ULUSAL

Babala Tv'deki Kılıçdaroğlu Programına Rekor İlgi, İlk Saatlerde Milyonlarca İzleme

 
 1507
Babala Tv'deki Kılıçdaroğlu Programına Rekorİlgi, İlk Saatlerde Milyonlarca İzleme - 21:30 itibariyle yayınlanan program, ilk 9 saatte 7.5 milyondan fazla izlendi. Haberin yayınlandığı 14. saatte 0 milyonu aştı.
Bafra Haber

 |  - 21:30 itibariyle yayınlanan program, ilk 9 saatte 7.5 milyondan fazla izlendi. Haberin yayınlandığı 14. saatte 0 milyonu aştı.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Babala TV'de konuk olduğu Mevzular Açık Mikrofon programı yayınlandı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna sayılı günler kala BaBaLa TV’de Oğuzhan Uğur’un moderatörlüğünü üstlendiği “Mevzular Açık Mikrofon” programının 15. bölümüne konuk oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı yayın hakkında, "İlk defa manipülasyonlar, montajlar, yalanlar, iftiralar, türlü türlü sahtekarlıklar olmadan, yüz yüze konuşabildik, tanışabildik…" ifadelerini yazdı.

14 Mayıs’tan önceki program teklifini “provokasyonlarla ilgili çekinceler” nedeniyle reddeden Kılıçdaroğlu, ikinci tur öncesinde Uğur’un sosyal medya hesaplarından yaptığı daveti kabul etti. Kılıçdaroğlu’nun katıldığı programın çekimleri yedi saatten uzun sürdü. 

Kılıçdaroğlu: Paylaşımları durdurun

21:30 itibariyle program YouTube'ta Babala TV kanalında yayınlandı. Yayın ilk 7 saatte 7 milyon 505 bin 206 kişi tarafından izlendi. 

Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Soru soran gençlere, “AK Partili değilim dedi ama fotoğrafı çıktı” vb. paylaşımları durdurun. Cesaret gösterip o salona geldiler; insan kendini nasıl tanımlıyorsa, hissediyorsa, odur. En büyük yalnızlığı bu konuda hissettiğimi de söylemek zorundayım. Bırakın kavga dilini gençler." diye yazdı.

Kılıçdaroğlu yayında, “Yolsuzluk bu ülkenin en büyük sorunlarından birisi. Şöyle bir gelenek var: ‘Çalıyorlar ama yapıyorlar.’ Çalmadan iş yapsın. Dükkanınız olsa, kasayı soyan adamı ertesi gün kovarsınız. Soymayan, çalmayan ama iş yapan insanları getirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.


"Önce beni tanıyın"

Kılıçdaroğlu'nun katıldığı yayından öne çıkanlar şöyle:

Önce beni tanımanızı isterim. Burada soru soracaksınız. Arzu ettiğiniz her soruyu, büyük bir cesaretle sorabilirsiniz. Acaba bu soruyu sorarsak çekinir mi? Hayır, çekinmem. Burası bir ayna gibi olmak zorundadır. Sizin beni, benim de sizi tanımam lazım. Dolayısıyla ülkenin geleceği açısından, birbirimizi tanımamız açısından iyi bir sinerji yakalamak zorundayız. Önce beni tanıyın. Ben okuma yazma bilmeyen bir annenin ve ilkokul mezunu bir babanın, 7 çocuklu bir ailesinden geliyorum. 7 çocuktan üniversiteyi okuyan sadece benim. İlkokula Van’ın Erciş içesinde başladım. Tunceli’de 4’üncü sınıfı okudum. İlkokulu Bingöl’ün Genç ilçesinde bitirdim.


"Teklif üzerine siyasete girdim"

Elâzığ Ticaret Lisesi mezunuyum. Çünkü lise kayıtlarını kaçırmıştık. Babamın görev yaptığı yerde lise yoktu. Dolayısıyla ticaret lisesine kaydımı yaptığım gün, böyle bir lisenin olduğunu da keşfetmiş oldum. Ondan sonra malum, Ankara’ya, İktisadi Ticari Bilimler Akademisi’ne geldim. Zor bir sınavı kazandım. Hesap uzmanlığını sınavını kazandım. Maliye Bakanlığı’na girdim. Uzun yıllar Maliye Bakanlığı’nda çalıştım. Sonra bir yıl süreyle devlet beni Fransa’ya gönderdi. Hayatta en yüksek aldığım bir dönemdir, Fransa’da bulunduğum süre. Arkasından geri döndükten sonra teklif, öneri geldi. Maliye Bakanlığı’nda daire başkanlığı, sonra genel müdür yardımcılığı, sonra BAĞ-KUR Genel Müdürlüğü sonra Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müsteşar yardımcılığı, sonra emekli oldum. Emekli olduktan sonra teklif üzerine siyasete girdim. Kader bizi buraya getirdi. Beni tanımanız böyle.


"Bu noktaya gelmem Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sağladığı fırsat eşitliği"

Büyük ablam, hayatta. O da okuma yazma bilmiyor. Yaşadığımız koşullar böyle. Sıradan, rutin bir halk nasıl yaşıyorsa, bir aile nasıl yaşıyorsa o koşullarda yaşayan bir kişiyim. Bu noktaya gelmemi, açık ve net yüreklilikle ifade edeyim, Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sağladığı fırsat eşitliği. Bu fırsat eşitliğini değerlendirerek ya da bana sağlanan imkanlar, öğretmenlerim… Hatta geçen hafta benim ortaokul öğretmenim var, Sincan’da oturuyor. Onun elini öpmeye gittim. Gerçekten de unutmamış. Bizim eski fotoğraflarımızı falan çıkarmış. Telefon etmişti, acaba ne zaman gelecek bize diye. Geçen gün 19 Mayıs’ta kendisine uğradım.


"Türkiye’nin, kendi geleceğinizi düşünmenizi isterim"

Şimdi sizlerle beraber olmaktan son derece mutluyum. Bu benim gençlerle yaptığım ilk toplantı değil aslında. Daha önce pek çok ilde benzer toplantılar yaptım. Gençler yine arzu ettikleri soruları soruyorlardı. Ben de büyük bir samimiyetle o sorulara yanıt veriyordum. Belki ilk kez kamuya açık gençlerle bir toplantı yapıyoruz. İkincisi, şunu çok iyi bilen birisiyim. Bir siyasetçinin övgüye değil, sağlıklı ve tutarlı eleştiriye ihtiyacı var. Yeni ben eleştiriye değer veren birisiyim. Çünkü benim eksiğimi, hatamı, yanlışımı eleştiren birisi, eleştirel gözle bakan birisi görüp bana hatırlatabilir. Varsa bir eksiğimiz, yanlışımız, noksanımız düzeltmeye çalışırız. Sizden istediğim, pazar günü 28’inde sandığa gideceksiniz, vicdanınızın sesini dinlemenizi isterim. Türkiye’nin geleceğini düşünmenizi isterim. Kendi geleceğinizi düşünmenizi isterim ve oyunuzu ona göre kullanmanızı isterim. Çünkü 5 milyon 300 bin genç ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. Türkiye’nin kaderini değiştirecek olan biz değiliz. Türkiye’nin kaderini değiştirecek olanlar sizlersiniz. O nedenle sorumluluğun, tarihin size yüklediği sorumluluğu çok iyi bilmeniz gerekir. Benden hatırlatması. Geresi sizin vicdanınıza kalmış. Sandığa gidip oy kullanacaksınız.


"Sizin ne soru soracağınızı bilmiyorum"

Soru yanıt, az önce de söyledim, arzu ettiğiniz, aklınıza gelen, belki televizyon izler misiniz bilmiyorum veya mitingleri şunu, bunu izler misiniz veya merak eder misiniz bilmiyorum ama aklınıza takılır belki, ‘keşke benim yanımda olsaydı da şu soruyu sorsaydım, bakalım nasıl cevap verecek’ diye. İşte şimdi karşınızdayım. Arzu ettiğiniz her soruyu sorabilirsiniz. Ne prompterimiz var ne sizin ne soru soracağınızı da bilmiyorum ama sosyal medyada her şeyi yazmışsınız aşağı yukarı. Şunu da sorun bunu da sorun diye. Bakalım, hangi sorular gelirse cevap vermeye çalışacağım.


"En önemli şey aykırı düşüncelerdir"

Bir şey daha söylemek isterim. En önemli şey aykırı düşüncelerdir. En önemli şey, insanlığı ileriye taşıyan temel güdü aykırı düşüncelerdir. Örneğin, dünya kurulalı elma hep yere düşer, ama Newton diye bir adam şu soruyu soruyor, ‘bu elma niye yukarıya gitmedi?’ Dünyanın en aykırı sorusu. Çünkü rutini görüyor, ama aksini de düşünüyor. Dolayısıyla aksi düşüneni, farklı düşüneni baştan suçlamak kadar yanlış bir şey yok. Önce onu kendi akıl dünyamızda analiz etmeliyiz. Bakmalıyız ne kadar doğru ne kadar yanlış. Yani işin biraz derinliğine, felsefesine inmemiz gerekiyor.

"Etik değerler, ahlaki değerlere çok önem veren birisiyim"

Bana bu toplantıda bazen üçüncü kişilerle ilgili de sorular sorabilirsiniz. Benim zaman zaman görüştüğüm üçüncü kişilerle de sorular… Etik değerler, ahlaki değerlere çok önem veren birisiyim. O kişilerin rızasını almadan benim ayrıntıya girmem doğru olmaz. Bunu da başlangıçta ifade etmek isterim. Şununla görüştünüz, ne görüştünüz, masada ne oldu diye ayrıntıya girmem. Ancak onlar izin verirlerse o ayrıntıya girebilirim. İzin vermezlerse benim ve onun dünyasında kalan bir söylem olarak kalır.

"Sorunsuz hiçbir alanımız yok"

Tarihin bize yüklediği en ciddi sorumluluk dönemindeyiz. Her alanda sorunumuz var. Sorunsuz hiçbir alanımız yok. Dolayısıyla bu sorunlarını çözmek hepimizin ortak görevi. Tarihin yüklediği sorumluluğun bilincinde hepimiz oyumuzu kullanmak zorundayız. Eğer olursa ben de siz de mutlu olursunuz. 21’inci yüzyılda kahramanlara ihtiyaç yoktur. Kahramanlar, çok eski çağlarda kaldılar. Güzel bir Çin öyküsü şöyle anlatır, der ki Çinli bir bilge; ‘biz üç kardeştik, en büyüğümüz, abimiz, üçümüz de doktorduk, abimiz hasta geldiği gün tedavi ederdi. Öldüğü zaman, yeni bir hasta geldiğinde ancak onun öldüğünü biz fark edebildik. İkinci kardeşimiz, o da doktordu, hasta geldi, tedavi etmedi, mahalleye yayıldı tedavi etmedi, eyalete yayıldı, hastaları tedavi etti, öldüğü zaman eyalet onu kahraman ilan etti. En küçüğümüz, en uyanığımız, hasta geldi tedavi etmedi, mahalleye yayıldı, eyalete yayıldı tedavi etmedi, bütün Çin’e yayıldıktan sonra hastalığı tedavi etmeye başladı. Öldüğünde Çin onu ulusal kahraman ilan etti.’


"Akla, bilgiye, bilime, inanca buna ihtiyacımız var"

Şimdi 21’inci yüzyıl, aklın ve mantığın, bilginin, birikimin, liyakatin, erdemin, hukukun egemen olduğu bir çağdayız. Bu çağda, işi ehline, işi bilene teslim etmek gibi dünyayı keşfetmek, merak duygularımızı büyütmek gibi bir sürecin içindeyiz. İnsanoğlu, tekerleği bir milyon yılda keşfediyor. Ama şimdi her saniyede birden fazla buluş var. Dolayısıyla içinde yaşadığımız çağı, Türkiye’nin yakalaması; kendi bölgesinde de Kafkaslarda da Ortadoğu’da da Afrika’da da bölgenin en güçlü ülkelerinden birisi haline gelmesi lazım. Bunu sağlayacak olan sizlersiniz, ben değilim. Yeni kahramanlara ihtiyacımız yok. Akla, bilgiye, bilime, inanca buna ihtiyacımız var. Bunu yaptığımız andan itibaren pek çok sorun kendiliğinden çözülmüş olur.

"Goebbels taktiğiyle her türlü yalanı sık sık tekrar ederek geniş kitleleri ikna edebilirsiniz"

Goebbels diye bir adam var. Duyanınız var mı? İkinci Dünya Harbi’nde yalanlarıyla meşhur ve bütün Almanya’yı yönelten bir anlamda kendisine göre önemli bir kişi ve dolayısıyla Goebbels taktiğiyle her türlü yalanı sık sık tekrar ederek geniş kitleleri ikna edebilirsiniz. Buna, evinize gittiğinizde, internete girdiğinizde Goebbels diye yazın, çok güzel önünüze, Goebbels’in ne olduğu bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkacak.


"Ben adayım demedim"

Kılıçdaroğlu açıklamalarının ardından, katılımcıların sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, şu mesajları verdi:

Az önce Çinli bilgenin öyküsünü anlattım. Biz yeni bir değişime hazırlık yapmak zorundayız. Bu yeni değişimin aktörleri çok daha farklı. Yani tek bir kişiye, devleti teslim etmemek… Bir geniş bant içerisinde bir araya gelen, farklı düşüncelerdeki insanların Milli Kurtuluş Savaşı sonrası Türkiye nasıl yeniden inşa edildiyse Türkiye’nin yeni bir inşa sürecini başlatmak zorundayız. O nedenle ben gidip de ben adayım demedim. Onun altını özenle bir çizeyim. Ama beraber olduğumuz diğer liderler adaylık konusunda sizin olmanız gerekir diye bir düşünce ifade ettiler. Olabilir veya olmayabilir. Burada önemli olan şu; siz Türkiye’nin sorunlarını tek başınıza değil, beraber aşmak zorundasınız. Ben ilk Altılı Masa toplantısı, bizim Ahlatlıbel’de yapıldığında, yaptığım konuşma şuydu; ‘Tarihin bize yüklediği ağır bir sorumluluk var. Türkiye’de demokrasi tehlikede. Türkiye’de gençler gelecekten umutsuz vaziyette. Ekonomide çok ciddi sorunlar var. Dolayısıyla pek çok sorun toplamda büyük bir karamsarlık havası yaratıyor. Biz tek başımıza CHP olarak 400 milletvekili çıkarsak dahi ülkenin yönetiminde sorunlar her zaman olabilir diye. O nedenle beraber ve birlikte sorunları aşmak zorundayız. İşin özü bu.


"TOGG ile ilgili hiçbir zaman negatif bir cümle kullanmadım"

Teknoloji açısından doğru, tümüyle yüzde 100 yerli değil. Zaten yüzde 100 yerli olan bir şey artık dünyada yok. Neden, çünkü siz eğer bir yatırım yapıyorsanız, yaptığınız yatırımın belli parçalarını en kaliteli ve en ucuz hangi ülkede üretiyorsanız orada üretirsiniz. Amerikalı F-35’i yapar ama gelir bir parçasını Türkiye’den bir parçasını İngiltere’den… Bunların hepsini yaparlar. Dolayısıyla TOGG bizim açımızdan Türkiye açısından da son derece önemli. TOGG ile ilgili hiçbir zaman negatif bir cümle kullanmadım. Tam tersine kim yaptıysa teşekkür ettim. Teşekkür etmek de benim görevim. Kaldı ki hem üretiyorsunuz hem istihdam yaratıyorsunuz. Eğer ihracat yaparsanız ve ülkeye dolar kazandırırsanız çok daha mutlu olurum. Bu bir özel sektörün yaptığı yatırım. Özel sektör yatırım yapıyorsa niye karşı olalım. Akıl var mantık var.

"Birisi yazıyor, birisi söylüyor; o söyleyince siz söylediniz"

Bizim bir şansızlığımız var. Kim negatif bir şey kullanırsa bunu CHP söyledi diyorlar. Halbuki biz söylemiyoruz. Birisi yazıyor, birisi söylüyor; o söyleyince siz söylediniz. Ya biz söylemedik. Niye söyleyelim. Akıl var mantık var. Birisi eleştiriyor, gazeteci eleştiriyor. Bir televizyon yorumcusu eleştiriyor. Vay bunu CHP söyledi. Ya söylemedik. Niye söyleyelim. Bir soru daha var, yatırımlara niye destek vermiyor gibi görünüyorsunuz. Eğer yatırım iyi planlanmışsa ve savurganlığa yol açmıyorsa o yatırıma hepimize destek vermesi lazım. Ama benim vergilerimle birileri kazansın diye, onlara başka işler yaptırıyorlarsa biz ona karşıyız. Örnek… Zafer Havaalanı. Kütahya’da. Siz oraya 42 milyar dolar para ödeyeceksiniz rakamı yanlış hatırlamıyorsam. Uçak inmiyor oraya. Yazık değil mi bu ülkeye yazık değil mi bizim vergilere. Oraya yapacağına bir yerde fabrika yapabilirdin. İnsanlar çalışabilirdi. Biz gereksiz ve kaynak savurganlığına yol açan yatırımlara karşıyız. Onun dışında niye yatırımlara karşıyız.

Bafranın haberi, bafra
  • BafraHaber Yorum
  • Babala Tv'deki Kılıçdaroğlu Programına Rekor İlgi, İlk Saatlerde Milyonlarca İzleme içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 17
User defaultYorum Id: 179218
26 Mayıs 2023
18:18
  • Yorum Id: 179218
  • 26 Mayıs 2023
  • 18:18

Arkadaslar, kemal beye nasil ulasabilirim? bende bir bakanlik karsiliginda ailemde 3 kisi oy potansiyeli var. hangi bakanlik hiç farketmez. ıçisleri olabilir. herhangi bir politik birikimim yok gerçi kemal bey için yinede uygundur kanaatimce

User defaultYorum Id: 179199
26 Mayıs 2023
15:32
  • Yorum Id: 179199
  • 26 Mayıs 2023
  • 15:32

Hdppkk yeşil solpkk vs de seyretmistir. üzerine kandilinde koy. normal bir sayı.

User defaultYorum Id: 179143
26 Mayıs 2023
01:45
  • Yorum Id: 179143
  • 26 Mayıs 2023
  • 01:45

Yorumlara bakıyorum da programı izlememiş bir kesimin yorumu var, bu secim hayatımızda belki göreceğimiz son seçim iran devletinin nasıl bugünlere gelsi üşenme bir bakım, iktidar kacak doldurup ülkenin yaşanmaz duruma dönüşmesini sağladı, allah için kendinden geçtim de çocuğunun geleceğini de düşünmüyor musunuz, bir aklı selim olarak bir gözle bakın, türk halkı olarak bir gram değerin kalmamış

Cevap
  • Yorum Id: 179207
  • 26 Mayıs 2023
  • 16:20

İran olacağız, arabistan olacağız, son seçim olacak gibi iftiraları 21 yıldır duyuyoruz. insan biraz söylem ve yöntem değiştirir, kendini yeniler. bu kafayla siz daha 50 yıl daha iktidar göremezsiniz

Cevap
  • Yorum Id: 179196
  • 26 Mayıs 2023
  • 15:28

Çok yerinde bir tespit olmuş. bir mülteci bile aday olabilir. 5 yıl sonra olmasa bile 10 yıl sonra olabilir.

Daha Fazla Yorum