Kızılırmak Deltası’nı tanıtmak, çocuklara çevre bilinci kazandırmak amacı ile düzenlenen 3. Leylek Bayramı, yağışlı havaya rağmen doğa dostu genç ve çocukların katılımı ile gerçekleşti.
Bafra Altınkaya Anadolu Lisesi İngilizce öğretmeni Naim Okay ve Bafra 2020 vizyonu Hamit Genç’in 3 senedir organize ettiği çocuklara ve gençlere leylekler üzerinden Kuş Cennetini tanıtmayı amaçlayan 3.leylek Bayramı yağmurlu havaya rağmen çok güzel geçti. Bafra Cumhuriyet Meydanı’nda toplanıp Kızılırmak Kuş Cennetine yola çıkan leylek severler, öncelikle leylek yaşam alanı olarak kabul edilen Doğanca Beldesinde mola verip leylekleri daha yakından gözlemleme fırsatı buldu.
Burada fotoğraf çekip bilgiler alan leylek severler, leyleklere hoş geldiniz şarkıları söylediler. Daha sonra kuş gözlem kulelerinden kuşları gözlemleyen kuş bilimci öğretim üyelerinden bilgiler alan doğaseverler, buradan kuş gözlem merkezindeki kuş müzesini gezdiler. Samsun Devlet Opera ve Bale Müdürlüğü sanatçılarının icra ettiği aryalar ilgiyle dinlendi. Göllerin yok oluşuna dikkat çekmek amacıyla da “göller yoksa yaşam da yok” etkinliği için göl kenarına gidildi. Burada Nasrettin hoca göle yoğurt çaldı. Etrafındaki bir vatandaşın “hocam göle yoğurt mayalıyorsunuz ama bu göl maya tutar mı” sözüne “tutar tutmasına da bu gölün yoğurdu yenir mi” diyerek göldeki kirliliğe dikkat çekildi. Öğrenciler ise taşıdıkları “suçlu hepimiz her birimiz. Bafralılar, köylüler Aral gölü Faciasını Unutmayın. Doğaya Uyum Doğaya Saygı pankartları ile göllerin çığlığını dillendirdiler.
Bafra’daki çevre koruma faaliyetlerinde aktif rol alan ve öncülük yapan Bafra Altınkaya Anadolu Lisesi öğretmeni Naim Okay 3. Leylek Bayramı hakkında şu bilgileri verdi: “Gelenekselleştirdiğimiz leylek bayramı kutlamalarının bu yıl üçüncüsünü yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yağmurlu havaya rağmen bizimle olan tüm doğaseverlere öncelikle teşekkür ediyorum. Bu yıl hava şartlarından dolayı 2 sefer ertelemek zorunda kaldık. Çağımızın yabancılaştırdığı insanın, doğa ile kopan ilişkilerini yeniden kurmayı hedeflediğimiz bu çalışmayı, çocuklarımızdan başlamayı öngördük. Horoz ile tavuğu, eşek ile atı birbirinden ayırt edemeyecek kadar doğa ile tanışıklıkları (ilişkileri) kopan yeni nesillerimize kolayca gözlemlenebilen ve insanlar tarafından sevilen bir kuş olan leylekleri tanıtmak istedik. Anadolu da efsanelere konu olan, adına Osmanlı döneminde Vakf-ı Gureba-ı Laklakan adlı vakıf kurulan, baharın ve bolluğun müjdecisi leylekler toplumsal hayatımızda çok önemli bir yere sahiptirler. Yuva kurmanın, evlenmenin, çocuk sahibi olmanın simgesidir leylekler. Aynı zamanda Yaşadıkları ortamın niteliğini ortaya koyduğu için gösterge tür olarak kabul edilirler, yani leyleklerin daha önce geldiği alana gelmemesi, o alanın doğal yapısının bozulduğunu gösterir. Anne-babanın çocuğuna seni leylekler getirdi; leyleği gören çok gezer gibi sözlerle duygularımızda efsaneleşen leylekler için, Bafra önemli göç uğrak alanıdır. Bu günlerde, Bafra kuş cennetinde ulu çınarların ve su dostu söğüt ağaçlarının tepesinde yerlerini almaya başlar leylekler. Bu sevimli canlılara vefa borcumuz var. Şimdi bu borcumuzu geçte olsa “ iyi ki varsınız” ,”hep var olasınız “coşkusuyla ödemeye gidiyoruz.”
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!