Aslan Gibi Bir Cumhuriyet Öğretmeninin Yaşam Öyküsü: Öğretmenim Şinasi Aslan

Aslan gibi bir cumhuriyet ogretmeninin yasam oykusu ogrwetmenim sinasi aslan

Martıkale köyünde Ali ve Hacer çiftinin son çocukları olarak dünyaya gelen Şinasi'nin 7 erkek üç kız kardeşi vardır. Köydeki lakapları Kırhasan olan aile Soyadı Kanunundan sonra Aslan soyadını alır. Şinasi, dalgalı saçları, renkli gözleri ile çok sevimli akıllı ve çok çalışkan bir çocuktur. Bu çalışkanlığını Martıkale ilkokulunda da gösterir ve pekiyi derece ile ilkokul diplomasını alır.

1945 yılında Ladik Akpınar köy Enstitüsüne kaydolur. 5 yıllık bir eğitim sonunda diğer mezun arkadaşları gibi Atatürk gençliğinin sarsılmaz ülküsünü taşıyan bir öğretmen olmuştur.

1950 yılında İlk görev yeri olan Bafra İkiztepe köyüne tayin edilir. İkiztepe köyü sakinleri 1924 yılında mübadele ile Yunanistan’dan gelen mübadillerden oluşmaktadır.

Şinasi öğretmen büyük bir heyecanla öğretmenlik görevine başlar. 70 öğrencisi vardır… Kız öğrencilerinin tamamının saçları örülü ve kurdele takılmıştır. Bu hiç dikkatinden kaçmaz… Sanki bir Avrupa devletinin köyünde öğretmenlik yaptığı hissine kapılır. Çok sevdiği mesleğinin dışında bir başka sevgiye daha yer açılır kalbinde, mübadil bir kıza kaptırmıştır gönlünü. Köyün güzel kızlarından Huriye’ye adeta vurulur ve 1951 yılında evlenirler.

1952 yılında ilk çocukları Hülya doğar. Dört yıl sonra ise ikinci çocukları Birgül aileye katılır. Tam 8 yıl İkiztepe köyünde öğretmenlik yapar. 1958 yılında yedek subay olarak askere gider. 6 aylık eğitimin ardından Asteğmen olarak kura ile Sivas'a gönderilir. Sivas'a eşi ve çocuklarını da götürür. 1959 yılında askerlik borcunu ödeyen Şinasi öğretmen, aynı İkiztepe köyü gibi, yine mübadillerden oluşan Sürmeli köyü ilkokuluna atanır. Sürmeli köyünde birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar tam 171 öğrenciyi eğitir ve okutur. Üçüncü çocukları olan Nurgül, Sürmeli köyünde görev yaptığı yıl doğar.

Şinasi öğretmen burada bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 1960 yılında Bafra Fatih ilkokuluna müdür olarak ataması yapılır. Barakalardan oluşan okul, yazın çok sıcak kışın ise çok soğuktur. Çocukların sağlığı için bu duruma çok üzülür. Öğrencilerin sağlığını geleceklerini, beslenmelerini ve giyeceklerini en ince detayına kadar düşünür. Kızılaydan bu konularda yardım alır. Fatih ilkokulunda yine mutlu bir haber alır… 1961 yılında oğlu Ertuğrul dünyaya gelecektir. Artık 6 kişilik bir aileye sahiptir. Şinasi öğretmen 4 yıl burada müdürlük yaptıktan sonra, şehrin sürekli büyümesi üzerine 1964 yılında Gazipaşa Mahallesinin ikinci ilkokulu baraka olarak yapılır bu okula yine müdür olarak atanır. Okulun adını da kendisi verir artık Gaziosmanpaşa ilkokulunun müdürüdür.

Geçmiş dönemlerden bildiği baraka okulların sağlıksız koşullarını bu kez içine sindiremez… Milli Eğitime bir dilekçe yazarak durumu anlatır. Dilekçesi kabul görür… Okul betonarme olarak kısa zamanda yapılıp eğitim öğretime açılır. Şinasi öğretmen adını kendi verdiği Gaziosmanpaşa ilkokulunda görevine devam ederken 1966 yılında Bafra’da bir eğitim markası olan Merkez ilkokuluna müdür olarak ataması yapılır.

Merkez ilkokulu döneminin yüksek okulu gibidir binlerce başarılı öğrenci yetiştirmiş adından daima söz ettirmiştir. Milli bayramların gözde okulunun öğrencileri haklı olarak bayramların en seçkin bayram geçişlerine imza atmakla övünmüştür.

Şinasi öğretmen sorumluluğunun bilinciyle bu güzide okulda her öğrencisi ile tek tek ilgilenir yeteneklerini ölçer, her halinden çok çalışkan olduğunu anladığı bir öğrencisini Ladik Öğretmen okulu sınavına girmesi için teşvik eder.

Öğrencisi onu utandırmaz çok iyi derece alarak sınavı kazanır ne var ki çocuğun ailesi Ladik yatılı öğretmen okulu için onay vermez araya girerek aileyi ikna eder, o çok sevdiği öğrencisi resim öğretmeni olarak onu utandırmaz.

1971 yılına kadar tüm yaşamı mutlulukla geçen Şinasi Öğretmen çok acı bir olayla sarsılacaktır. İleride kendi gibi öğretmen olacak olan kızı Birgül hastalanmıştır. Doktorlar tedavi olarak penisilin ilacı yazmışlardır. Samsun Öğretmen Okulu öğrencisi Birgül penisilin alerjisi yüzünden hayatını kaybeder. Tüm aile yıkılmıştır… Şinasi öğretmen geçmişte olduğu gibi gelecek yaşamında da tüm öğrencilerini kaybettiği kızı gibi görüp yetiştirmiş vatanına milletine yararlı bireyler olmasını sağlamıştır.

Şinasi öğretmenin artık binlerce Birgül'ü vardır. Kızını her gün gönlünde yaşatarak eğitim Meşalesini her zaman el üstünde tutarak görevini sürdürür. Emekli olduğu 1978 yılına kadarda müdür olarak görevini sürdürür.

Sevgili Öğretmenim Şinasi Aslan’a Öğretmenim diyorum çünkü gerçekten öğretmenimdi. 1974 yılında Bafra Lisesi orta kısmında okurken rehberlik ve Müzik dersimize girmiş, benim de sınıf başkanı seçilmeme vesile olmuştu.

Öğretmenimiz diğer Köy Enstitüsü öğretmenleri gibi müzikle daima iç içe yaşamış, Mandolin ve Saksafon enstrümanlarını çok iyi çalabilmektedir. Tam 17 yıl ortaokullarda müzik dersine girmiş, yine o dönemin öğretmenleri gibi iyi Briç ustasıdır.

Şinasi öğretmen emekli olduktan sonra eşi ve çocuklarıyla mutlu ve mütevazı bir yaşam sürer. Çocukları artık birer meslek sahibidir. Sırayla onları evlendirir, eşiyle birlikte torunlarını yetiştireceği günlerin hayalini kurar, yaşamı olduğu gibi kabullenen zor günleri eğitime daha çok çaba sarf ederek aşan bu altın yürekli adam yaşamında tek bir kadını sevmiş ve onunla ayrı bir gün bile geçirmemiştir.

Evdeki tek gürültüleri çocuk sesleri olmuş mahallemizin en güzel ailesinin evine yine bir acı misafir olacaktır. Mahallemizin yüzü her zaman gülen, kimse hakkında kötü konuşmayan, herkesin yardımına koşan Huriye Teyzesi amansız kanser hastalığının pençesine düşer. Tüm çabalara rağmen 03.12.1992 tarihinde aramızdan ayrılır. Geride eşi ve çocukları ile birlikte Mühendis, Doktor ve Avukat olacak olan 6 torun bırakır.

Şinasi Öğretmen yaşamın tüm gerçekliğini içine sindiren, aldığı eğitimin hakkını her zaman veren, çağdaş dünya görüşüyle tanıdığı herkese yardım elini uzatıp gençlerin iyi derecede eğitim alması için bir yol gösterici olarak çevresine ışık saçmaya devam eder. Eşini kaybetse de çocukları babalarını asla yalnız bırakmazlar.

 Şinasi öğretmen çok şükür sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Öğrencilerine ve genç meslektaşlarına öğütleri hiç eksik etmiyor. Dürüst olun, yalan söylemeyin, çok çalışın, Atatürk'ün gösterdiği yoldan hiç ayrılmayın.

Çocukluğumun her döneminde çok sevip saygı duyduğum, en samimi arkadaşlarımdan olan Ertuğrul'un babası, kapı komşumuz, öğretmenim, mahallemizin gülen yüzü Öğretmen Şinasi Aslan’ı yeni nesille tanıştırmak istedim.

Böyle değerli insanlar kolay kolay yetişmiyor. Binlerce başarılı öğrenci yetiştirip ülkemizin çağdaşlaşmasında rolü olan Öğretmenim için istedim ki kendi için yazılanları sağlığında okusun. Bugün bir yerlere gelebilmişsek bunda sevgili öğretmenimizin çok büyük emeği var. Bafra'nın çocukları size minnettardır. Sevgili öğretmenim saygıyla ellerinden öper uzun ve sağlıklı bir yaşam dilerim.

Yazan-Öğrencisi Recep Yılmaz

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER !

  • BafraHaber Yorum
  • Aslan Gibi Bir Cumhuriyet Öğretmeninin Yaşam Öyküsü: Öğretmenim Şinasi Aslan içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 3
User defaultYorumcu-122681
06 Haziran 2019
18:38
  • Yorumcu-122681
  • 06 Haziran 2019
  • 18:38

Çok duygu içinde okudum.öğretmenlik mesleği ile herkese örnek olmuş,güzel evlatlar ve öğrenciler yetiştirmiş şinasi öğretmenimize sağlıklı mutlu ömürler diliyorum.

User defaultYorumcu-105449
04 Haziran 2019
20:15
  • Yorumcu-105449
  • 04 Haziran 2019
  • 20:15

Efendilik dürüstlük abidesi sevgili müdürüm sağlıklı mutlu uzun ömürler diliyorum üzerimizde çok emeğiniz var hakkını helal et allah sizden razı olsun.....kemal hh oğlu..

User defaultYorumcu-122523
03 Haziran 2019
17:56
  • Yorumcu-122523
  • 03 Haziran 2019
  • 17:56

Kendisini değil ama çocuklarını ve torunlarının bazılarını tanıdım yazıyı okuyunca bafralılar ne kadar şaslı olduklarını anladım allah uzun ömürler nasip etsin saygılar sayın öğretmenim. sabahattin aslan. çorum