Doğa ile Oynama

Bölgemizde, Ülkemizde hatta dünyada doğa dengesinin ekosistemin olumsuz yönde değiştiğini görüyoruz.                                      

Değiştiğini değil aslında kendi elimiz ile olumsuz yönde değiştirdiğimizi maalesef göremiyor farkına varamıyoruz.

Mevsimler değişti. Dört mevsim varken her mevsimin kendine has özellikleri mevcutken bu gün nerdeyse iki mevsimli bir doğal yaşam ekosistem ile karşı karşıyayız.

Doğal dengenin bozulması ve ekosistemde yaşanan değişiklik canlı ve cansızların üzerinde olumsuz yönde etki etmektedir.

Doğal denge ve ekosistemin değişmesi ile:

-Dünyanın Coğrafyası ve iklimleri değişiyor.

-Erozyon toprakları bitiriyor.

-Su kaynakları azalıyor ve kuruyor.

-Enerji kıtlığı başlıyor.

-Biyolojik çeşitlilik azalıyor.

-Beslenme sorunu başlıyor.

Bu sorunlar ortaya çıkınca insanlar arasında maalesef kavga gürültü hatta savaşlar başlıyor. Tedavisi mümkün olmayan yeni hastalıklar nüksediyor.

Sadece insanlar arasında mı?

Hayır.

Doğada yaşayan canlı cansız bütün varlıklar arasında sorunlar başlıyor.

Bütün bu gerçekler ortada iken hala neden

-Ağaç katliamı yapıyoruz.

-Irmak yataklarını değiştiriyoruz.

-Denize dolgu yapıyoruz.

Doğa ile ne kadar oynarsak ekosistemi ne kadar değiştirirsek er geç doğa bunun karşılığında intikamını alır. İnsanoğlunu bu tutumuna karşılık cezalandırır.

Sinop`ta Nükleer Santral yapılacakmış.                                                                                                                  

Türkiye enerji bakımından dışa bağımlı durumdadır. Bunu değiştirmek için en kolay yolu seçiyoruz. Sinop güvenli bölge hemen buraya Nükleer santralı konduralım.

Peki, nükleer santralı buraya koydunuz. Ne kadar güvenli olsa da ilerde Çernobil`e benzer bir felaketle karşı karşıya kalırsak bunun hesabını nasıl vereceksiniz?

Buradaki ağaç katliamını nasıl izah edeceksiniz?

Enerji ihtiyacını karşılamak için Nükleer santraller yapmak çözüm değil. Dünyada artık nükleer santraller ilgi görmemektedir.

Enerji ihtiyacını karşılamak için Rüzgâr ve Güneş enerjisine yönel inmelidir. Ülkemizin bu yönde potansiyeli vardır.

Güzelim Sinop ve çevresini Nükleer santral kurbanı yapmayalım.

Ziya Paşa Kızılırmak Deltası Kuş Cennetine yol bahanesi ile denize dolgu yapıyor.

Ramsar sözleşmesi ile koruma altına alınmış Kızılırmak Deltası Kuş Cennetine denizi doldurarak yol yapılıyor. Akıl ve mantığın kabul edeceği bir iş değil.

Burası doğal bir alan! Doğal bir alana nasıl olurda doğal olmayan yollardan yol yaparsınız?

Hem de Karadeniz`in kolunu kanadını kırıp dolgu yaparak.                                                                             

Karadeniz bir gün öfkelenip intikam almaz mı?                                                                                                 

Azgın dalgaları ile harekete geçerek sizin bu dolgularınızı yerle bir etmez mi?

Bu nedenle insanlığa hizmet adına yapacağımız projeleri bilinçli bir çevre dostu olarak nereyi, neyi, niçin, nasıl korumalıyız noktasında iyi düşünmeliyiz.

Unutmayalım ki, biz ve diğer varlıklar mavi gezegen içinde birlikte yolculuk yapmakta yaşamaktayız. Mavi gezegenimiz ile bu kadar oynarsak devrilir kaza yapar, içindeki tüm varlıklar zarar görürler.

Herkes İyi bir çevre dostu olabilir. Bunu icraatları ile göstermelidir.

Daha temiz bir dünya ve yaşanabilir bir çevre ve doğa için değişmeyecek eko sistem için;

1-Sanayi yapılaşmasında çevresel önlemler alınmalı korunmalıdır.

2-Canlıların yaşadıkları ortam içerisinde devamlılıkları sağlanmalıdır.

3-Bilinçli tarımla toprak korunmalıdır.

4-Var olan ağaçlar yok edilmemeli korunmalıdır. Yeni ağaçlar dikilmelidir.

5-Sular ve su kaynakları kirletilmemelidir. Su kaynaklarının akıntı yatakları ile oynanmamalıdır.

6-Geri dönüşüm sistemleri kurulmalı geri dönüşüm ürünleri kullanılmalıdır.

7-Tüketim maddelerini geri dönüşümü sağlanabilecek şekilde değerlendirilmelidir.

8-Yenilebilir enerji kaynaklarının kullanılabilirliğini arttırmalı önlem almalıyız.

9-Kullandığımız ve tükettiğimiz her şeyde tutumlu olmalı israf etmemeliyiz.

10-Sürdürülebilir kalkınmayı esas almalıyız.

11-Sorunların çözümünde bilimsel yollara başvurmalıyız.

12-Bu konularda her yaş gurubunun bilgilendirilmesi, eğitilmesine önem vermeliyiz.

Ne kadar yazarsak yazalım, ne kadar eleştirirsek eleştirelim, ne kadar tepki gösterirsek gösterelim bir bilen veya bir bilenler bildiğine okuyor.

Bir felaketle karşılaştığımızda o bir bilen veya bir bilenler ortalıkta maalesef gözükmüyorlar.

Saygılarımla

İsmail Karahan

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER !

  • BafraHaber Yorum
  • Doğa ile Oynama içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0