Efsane Kaptan Kopuz

1950`de yaşı tutmadığı için ona patatesten sahte mühür yapıp lisans çıkarmasaydılar Anadolu futbolunda bir şeyler eksik olacaktı.

Ya da 1959`da Milli Takıma davet aldığında şampiyonluğa giden Samsun Demirspor`un “Şampiyonluğa gidiyoruz, attığın imzayı verdiğin sözü yemezsin değil mi?”   dediklerinde kulübüne sırtını dönmeyen “futbolcu terbiyesi”   ve “sözünün adamı”   kavramının içi boş kalacaktı.

20`sinde yıldız olmaya ramak kala Galatasaray kulübüyle anlaşamadığında, İstanbulspor ve Kasımpaşa`ya da hayır diyebilecek kadar seçici olmayı..

Bir şeyler hep eksik kalacaktı.
En çok da memleket tarihi...

Hani şu gördüğünüz eski fotoğraflar, anılar ve bilinmeyenin anlatıldığı tarih var ya, hani yıllardır merak ederiz kim bulur, kim derleyip anlatır ya?

Cevaplayalım;

Kemal Kopuz koleksiyonudur efendim. “Geçmişten Günümüze”   başlığıyla yayınlanır, birçoğumuz okumuşuzdur.

Yazdığı kitaplar para ile satılamayacak kadar değerli olduğu üzere

Ücretsizdir!

Eskiler çok bahseder kendisinden. Her sohbette birilerinin hatıralarında hep vardır.

Ve hatta her Kopuz dendiğinde kumbaraya 1 TL atsak bugün çok zengin olurduk itiraf etmeliyim.

Efsane Kaptan Kopuz,

1 şubat 2015. TC`nin onu ilk kayda geçtiği tarihin üzerinden 80 yıl geçti.

81`den gün aldığı Mart ortalarında, Altunizade`deki evine kendimi zorla davet ettirdim.

Akşam 10 sularında kapıdan içeri girdiğimde zinde ve güleryüzlüydü. Gece bitene kadar değişen bir şey olmadı. Röportaja çalışma odasında başladık. Yeter ki anlatsın diyerek o soruyu sordum;

Nereden başlamayı istersiniz?

Hepsini tarihsel bir dizinde anlatmayacağım ama çocukluğumdan başlayayım mı?

Elbette.

Zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık. Hep bir koşuşturmaca, ticaret, müzik ve spor. Yetişemezdim. Çok nezih çok hızlıydı şehir. Ahmet Çizmeli`nin faytonunun tıkırtısını duyduğumuzda yaz geldi derdik. Aileler yazlığa göç ederlerdi. 30`lu yıllar, çocukluğumuz salgın hastalıklarla çok mücadele etti. Doktor az, ilaç yok. İki kardeşimi kaybettim, ikisinin ismi de Ünal`dı, Allah rahmet eylesin.

Kaç kardeştiniz?

Yedi. Büyükten küçüğe sıraladığımızda ailemin dördüncü evladıyım. En haşarı, en hareketlisi.

Çocukluğunuzun şehri nasıldı?

Bugünle uzaktan yakından alakası yoktu. Ben Merkez ilkokulunda okudum, şehrin en güzel konakları sağlı sollu meydana kadar uzanıyordu. Dükkânımız, Kolbaşı`nın dükkânının yanındaydı. Babam Singer mümesilliği yapardı. Nasıl kıydılar o konaklara hala affetmiyorum onları. Düşünsene bu memlekette Tekelin binasını dahi yıktılar ve kerestelerini kesemediler, o kadar sağlamdı. Çok yazık ettiler tarihimizi.

Döneminizin gençliği nerede bir araya gelirdi?

En çok Gazipaşa`da. O dönemde Bafra`da lise olmadığı için hepimiz Anadolunun farklı illerine okumaya gittik. Ben Samsun`a gidiyorum, arkadaşlarımdan Trabzon`da Ankara`da okuyan var. Lakin tatillerde Gazipaşa`da buluşur, bol bol briç oynardık. Medeniyet en çok da oradaydı. O mahallenin Bafra`ya kattığı çok değer vardır.

Futbola ilginiz nereden geliyor?

Öncelikle stadın evimize çok yakın olması önemli bir etkendi. Bir de abiler futbol oynarken kale arkasını vermemek için çok döğüşürdüm. Nedense topu tutup sahaya atınca kendimi önemli hissederdim.

Bir de stat dışında ayakkabıcılar arastası maç yerlerimizdendi. Ne büyük, ne boş alanlardı oralar. Neyse, Ayağımdan top alamazlardı benim. Sahte mühürü o zaman yaptılar bana. Yaşım tutmuyordu ama hayran kitlem vardı, oynamalı diyorlardı. İşte o zaman mühürü patates kalıbından yaptılar ve müsabakalara çıkmaya başladım.



Çocuk halinizle büyüklerle aynı karmada olmak size garip gelmedi mi?

Hemen uyum gösterdim. Bana garip gelmedi ama hakem benden şüphelendi. Talebe bu, burada işi ne dedi. Bafra Yeşilay Samsun 19 Mayıs maçı oynanacak ama hakem bu durumdan hiç hoşnut değil.

Ben dışarı çıkarıldım fakat halk zorla sahaya attı beni. Ben çıkıyorum halk geri sokuyor.

Sonunda seyirciyi razı ettim ve çıktım, yerime Terzi Alaeddin girdi.

İşte orada bana sağladıkları özgüveni ben şimdi size nasıl anlatabilirim?

Kaptan Kopuz lakabı o yıllarda mı kondu?

Doğrudur, Bafra Gençlik`te oynadığım yıllardı. O tarihte tüm Bafra bana hayran. Kopuz, Büyük Kaptan Efsane Kaptan teveccühleri işte o yıllarda başladı. Her fırsatta beni gururlandırdıkları için hemşerilerime teşekkürü bir borç bilirim.

Birçok transfer gerçekleştirdiniz, o şehirlerde yabancılık hissetiniz mi?

Çok hızlıydım sahada, pire gibi. Seyircinin futbolumu sevmesi hep kolay oldu. Ve çok azimliydim. Düşünsene; Adanasporlu uzun Selami`yle karşılıklı kafa topuna çıkıyoruz.. Ben Mersin`de oynuyorum o tarihte. Cesarete bak!

Uzun adamın karşında zıplıyorum. Topu aldım mı almadım mı hala bilmiyorum ama cesaretle karşısında zıpladım!

Futbol`a vedanız nasıl oldu?

Çok sevdim, hala da seviyorum futbolu. 64`te Ulusoy`un ısrarıyla Trabzon`da, Gençlerbirliği`nde oynadım, henüz Trabzonspor kurulmamış. Ben orada futbolu bıraktım.  64-70 yılları arasında aynı zamanda Mobil firmasının yöneticiliğini yaptım. İşte o yıllarda ilk kitabım olan Petrol`ü yazdım.

Sana biraz da emekliliğimi anlatayım.

80 Yılında profesyonel iş hayatıma veda ettim ve Beylerbeyi`nde şimdilerde sanatçı Mustafa Keser`in sahne aldığı gazinoyu işlettim. Adını tandır koyduk. İstanbullu hemşehrilerimizle orada buluşur, sohbet eder, fasıl ederdik. 84`te yine benzer bir işletmem oldu Salacak`ta. Kız Kulesinin tam karşısında müzikli aile restoranıydı. 95`te her şeye son verdim ve yazarlığa daha yoğun ilgi gösterebildim.


Bafra Spor Şenliği fikri size mi aitti?

1982`de ilk spor şenliğini gerçekleştirdik. Beklediğimizden çok daha güzel gerçekleşti. Desteği, emeği olan herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. Aslında özetlemek gerekirse senelerdir memlekete ne yapabilirimle yaşadım. Aynı düşünce aklımda hep berrak kaldı, yıllar geçtikçe düşkünlüğüm artıyor.

Şimdi sık sık sosyal medyada fotoğraflarınız ve etkinlikleriniz duyuruluyor. O yıllarda böylesi kalabalık etkinlikleri gerçekleştirebilmek zor zanaat. Yerel radyo bile yoktu üstelik.

Radyo demişken. Çocukluğumda belki de şehrin ilk radyolarından biri bizim evimizde vardı ama elektrik yoktu. Sonraki yıllarda biz o radyoya dokunamadık bile. Akşam babamın işten gelmesini beklerdik, radyoyu babam açardı. Radyo ya dokunmak, onu açmak çok önemli bir olaydı. Şimdi o radyonun, o mazinin resmini bir tuşa basıp tüm halkımızla paylaşabiliyorum. Nereden, nereye?

Peki 40 ve 50`li yıllarda maçlarınız nasıl duyuruluyordu, afişle mi?

Kibaroğlu sinemasının Amigo Aslan`ı saolsun. Çingene Aslan olarak bilinir. Sinemanın sahibi Galip bey onun sırtına bir tabela bağlatmıştı, afiş varsa afişle yoksa tebeşirle o günü filmleri yazılır ve sokak sokak tanıtımı gerçekleşrdi. Fakat bizim Amigo Aslan sırtında tabela filmleri tanıtacağı yere bizim maçları anons ederdi. Adamcağız tam bir futbol düşkünüydü. İşte bu yüzden o işten atılır, biz Nafiz abi`ye (Eski tekel Bakanı merhum Nafiz Kurt) durumu anlatır ve tekrar işe alınmasını sağlardık. Çok kez atıldı, çok kez geri alındı bizim Çingene Aslan. Hatta anonsları hala kulağımda;

“Alo alo, sevgili Bafralılar. Bugün Bafrasporun maçı vardır, Kaptan Kupuz, Trazon`dan Resai Aytünür, Gübek İsmet, Kara bumba Hasan..”               
Çok şey borçluyuz onlara. 3 Yıl evvel Bafra`ya gittiğimde Gazipaşa`da Boyacı İbrahim`i ziyaret ettik, hastaydı. O mahalle beni hala unutmamış “Kupuz gelmiş be ya Kupuz”  dediler, duydum fısıltıyla konuşmalarını. Tertemiz pırıl pırıl insanlardır onlar, hayranımdır onlara.

Gece doyumsuz sohbetiyle böyle akıp gitti...

Memleketi konuşup renkli hatıraları tekrar hatırladık sayesinde.

Şehrimizin güzel abisi, efsane Kaptan Kopuz`la birlikte gecenin geç saatlerine kadar çalışma odasında  memleketi, hatırları, hüznü, huzuru yaşadık.

Kitaplarını gururlanarak okuduğumuz sevgili kaptanımız,

Uzun ömürler diliyoruz. İyi ki varsınız.

Teşekkürlerimizle.

Murat TUTGİN

  • BafraHaber Yorum
  • Efsane Kaptan Kopuz içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 1
User default
07 Kasım 2017
21:43
  • 07 Kasım 2017
  • 21:43

Çok güzel,seri olarak devam etseniz.