Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenci kulüplerinin yönetimlerinin görevden alındığını ve öğrenci eylemlerinin yasaklandığını belirten Özdağ, “Ülkenin her yerinde nefes almayı zorlaştıran bir baskı gerçekleşiyor. Adeta düdüklü tencerenin düdüğü bile lehimlenerek kapatılıyor. Bu baskılar, bir toplumsal patlamanın arzu edildiğini gösteriyor” dedi.

Muhalefetin kriminalize edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Özdağ, “Birileri köşe yazılarında muhalefetin tasfiyesini önerirken, birileri de ‘Her gün birinizi, bir gün hepinizi alacağız’ çığlıkları atıyor. Bu kışkırtmalara karşı muhalefet sağduyulu olmalı ve hukuk içinde demokratik direnişini sürdürmelidir” ifadelerini kullandı.

Baskıların artmasının, rejimin güçlü olduğunu değil, aksine zayıfladığını gösterdiğini dile getiren Özdağ, “Bunu hem bir siyaset bilimi hocası hem de sahte bir belgeyle tutuklanan bir siyasi parti genel başkanı olarak söylüyorum” dedi.

Cumhur İttifakı’nın muhalefete “düşman savaş hukuku” uyguladığını belirten Özdağ, “Ancak AKP ve MHP’ye oy veren seçmenler benim kardeşimdir. Zaman zaman kırılıyorum, bize yapılanlar karşısında daha güçlü tepki göstermemelerine güceniyorum. Ama onların da bu duruma sevinmediğini biliyorum” ifadelerini kullandı.

Boğaziçi Öğrencilerine Mesaj

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine de seslenen Özdağ, “Her gün üniversitenize girerken, üniversitenizin rektöründen daha zeki olduğunuzu düşünerek girin. Rektörü sadece yüzünüzdeki gülümseme ile protesto edin. Bilin ki, o tarihin mağlup olanlarının tarafında” dedi.