EĞİTİM

Sakarya Anafen Dershanesinden Seminer

 
 87
Bafra Haber

 |  - Sakarya Anafen Dershanesinden seminer

Samsun`un Bafra İlçesinde Bafra Sakarya Dershanesi Anafen Şubesi tarafından Bafra Belediyesi Kışlık Kültür Merkezinde  gündüz öğrencilere, gece 2 seans  ailelere olmak üzere konuşmacı olarak İstanbul Fatih Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Efkan Yeşildağ tarafından seminer verildi. Öğrencilere `` Sınav Kaygısı ve Motivasyon ``, ailelere de ``Öğrenci Başarısında Ailenin Rolü`` konularında seminer verildi. 3 Seans yapılan seminerde saygı duruşu ve istiklal marşı okunması ile başladı. Seminere Bafra İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Yayla, Okul Müdürleri, Öğretmenler, Öğrenciler ve aileleri katıldı.
Bafra Sakarya Dershanesi Anafen Şubesi Müdürü M.Tahir Tekin yaptığı konuşmada, Sakarya Dershanesi Anafen Şubesinin başarıları hakkında bilgi verdi. ``Gençlerin en üst seviyede bilgilenmesi ve yarınlara hazır olması için en iyi imkânları hazırlamanın bilincinde olduklarını söyledi. Dershanelerinde hem eğitimi, hem de öğretimi en güzel şekilde yapmaya çalıştıklarını, yapılan bu tür etkinliklerle öğrenci ve aileleri bir araya getirdiklerini ifade etti.Velilerimizin duyarlılığı ve okullardaki öğretmen ve idarecilerimizin değerli katkılarıyla en seçkin okullara Sakarya Anafen Şubesi farkıyla ulaşan yüzlerce öğrencimiz, gururumuz ve sevincimizdir. Bu başarılar devam edecek ve Bafra`nın eğitimdeki sesi her geçen gün daha da artacaktır.`` dedi.

Öğrenci velilerinin yoğun katılımı ile gerçekleşen seminer oldukça heyecanla beğeni topladı.  İstanbul Fatih Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Efkan Yeşildağ verdiği seminerde, ``Sınav kaygısı, öğrencinin sınavla ilişkili çoğu gerçekçi olmayan olumsuz beklentilerinin yarattığı yoğun sıkıntı hissidir. Sorumluluk sahibi olan, bir hedefi olan ve bunun gerçekleşmesi için çaba gösteren her öğrencinin, bilgisinin değerlendirildiği bu tip sınavlardan önce kısmen kaygı duyması doğal ve gereklidir. Çünkü kaygı az miktarda ise kişi üzerinde motivasyon ve performansı arttırıcı etki gösterir. Ama kaygı istenen düzeyin üzerine çıktığında kişinin dikkat, öğrenme, bellek fonksiyonlarını olumsuz etkiler ve başarıyı ve motivasyonu düşürür. Stresin artmasıyla birlikte olumsuz düşünceler öğrencinin zihnini kaplamaya başlar.
Motivasyon, insanın istek ve ihtiyaçlarının farkına varması ve bunları gerçekleştirmek için harekete geçme eğilimine girerek gerçekleştirmesidir. Motivasyonu olumlu yada olumsuz olarak etkileyen unsurlardan bir tanesi de ailedir. Aile, farkında olarak yada olmayarak, gencin motivasyon düzeyini etkiler. Bu etkileme olumlu yönde olabildiği gibi zaman zaman da olumsuz yönde de olabilir. Aslında hiçbir anne ve baba, bu kadar önemli bir dönemde çocuğunun motivasyonunu olumsuz olarak etkilemek istemez. Ancak gencin iyiliği adına olduğu düşünülen bazı davranışlar ya da söylenen bazı sözler onu olumsuz yönde etkileyebilir; motivasyonunu düşürüp, kaygı düzeyini bir anda yükseltebilir. Bu da gencin kaygılı, mutsuz ve verimsiz bir hazırlık süreci içine girmesine neden olur. Eminiz ki hiçbir anne baba çocuğuna böyle bir zarar vermek istemez. Tam tersine çocuğuna böylesine önemli bir dönemde olumlu destek olmak, motivasyonunun artmasına yardım etmek ister. Kısaca her anne baba çocuğunun başarısının artmasında kendi payına düşeni en iyi şekilde yerine getirmek ister.
Motivasyonun sağlanmasında ailenin olumlu rol oynayabilmesinin ilk koşulu,genci anlamaktır. Ne denli zor bir dönem yaşadığının farkında olmak ve bunu da gence yansıtmak,yani hissettirmek gerekmektedir. Bunun olabilmesinin yolu da aile içinde "Olumlu bir iletişim ortamı" kurulmasıyla olur. Olumlu bir iletişim ortamının olduğu ailelerde, aile üyeleri birbirini tanır (zayıf ve güçlü yönleriyle), olduğu gibi kabul ederler, hiçbir koşula bağlı olmaksızın severler ve birbirine güvenirler. Böyle bir ortamda yetişen genç, sevildiğini, kendisine güven duyulduğunu, anlaşıldığını bilir bu da ona büyük bir güç verir.
Aile gencin zorluklarını anlamalı ve bunu ona aktarmalıdır. "Hem okulu hem dershaneyi birlikte götürmenin zor ve yorucu olduğunu biliyorum ve bu zor dönemde senin yanındayım, benden istediğin desteği vermeye hazırım." şeklinde bir ifade gencin aileye olan güvenini daha da pekiştirecektir. Anlaşıldığının farkına varan genç yaşadığı zorlukları rahatça ailesiyle paylaşacak, sorumluluklarını yerine getirme konusunda daha da titiz olacaktır.
Sorumluluktan söz etmişken hemen belirtmeliyiz ki, üniversite sınavına hazırlanmak sadece ve sadece gencin üzerindeki bir sorumluluktur. Bu sorumluluk ne ailenin ne de öğretmenlerindir.. Bu gencin, sorumluluğudur. Aile bu sorumluluğu gencin yerine üstlenmemelidir. Gencin eksik olduğu konuları, kapatması gereken açıkları, çalışmadığı dersleri saptamak,hangi derse ne kadar çalışacağını belirlemek ve takibini yapmak ailenin değil gencin sorumluluğudur. Aile, bu sorumlulukları gencin yerine üstlendiğinde gencin motivasyonu da doğal olarak düşecektir. Bundan dolayı aile, bu sorumlulukların gence ait olduğunu bilmeli ve gence uygun bir biçimde ifade etmelidir. Aileye düşen, sorumluluklarını üstlenen ve yerine getiren gence, istediği desteği sağlamaktır.Uygun bir çalışma ortamı oluşturmak, yaşadığı zorlukları aktardığında birlikte çözüm üretmeye çalışmak.
Çocuklarının motivasyonunu arttırmak isteyen aileler, çocuğun yapamadıklarının değil yapabildiklerinin üzerinde durmalıdırlar ki takdir edildiğini, desteklendiğini gören çocuk o davranışı daha da sık göstersin. Örneğin hafta içinde bir kez oturup ders çalışan gence "oturup ders bile çalışamıyorsun, ne zaman otursan bir bahaneyle kalkıyorsun, bakalım sınavda ne yapacaksın" gibi bir ifade kullanmak yerine “geçen gün kendi başına oturup ders çalışabilmen çok hoşuma gitti, seninle gurur duydum. Belki ilk başta biraz zorlanırsın ama hiç moralini bozma, bunun da üstesinden gelebilirsin" şeklinde bir ifade kullanmak, gencin kendi başına,başkasının uyarmasına gerek kalmadan çalışma davranışının artmasına neden olacaktır.

Mutluluğun şartlarını ;sağlık ,huzur, başarı ve paylaşmak üzere kuran Yeşildağ,
`Bizim aile yapımız babanın yönetiminde ata erkil değil ana erkildir. Anneler evlerimizin güneşidir. Sevgisiyle ve şefkati ile evlerimizi donatan bu haliyle de evlerimizi düzenleyenler annelerdir. Baba ise evde güç, güven ve otoritedir. Çocuk yetiştirirken dikkat edilmesi gereken ana unsurlar ve püf noktaları üzerinde önemli açıklamalarda bulundu.
`Çocuklarınız adına hedefler koymaktan vazgeçin. Kendi hedefleri konusunda çocuklarınızı cesaretlendirmelisiniz. Çocuklarınızın eğer paylaşma duygusunu kazandırırsanız, kıskançlık duygularıları kendiliğinden azalacaktır.`
Seminerinde anne, babalara seslenen Yeşildağ `evde herkes kendi rolünü oynasın` Yeşildağ,`Biz ve rüyalarımız, bizden öncekilerin eseri olduğu gibi, çocuklarımız ve onların hülyaları da bizim onlara bırakacağımız mirasımız olacaktır.`` dedi.
Seminerin sonunda yapılan ara deneme sınav ve yarışmalarda dereceye giren öğrencilere, öğretmenlerine ve okullarına Delta Koleji tarafından çeşitli ödüller verildi.

  • BafraHaber Yorum
  • Sakarya Anafen Dershanesinden Seminer içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0