Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr Ergin Öztürk, "Bölgemizde hayvanları basit besleme yüzünden yılda 400-500 YTL ekonomik kayıp oluşuyor. Geçmişe oranla Hayvancılıkta değişim Bafra ve Çarşamba da başladı. Gelişmiş ülkelerde hayvancılığa verilen destek yüzde 75, bizim ülkemizde ise Geçmişte bu oran yüzde 25`di,Hükümetin verdiği teşvikle bu oran yüzde 75`e çıktı" dedi.
Bafra Ziraat Odası Başkanlığı`nca AB hibe programı çerçevesinde hazırlanan "Bafra Ovası`nda Ürünlere Yönelik, Tarımda Verimlilik Eğitimi Verilmesi ve Üretim Metotlarında Dönüşüm Projesi" kapsamında çiftçilere yönelik eğitim toplantısı düzenlendi. Bafra ilçesine bağlı Çetinkaya Beldesinde gerçekleştirilen çiftçi eğitim toplantısına OMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergin Öztürk ve OMÜ Ziraat Fakültesi Arş. Görevlisi Harun Özer konuşmacı olarak katıldı. Doç. Dr. Ergin Öztürk," Bölgemizin gelecekte süt fabrikasına ihtiyacı var. Bölgemizin en büyük sorunu ise sütü pazarlayamaması görülüyor. Kooperatifleşme olduğu takdirde bu sorunun giderileceğine inanıyorum. Süt üretiminde karlılığı etkileyen faktörler vardır. Üretim, üreme, yemleme, ürünlerin işlenmesi, barındırma çevre, geneotip hayvanlar, hayvan sağlığı, genç damızlık bakımı, damızlık seçimi ayıklama her zaman son ürünü etkiler. Süt sığırlarının beslenmesine baktığımızda, çok basit besleme sonucunda inek başına yılda 400-500 YTL ekonomik kayıp oluşmaktadır. Süt sığırlarında beslenmenin başarılı olabilmesi için besin maddeleri, yemler ve süt sığırlarının değişik dönemlerindeki besin maddeleri ihtiyacı ile yemleme metotlarını iyi bilmek gerekir" diye konuştu.
Doç. Dr. Ergin Öztürk ise, süt ineği yetiştiriciliğinin giderek meradan koptuğunu, günümüzde tamamıyla ahır koşulları içine girdiğini ve çoğu yerde ineklerin yıl boyu ahırda kapalı kaldığını kaydetti. Doç. Dr. Öztürk, "Ahır planları mutlaka havanların fizyolojik ihtiyaçlarına göre ayarlanmalıdır. Ahırın havasına dikkat edilmelidir. Yemler işkembe mikropları tarafından fermente edilerek bolca metan gazı üretir. Ahır gazları ahırda kalırsa hayvanın sağlığı bozulur iştahı ise azalır. Döl verimi düşer. Sağılan süte ahır kokusu siner. Hayvanda meme hastalıkları ve ayak hastalıkları artar" şeklinde bilgiler verdi.
Sağlıklı fide yetiştiriciliği konusunda konuşan OMÜ Ziraat Fakültesi Arş. Görevlisi Harun Özer ise,"Başarılı sebze yetiştiriciliği yani sağlıklı ve kaliteli ürün etme, kuvvetli ve sağlıklı fide yetiştirmekle başlar. Özellikle düşük sıcaklıklara karşı dayanımı az olan yazlık türlerden domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz, hıyar, kabak ve fasulye ile serin iklim sebzelerinden lahana, karnabahar, pırasa ve marul gibi sebze türlerinin fideleri tünel veya seralarda yetiştirilerek, iklim koşulları uygun olduğunda ve zamanı geldiğinde bahçedeki yerlerine dikilebilmekte ve doğru tohum ekimine göre çok önemli avantajlar sağlayabilmektedir" dedi. Doğru tohum ekiminin avantajı olduğunu belirten Özer,"Şaşırtma ve dikim esnasında tohumdan ve enerjiden tasarruf sağlar, zayıf fideleri eleme imkanı verir, zamanı değerlendirmeye yardımcı olur, böyle bir durumda erken hasat dönemi imkanı olur. Tekniğe uygun olarak yapıldığında sağlıklı ve homojen bir üretimin temelini oluşturur. Fide yetiştiriciliğinde en önemli konulardan birisi de yetiştirme ortamıdır. Ortamın hazırlanmasında yapılan hatalar yeterli sayıda fidenin elde edilememesine ve tohum, iş gücü, zaman ve hata ürün kaybına neden olmaktadır. Fide üretim işlemi bir teknolojik işlem olup, hızla gelişim göstermektedir. Dünyada bu konuda son yıllarda dikkati çeken gelişmeler ortaya çıkmıştır. Özellikle su kültürü sisteminde fide üretimi önem kazanmıştır" şeklinde konuştu.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!