyledi: Bugün 4 Ekim 2010 Hayvan Hakları Günü. Hani kapımıza alışmasın diye içinde yiyecek artıkları olan poşetleri taa uzaktaki çöpe bıraktığımız, sanılanın aksine küçük kasabalarda hayatını sürdürmesi büyük kentlerden çok daha zor olan, barınaksız, aşısız, cins olmadığında sözü edilmeyen, cins olduğunda ise bahçemizde, terasımızda, karda, kavurucu sıcakta önünde karıncalanmış ekmekle ve boynunda kısa zincirle havlaması yasak aylar geçiren kangal, rot, doberman, husk ayda bir defa gezdirip hava attığımız zavallı köpeğimizin günü`
Defalarca Diyanet`ten olur çıkmasına rağmen hala bayıltılıp kesilmesi içimize sinmeyen ve mezbahalarda bağırta bağırta kestiğimiz, kendisinden önce kesilenin kan gölüne yatırılan,şah damarı kesilince öldü sanılan ama beyin ölümü gerçekleşene kadar bilinci açık olan ve en az 10 dakikada ölen,etinden,sütünden,derisinden faydalandığımız zavallı ineğimizin günü`
Kırk günde hormonlarla şişirip güneşi bir defa görmeden, çayırda bir defa koşmadan öldürülen, tavuk diye aldığımız zavallı civcivin günü`
Hani pet-shoplarda, fuarlarda susuzluktan birbirinin üstüne düşe düşe ölen ve çocuklarımıza oyuncak diye aldığımız civcivin günü`
Bugün rengi siyah olduğunda uğursuz saydığımız, işyerimize, evimize alışır diye ekmek vermeye korktuğumuz, çoğumuzun sevmediği, nankör olduğuna kendimizi inandırdığımız, Hz.Muhammet`in bir sahabesinin o yokluk çağlarında muhtemelen tek hırkası varken, uyuyan yavruyu uyandırmamak için hırkasını keserek kurtardığı o nankör kedilerin günü`
Dişlerini, derilerini, kürklerini kullanmak için öldürdüğümüz, derilerini, kürklerini giyip dişlerinden afrodizyak ve takılar yaptığımız tavşanların, fillerin, fokların, leoparların, tilkilerin, yunusların, timsahların günü`
Çok eski zaman masallarında, hatta benim çocukluğumda bahçeli evlerde yaşarken, varlıklarına muhtaçken, hırsızdan korumasını beklediğimiz köpeğin, fareyi yakalamasını beklediğimiz kedinin, yumurtlamasını beklediğimiz tavuğun, şimdi`
Dev apartmanlarda artık varlıklarını istemediğimiz. Kim nankör tartışılır bu arada, onlarla işimiz bitti bu arada, artık hijyenik olduk çünkü, bahçeli evleri müteahhitlere verdik, meyveleri bile deterjanla yıkar olduk çünkü.
Çok bencil, çok kentli, çok temiz olduk çünkü` Kahrolsun hayvanlar` Ölsünler! Belediye zehirlesin. Görmek istemiyoruz kaldırımlarda, çocuklarımız okula gidemiyor korkusundan, gece uyuyamıyoruz havlamalarından, alo 185 hattı. Görevini yap. Dünya sadece bize ait. Biz bencil insanoğluyuz.
Sevgili dinleyenler merakım şu. Başka bir sorunda kolay kolay hakkını arayan bir millet değilken, bize cevap veremedikleri için mi, tekmeleyebildiğimiz için mi, aslında hiçbiri bizi ısırmadığı için mi, asıl biz onlara diş geçirebildiğimiz için mi, üstünlüğümüzü sadece onlara taslayabildiğimiz için mi bu kadar aşağılıyoruz onları.
Eğitim kalitemiz yükselmedikçe, dini özümseyip gösteriş için değil anlamını anlayarak yaşamadıkça, sapkınlıklardan, acımasızlıktan, nankörlükten kurtulmadıkça. Keşke hepsi aynı anda yok olsalar da bu acıları yaşamasalar.. Şiddetten, tecavüzden, tekmelerden, zehirlenmelerden, kurşunlanmalardan, hastalıklardan kurtulsalar..
5199 sayılı kanuna göre sahipli hayvana yapılan işkence veya tecavüz 80 lira, sokak hayvanına yapılan ise 40 lira ile sınırlı. 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu 3.maddeye göre her ilde yerel yönetimler hayvanları korumakla, hayvan sevgisi yaymakla, çoğalıp eziyet çekmelerini önlemek için kısırlaştırıp aşılarını yapmakla, hasta hayvanları barınaklarda korumakla, sokakta yaşayanların da bakımlarını yapıp belirli beslenme noktalarında doyurmakla yükümlüdür. Bir defa başını okşadığınızda peşinizi bırakmayan, sevgiden başka bir beklentisi olmayan küçük dostlarımıza sevmesek bile yaşam haklarına saygı duyalım ve merhametimizi esirgemeyelim. Vicdanlara sesleniyorum. Belediyemize gelin, barınak veya bakımhane açtırmak için dilekçeler verelim, olmadı bu hazır dilekçeye imza verelim.
Kıyamet günü topraktan dirili bizden haklarını isteyecek olanlara insanlık görevimizi yapalım. Herkesi imza vermeye bekliyorum.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!