GÜNDEM

Bafra`da Öğretmenler Günü Kutlaması

 
 90
Bafra`da Öğretmenler Günü Kutlaması - Bafra Eğitim-iş Temsilciliği Sendikası Bafra Öğretmen evinde 24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla bir eğlence düzenledi.
Bafra Haber

 |  - Bafra Eğitim-iş Temsilciliği Sendikası Bafra Öğretmen evinde 24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla bir eğlence düzenledi.

Bafra Eğitim-iş Temsilciliği Sendikası Bafra Öğretmen evinde 24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla bir eğlence düzenledi.

Düzenlenen geceye Eğitim-iş Genel Merkez Basın Yayın ve Uluslar arası İlişkiler Merkez Yönetim Kurulu Üyesi (MYK) Onur Gündüz, CHP ilçe Başkanı Şevki Yılmaz ve Yönetimi, DSP İlçe Başkanı Hüseyin Şen ve Yönetimi, Bafra Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetimi, Bafra Sakatlar Derneği Yönetimi, Çarşamba, Yakakent, Alaçam Eğitim-iş Temsilcileri ve çok sayıda Eğitim-iş üyesi katıldı.

Gecede günün anlam ve önemine değinen bir konuşma yapan Bafra Eğitim-iş Sendikası Başkanı Oğuzhan Sarıoğlu şu sözleri dile getirdi “Öğretmen bir sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi, değerli kişilik hamuruna da biçim verir. Ulu Önderimiz Atatürk`e “Başöğretmen” unvanı verilişinin 78’inci ve bu günün öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmasının 26’ıncı yılı…24 Kasım Öğretmenler günü. Bizim günümüz.

“Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri milletimizin geleceğini yoğuran irfan ordusudur.” diyor Atatürk. Gerçekten de bugün Türkiye’de eğitim—öğretimden söz ettiğimizde, 18 milyonu aşan öğrencimiz ve 600 binin üzerinde öğretmenimizle kalemli bir ordudan söz ediyoruz. Sayısal büyüklüğüyle değil yalnızca, geleceğimizi şekillendirecek bilim ve kültür ordusu bu. Elbette önemli. Elbette gereken yapılıyor ve yapılacaktır.
Bu görevi yerine getirirken şevkinizi kıracak, hızınızı kesecek her türlü olumsuz düşünceyi bir kenara itmek önemli. Mesleğinizin kaçıncı yılı olursa olsun ilk günkü heyecanınızın kaybolmaması da önemli. Ben bu duygu ve düşüncelerle Eğitim-iş sendikası olarak düzenlemiş olduğumuz bu 24 Kasım öğretmenler günü gecemize katılan tüm öğretmen arkadaşlarıma ve tüm Eğitim-iş üyelerimin yanı sıra siyasi partilerimizin değerli temsilcilerine bu akşam ki katılımlarınızdan dolayı teşekkürlerimi sunar tüm öğretmen arkadaşlarımın 24 Kasım öğretmenler günü kutlarım” dedi.

Bafra Eğitim-iş Başkanı Oğuzhan Sarıoğlu’nun konuşmasının ardından bir konuşma yapan Eğitim-iş Genel Merkez Basın Yayın ve Uluslar arası İlişkiler Merkez Yönetim Kurulu Üyesi (MYK) Onur Gündüz ise şu sözleri vurguladı “Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur. Öncelikle Bafra Eğitim-iş Sendikası olarak düzenlediğimiz 24 Kasım öğretmenler günü gecemize hoş geldiniz. Hatırlanacağı üzere bir süre önce; Konya Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen bir seminerde görevli bir ilköğretim müfettişi, "…Derslerde öğrencilere `Atatürk kimdir` diye soruyorum. Onlar da `Atatürk bizi düşmandan kurtardı` diyor. Öğretmenler yıllardır derslerde Atatürk`ün herkesi kurtardığını anlatıyor. Sizin yerlere göklere sığdıramadığınız Atatürk beni kurtarmadı. Ben 55 yaşındayım. Ben doğmadan 20 yıl önce ölen biri beni nasıl kurtarır…" şeklinde alaycı ve son derece sığ bir yaklaşım ortaya koyarak Büyük Kurtarıcıyı küçültmeye, aşağılamaya yönelik açıklamalarda bulunmuştu. Haddini bilmez ilköğretim müfettişi, görevlerini layıkıyla yapmaya çalışan öğretmenlere sataşmış ve onları, öğrencilere Atatürk sevgisini aşıladıkları için tenkit etmişti. Öğrencilerin "Atatürk bizi düşmandan kurtardı" şeklindeki masum algılarını tartışmaya açarak, demokratik laik cumhuriyeti "biz" diyebilecek kadar sahiplenmelerinden rahatsızlık duyduğunu açıkça ortaya koymuştu.
Konudan haberdar olan Sendikamız Konya Şubesi Başkanlığı, resmi görevi başında Atatürk`ün manevi şahsiyetine hakaret eden ilgili hakkında suç duyurusunda bulunmuş; yapılan yargılama sonunda, Atatürk`e, ilköğretim müfettişliği statüsünü kullanarak saygısızlık yapan şahıs, "Atatürk`ün manevi şahsiyetine hakaret" suçu nedeniyle 1 yıl hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Tüm bu yaşananlar sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı ise, konumu gereği eğitim politikalarının işleyişini denetlemekle görevli bu şahıs hakkında soruşturma açmayı dahi gerekli görmemişti.

MEB`in kollayıcı tutumu üzerine Genel Başkanımız Yüksel Adıbelli, 11 Ocak 2007 tarihinde bir basın açıklaması yapmıştı. Basın açıklamasında "Atatürk`e hakaret ettiği gerekçesiyle mahkûm edilen ilköğretim müfettişi hakkında hiçbir işlem yapılmamasını eleştirerek, ilgilinin derhal görevden alınmasını talep etmiş ve şer odaklarının sözcülüğünü yapan bu kişinin öğrenci ve öğretmenlere vereceği bir şey bulunmadığını" ifade etmişti. "Belge getirin, gereğini yaparım" diyen Milli Eğitim Bakanı`nın yargı kararına rağmen, görevinin gereğini yapmamasını eleştirmişti.

Basın açıklamasını takiben, Eğitim İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli`nin görevinden alınmasını talep ettiği kişi, Genel Başkanımız aleyhinde suç duyurusunda bulunmuştur.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca suç duyurusunu incelemekle görevlendirilen Cumhuriyet Savcısı, hukukçu olması nedeniyle bizatihi kendi görev ve yetkisi alanına giren bir konuda, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun açık hükümlerine aykırı biçimde,  "Araştırma Görevlisi" unvanına sahip bir hukuk fakültesi mezunundan hukuki görüş almış ve bir sayfadan ibaret ve hiçbir hukuki tahlil ve irdeleme içermeyen görüş doğrultusunda Eğitim İş Genel Başkanı`nın cezalandırılması istemiyle iddianame tanzim etmiştir.   Savcılık makamı, Atatürk`e hakaret eden ilköğretim müfettişine "şer odaklarının sözcüsü" denilmesinin hakaret suçunu; açıklamanın bütün olarak ise yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu iddia ederek Eğitim İş Genel Başkanı`nın Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca cezalandırılmasını talep etmiştir.  

Yapılan yargılama sonunda Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Büyük Önder Atatürk`ü kamu kaynaklarıyla yapılan bir seminerde aşağılamaya cür`et eden şahsa "şer odaklarının sözcüsü" denilmesinin şahsın kişilik değerlerine saldırı olduğu ve dolayısıyla şahsı incittiği kabulü ile Yüksel Adıbelli’ yi suçlu bulmuştur. Ek olarak suçun, Atatürk`ü aşağılayan sözlerin sahibi olan ilköğretim müfettişinin "görevi nedeniyle işlendiğine"  karar vererek cezayı ağırlaştırmış ve sonuçta Eğitim İş Genel Başkanı Yüksel ADIBELLİ`yi 11 AY 20 GÜN HAPİS cezasına mahkûm etmiştir. Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi devamla, aynı fiili koşulların oluştuğu her ortamda ve bedeli ne olursa olsun tepkisini yeniden ortaya koyacağını açık açık savunmalarında ifade eden Yüksel ADIBELLİ`nin, aynı fiili bir daha tekrarlamayacağı yönünde kanaate ulaşıldığından bahisle "hükmün açıklanmasını geri bırakmış"tır. Hüküm açıklanmadığı için Yüksel ADIBELLİ`nin kararı temyiz edebilme hakkı ortadan kalkmıştır.
Karara karşı vicdanımızın verdiği tepkiyi, hukuk devletine ve yargılama makamına duyduğumuz saygı nedeniyle ifade etmekten imtina ediyoruz. Ancak süreç hakkında kamuoyunun sağlıklı bir değerlendirme yapabilmesi için bazı hususları ifade etmekte zaruret vardır :
Son dönemde, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinin temelini oluşturan ulus devlet ve üniter devlet yapısına ve yine Cumhuriyetimizin temel nitelikleri olan, demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti niteliklerine yönelik sistemli saldırıların arttığı bilinen bir gerçektir. Ülkemiz, tarihinde hiç olmadığı kadar yoğun ve sistematik bir saldırının hedefi getirilmektedir. Kıtalar ötesinden yazılan senaryoların, yerel figüranlar bulmakta güçlük çekmemesi içinde bulunduğumuz tabloyu olduğundan daha da fazla katlanılamaz kılmaktadır.
Üniter devlet yapısına, ulusal birlik ve bütünlüğümüze yönelik bu sistemli saldırılar, adeta bir hakmışçasına kutsanmakta ve buna karşılık ulusal birlik ve bütünlüğe yönelik bu saldırıların bertaraf edilmesi ve etkisiz kılınması ise demokrasiye müdahale olarak değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çabanın bir gereği olarak yandaş medya eli ile kitleler hareketsizliğe, tepkisizliğe ve kayıtsızlığa sürüklenmeye çalışılmakta; ekonomik-siyasal ve sosyal sorunların gözlerden kaçırılması sağlanmaya çalışılmaktadır.
"Dinsel ayrımcılık" ve "etnik ayrımcılık" kısırdöngüsüne bilinçli bir şekilde yerleştirilmiş bir Türkiye`nin, bu kuşatılmışlık zincirini kırması yaşamsal bir önem arzetmektedir.
Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinin temelini oluşturan ulus devlet ve üniter devlet yapısına, ulusal birlik ve bütünlüğümüze; Cumhuriyetimizin temel nitelikleri olan, demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti niteliklerine sahip çıkmak ve korumak, kendisini Türk ulusunun bir ferdi olarak hisseden ve düşünen herkese ama herkese düşen bir görevdir. Bizler Eğitim İş’i bu görev bilinciyle kurduk
Atatürk ve cumhuriyet düşmanı odakları şer odağı olarak tanımlamak suç ise eğer, ilan ediyoruz buradan ve ihbar ediyoruz kendimizi; bizler bu suçu her zaman ve her koşulda işlemeye devam edeceğiz. Bu uğurda bedel ödemeyi göze alamadığımız gün, Eğitim İş tabelasını söküp yere indireceğimiz gün olacaktır. Ben bu vesile ile gecemize renk veren tüm katılımcılara teşekkür eder. Tüm öğretmen arkadaşlarımın 24 Kasım öğretmenler gününü kutlarım” dedi.

Konuşmaların ardından geceye katılan tüm davetliler canlı müzik eşliğinde halaylar ve oyunlar ile stres attılar.

  • BafraHaber Yorum
  • Bafra`da Öğretmenler Günü Kutlaması içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0