Bafra’dan kısa notlar!

Bafra dan kisa notlar

Perşembe akşamı bir arkadaşımın düğünü sebebiyle Bafra’ya gittim. Düğün cumartesi olmasına rağmen birkaç gün önceden giderek eş dost ile hasbıhal etmek istedim. Perşembe gece Bafra’ya geldiğimde, BAL Mezunlar Derneği’nin konseri henüz bitmişti, okul arkadaşlarımı izlemek nasip olmadı, ancak yaptıkları faaliyeti gururla takip ettim. İhtiyaç sahibi öğrencilere burs bulmak için koro oluşturmaları ve bunu yaşadıkları şehirde sahnelemeleri, tebriki ve elbette desteği hak eden bir davranış. Bu vesile ile kendilerine teşekkür ediyorum ve başta kendim olmak üzere destek olacak hayırseverleri bulmak için çalışacağımı da taahhüt ediyorum.

Cuma sabahı, gözlerimden önce kulaklarımı açtım, zira evimin karşısındaki ilan hoparlörü ruhunu teslim edercesine yüksek bir desibelle feryat ediyordu, adeta “Kurtarın beni, beni buraya astılar, kurtarın beni” der gibi can havliyle bağırıyordu. Hoparlör İstinasız iki saat, ağır bir cayırtıyla ortalığı inletti. Benzer durumun diğer mahallelerde de olduğunu öğrendim, ancak bu cayırtının çözümünün ne olduğunu henüz bulamadım. Acaba bu sorunun çözümünü bulmak benim veya sizin göreviniz midir? 2019 yılında ilan hoparlörü kullanmak yerine Belediye çağırtkan göreviyle davulcu tutup mahalleleri dolaştırsa bence daha faydalı olur, hem Ramazan davulcuları on iki ay istihdam edilir, hem de hoparlör cayırtısından kurtuluruz, davulcu ilanı için de kahvelere ilan asıp, başvuranlardan ilmühaber isteyelim. 

Cuma akşamüstü eski mahallem Gençlik Caddesinde biraz tur attım. İnsanın yaşanmışlıkları gözünün önüne gelince duygulanıyor, cıvıl cıvıl bir caddenin hayalet haline gelmesi ise ızdırap veriyor. Askerlik Şubesi’nden Kirazların oraya kadar olan arada dükkânların üçte ikisi boş, inanılmaz bir tablo, neredeyse tüm dükkânlarda kiralık ilanı var. Sanki afet sonrası veya seferberlik öncesi insanlar ceketlerini alıp caddeyi terk etmişler. Bunun bir nedeni olmalı, Bafra’nın tarihini sırtında taşıyan, giriş kapısı olan, Bafralıyım diyen her faninin anısını gömdüğü kaldırımlarda şimdi toz haleleri sağdan sola uçuşuyor. Neden böyle oldu, nasıl eski haline gelir bunu hepimiz düşünmeliyiz. 

Cumartesi günü düğün için Samsun’a geçtim. Atakum’un girişinden itibaren sahil  kenarı Bafralıların işgaline girmiş. Atakum insanların nefes almaları için adeta bir kaçış olmuş. Ellibeş km’lik bir yolun sonunda, sanki başka bir ülkeye giriyorsunuz. Engiz bir ilçe değil, adeta bir sınır kapısı! Taflan’ı gördüğünüz an, Bafra’da somurtan, elinde tesbihle öfkelenen, taassup sahibi olan, sert bakışlarla dağları delen kim varsa birden sakin, sempatik ve güler yüzlü oluyor. Madem bizler Atakum’da mutlu olabilen insanlarız, neden Bafra’ da sürekli gerginiz? 

Pazar günü bir arkadaş grubu ile yemek yiyip sohbet ettim. Bafra’nın genel sıkıntılarından bahsettiler, açıkçası önemli gördüğüm birkaç başlığı sizlerle paylaşmak isterim, sizlerin de bu konulardaki yorumlarını merak ediyorum. 

Önemli gördüğüm birinci konu çevre kirliliği… OSB çevresinin ve özellikle Bafra girişinin martı işgalinde olduğunu, çöp arıtmasının yapılmadığını, bu bölgelerde sürekli rahatsız edici kokuların olduğunu aktardılar. Üretim elbette önemlidir, ancak üretim yapılırken doğaya zarar verilmesi, çevrenin yaşanamaz hale getirilmesi, geleceğimiz açısından oldukça tehlikelidir. Unutmayın toprağın ve havanın ikamesi olmaz, yerine koyamayacağımız varlıkları kaybedersek birlikte yok oluruz, doğa, fabrikatör veya işçi diye bakmaz, herkesi eşit zehirler!

Dikkatimi çeken ikinci bir konu ise Çetinkaya Köprüsü’nün durumu. İnsanların aklında iki soru var, bu köprünün bakımını kim yaptı, kaç liraya mal etti? Halk arasında dolaşan dedikoduları buraya yazarak manipülasyon yapmak istemiyorum, ancak Çetinkaya Köprüsü’nün tadilatı veya restorasyonu için hangi kurum görevliydi, bu işin ihalesini kim aldı, bu köprünün bakımını kaç liraya bitirdi? Kamuoyu adına bu sorulara cevap verilmesini bekliyorum. Ayrıca köprü son halinde, şu an üzerindeki gri, çimento rengine benzeyen boya ile mi kalacak, bunu da şahsi merakımdan soruyorum. 

Sağlıcakla kalın. 

Av. Afşin Hatipoğlu

  • BafraHaber Yorum
  • Bafra’dan kısa notlar! içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 15
User defaultYorumcu-124736
22 Kasım 2019
07:50
  • Yorumcu-124736
  • 22 Kasım 2019
  • 07:50

Biz bafrada bafrayi sevenlerle mutluyuz ...

User defaultYorumcu-130781
22 Kasım 2019
00:07
  • Yorumcu-130781
  • 22 Kasım 2019
  • 00:07

Bafra boş bafra sahipsiz bafra şöyle bafra böyle diyorsunuz da bafra da ticaret yapıp bafra dan para kazanıp samsuna yerleşen. bafra da para harcamaya korkan ve üç kuruşun hesabını yapıp samsunda ağa paşa gibi yaşayan o kadar çok zenginimiz var ki bir çoğunu ismini vererek sayarım. ama lafa gelince bafra boş. beğenmiyorsan git orda yaşa ticaretini orda yap desen senden çok bafralı olurlar

User defaultYorumcu-133379
20 Kasım 2019
18:07
  • Yorumcu-133379
  • 20 Kasım 2019
  • 18:07

Bende 29 yaşındayım bizim zamanımız da ve daha eskilerde daha popülerdi gençlik caddesi bulvar popüler değildi şimdi değişti ne var bunda hangi şeyler aynı kalıyor ki ? yok köprüyü kim yaptı kaça yaptı boyası böyle mi olcak bafra dan beklentiyi niye bu kadar yüksek tutuyorsunuz ki bu kadar da eleştirmeyin lütfen

Cevap
  • Yorumcu-131248
  • 21 Kasım 2019
  • 09:48

Burada anlatılmak istenen popülarite mi? dükkanların kapatılması mı? biraz düşünmenizi beklerim.

Daha Fazla Yorum