Bafra’da yaşayan H.B.A., hastaneye gitmek üzere yola çıktığı sırada polis ekipleri tarafından durduruldu. Polislerin kimlik kontrolü sırasında tüm kişisel bilgilerini verdiğini belirten H.B.A., buna rağmen 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca 1.406 TL idari para cezasına çarptırıldı. H.B.A.’nın avukatı Enes Uyar, karara itiraz ederek cezanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirtti.

İtiraz dilekçesinde, H.B.A.’ın hastaneye acil bir şekilde yetişmekte olduğu, kimlik bilgilerini sözlü olarak verdiği ve cüzdanının arabada kaldığını ifade ettiği vurgulandı. Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliği, polis tarafından gönderilen belgelerle birlikte savunmaları değerlendirdi. Mahkeme, H.B.A.’ın kimlik bilgilerini vermekten kaçınmadığını, aksine bilgilerini rızaen sunduğunu tespit etti.

Mahkeme, “kabahatin unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle kesilen idari para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi ve cezanın iptaline hükmetti. 

Ayrıca mahkeme, keyfi işlem nedeniyle açılan davada haklı bulunan taraf lehine, ceza tutarı olan 1.406 TL’nin , itiraz edilen kurumdan alınarak avukata vekâlet ücreti olarak ödenmesine hükmetti. Böylece kamu kaynakları, hukuka aykırı işlem nedeniyle bir kez daha zarara uğradı.

Bu karar, vatandaşların haklarını bilmesinin ve keyfi cezalara karşı yargı yoluyla mücadele etmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.