Şimdi işçiler 8 çalışıyor. Hafta tatilleri , yıllık izinleri ve çeşitli sosyal hakları var. Günümüzde belli başlı bütün ülkelerde 8 saatlik işgünü uygulanıyor... Ancak her kazanımda olduğu gibi bu noktaya da bedeller ödenerek gelindi.
19. yy başlarında üretim araçlarının gelişmesine karşın çalışma koşulları daha geri düzeyde kalmaya başladı. Bu dengesizlik işçi sınıfının kendi haklarını elde edebilmesi için kaçınılmaz bir mücadelenin önünü açtı. 1874’ de ABD işçileri, savaş ekonomisinin kendilerine mal edilmesine ve ücretlerinin düşürülmesine tepki olarak 4 eyalette eylemler yaptı. Bu eylemler sonucu 10 işçi lideri asıldı, 14 ü zindanlara atıldı. 1877 yılında 8 saatlik işgünü talebi ve ücretlerin düşürülmesini protestoları doruğa ulaştı. Eylemler sonucu 12 demiryolu işçisi öldü.
1 Mayıs 1886 günü ABD`li bütün işçiler genel greve gitti. 80 bin işçi sekiz saatlik işgünü için direnişe geçti. 3 Mayıs`ta Chicago`da direnişçi işçilerin üzerine ateş açıldı. Yüzlerce işçi çoluk çocuk demeden vuruldu, hapse atıldı. Olayı protesto eden işçiler ertesi gün alanlardaydı. Kalabalık dağılırken bir kışkırtıcının attığı bomba ortalığı karıştırdı. Polisler kitleye ateş açmaktan çekinmedi. Olaylar sonunda Parsons, Spies, Fischer ve Engel isimli dört işçi önderi idam edildi. 1888 Aralık ayında toplanan ABD İşçi Federasyonu 8 saatlik işgünü elde edilinceye kadar, her yıl 1 Mayıs`ta kitle gösterileri düzenleme kararı aldı.
1889’ da toplanan II. Enternasyonel 1 Mayıs`ı işçi sınıfının uluslararası birlik ve dayanışma günü ilan etti.
Ülkemizde 1 Mayıs’ ın tarihi 1921 yılına dayanıyor. İşgal altındaki ülkemizde 1 Mayıs “Amele Bayramı” adıyla kutlanmıştır. 1923 İktisat Kongresi “1 Mayıs Amele Bayramı” olarak bugünü yasallaştırmıştır. Ancak 1925 yılında çeşitli bahanelerle işçi bayramının kutlanması yasaklanmış ve 1976 yılına kadar tekrar aynı ya da benzer isimlerle kutlanmasına izin verilmemiştir.
1977 yılında muazzam bir kalabalığın toplandığı Taksim’ deki kutlamalara ise kan bulaştı. Kitlenin üzerine açılan ateş sonucu yaşanan kargaşada 34 kişi hayatını kaybetmiştir. Bugün üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen bu olayın üzerindeki sis perdesi aralanmamıştır. Çevre otellerde bir geceliğine kalan yabancı ülke askerlerinin varlığı kayda değer bile bulunmamıştır.
Her kutlama aslında arkasında büyük bedeller bırakarak tarihtekini yerini alıyor. Ulusal bayramlar da bunun en güzel örnekleri değil mi` Aslında konuyu dağıtmak istemiyorum ama 23 Nisan’ ı Kuran okuma yarışmalarıyla kutlayan zihniyet bugünün öneminin yarınlara taşınmasına ne katabilir ki`
1 Mayıslar da emeğiyle yaşayan bütün insanların bayramıdır. Salonlarda, kıyıda, köşede kutlanılacak bir gün olmamalı. Bizim için sıradan olan 8 saatlik işgünü ve sosyal haklarımız için verilen mücadelelerin ve ödenen bedellerin saygıyla anılması bastırılmış bir minnet duygusu olmamalı.
Tüm emekçilerin bayramı kutlu olsun.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!