Yarım Hayatlar

Yarim hayatlar

Hangi hayatı nasıl yazmak lazım diye düşünüyorum. Evinde kafes içinde tutulanı mı, yokluğun içinde ezileni mi, ailesi olup da yalnız başına yaşam mücadelesi vereni mi, sürekli dışlanan insanları mı? 

Onları sadece dinlemek yetiyor. Var olduklarını, önemsendiklerini yakın çevrelerinden, hatta bir kısmı ailesinden bile görmemiş. Boyunları bükük kalmış. Azıcık sevgi ve saygı ile gözlerinin içine baktığında çözülenler oluyor. Bazısına ne yaparsak yapalım ulaşamıyoruz. Define dolu sandık misali, kendilerini kilitlemişler. İç dünyalarını kimseyle paylaşmıyor. Onlar için sessiz bir tiyatronun içinde yaşanıyor hayat. 

Ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor bir çoğu. Yokluk kavramını biz ve çocuklarımız değil, onlar biliyor. Sosyal yardımlaşmayla bağlantı, raporların tekrarlanmasının ardından gülen yüzlere yeni bir yüz ekleniyor. Anlıyoruz bizim için küçük bir miktarın onlar için ne anlam ifade ettiğini. Sosyal hayata karışabilmeleri için hayırseverler aracılığı ile düzenlediğimiz etkinlikler sonrasındaki yüzlerindeki minnet, ardından ettikleri dualar sanırım huzurumuza huzur katıyor. Keşke daha fazla yardımseverler bize ulaşabilse. Ramazan aylarında toplamış olduğumuz yardım paketlerini adreslerine ulaştırdığımızda, sanırsınız ki; bir yıl gıda yardımı yapmış gibi mutlu oluyorlar. Onun dışında eşya ve giyim yardımlarını sağladığımızda çocuklar gibi şenleniyorlar. Hele bir defasında tanıdığımız bir hastamız için belediye kanalıyla bütün köye yardım ulaştırma şansını yakaladık. 

Yaptığımız bu güzel işler sayesinde sosyal çevremize bir yığın kişi dahil ettik. Muhtarlar, belediyeler, sosyal yardımlaşma, sivil toplum kuruluşları ve gönlü zengin hayırsever vatandaşlar. Rabbim hepsine bol bol versin. 

Yakın çevresine beni zehirleyecekler diyerek güvenmeyen bir hastamız, gitmiş olduğumuz bir etkinlikte, tadına önce bizim bakmamız koşuluyla geldi ve bizleri mutlu etti. Yaptığımız işin bir kez daha ne kadar güzel olduğunu anlamamızı sağladı. 

Onlarında sevgiye, saygıya, insan gibi muameleye ve güzel aile ortamlarına, sıcacık bir yuvaya ihtiyaçları var. Lütfen kendinizi ve yakınlarınızı onların yerine koyun ve davranırken bir gülücüğünüzü esirgemeyin. Onlar ürkek, çekingendirler. Sonuçta hepimiz insanız. Her ne şekilde olursa olsun sevgiye, saygıya ihtiyacımız var.

Türkan Zengin Karaboğa

9 Mart 2018, Bafra


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER !

  • BafraHaber Yorum
  • Yarım Hayatlar içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
Yorum Yap
  • Toplam Yorum 0