Karamanlı Yazardan Bir Bafra Hikayesi: Tespih Tanelerinde Bafra

Bafra Belediyesi'nin "Bir Bafra Hikâyesi" konulu hikâye yarışmasında 3. olan İbrahim Şaşma'dan Bafra'ya övgüler.
Yazarımız Oktay Zerrin, "Bir Bafra Hikâyesi" konulu hikaye yarışmasında 3. olan Karamanlı İbrahim Şaşma ile internet üzerinden bir röportaj gerçekleştirdi.
Şaşma, yarışmaya nasıl katıldığını, Bafra’ya olan ilgisinin sebebini açıkladı ve öyküsünden bir kısmı okurları ile paylaştı.
Bafra Belediyesi'nin düzenlediği "Bir Bafra Hikâyesi" konulu hikâye yarışmasında 3. olan İbrahim Şaşma, Karaman'dan katılmasına rağmen Bafra'yı çok sevdiğini ve yarışmayı kazandığı için mutlu olduğunu söyledi.
Şaşma röportajda, şunları kaydetti:
Karaman ilinde yaşayan bir Karamanlı olarak; bu şehri görmüştüm, ancak uzun vadede şehirde kalmamış ve manevi derinliklerine inememiştim. Yine de askerlik görevimi yaptığım bir şehri kaleme almak çok zor olmayacaktı benim için. Yaşanmışlıklarımla, yaşanmamışlıklar arasında kalarak Bir Bafra Hikâyesi konulu yarışmaya katılmak istemiştim.
Güzeldi, Karaman ilinde Bafra’yı kaleme alırken o şehrin sokaklarında dolaşmak, o şehri yeni baştan solumak gerçekten güzeldi. Yazarken daha bir sevdim Bafra’yı. Yağmurlarının serinliği geldi haneme.
Şöyle bir paragraf geçiyordu öykümde. “Öpüp alnıma götürdüğüm bir ekmeğin tadında sevmiştim bu şehri. Dudaklarıma değecek bir katre su gibi. Issız gönlüme isabet eden davudi bir sesleniş, dervişçe bir hu gibi. Avuçlarına Kızılırmak'ın kına yaktığı bu şehirde, zarafet ve letafet ile bezenmiş bir kalbin sahibine, ehl-i aşka, zamanın tanığına ve medeniyetler otağına koşulsuz teslim olduğumu biliyordum. Çünkü ben bu müştak bakışlı, göğsü tarihten simli sırmalı, nakışlı şehri çok seviyordum.”
Böyle başlamıştım Bafra konulu öyküme. Yazarken Bafra'da idim sanki. Uzaktan seyrediyormuşum gibiydim. En güzelini yazmalıydım. Ki yazarken ben değil, Bafra kazanmalı ve günyüzüne çıkmamış güzellikleri ön plana çıkarılmalıydı. Bu minvalde yüreğim kalemim şu sözlerle kağıda değiyordu:
“Doğup büyüdüğüm, çocukluk ve gençlik yıllarımı en duru halimle yaşadığım Bafra, cümle hüznüme ve sevincime şahitlik etmişti. Hayatı burada tanımıştım ben. Pazar günü demek, babamın elinden tutup fırına pide yaptırmaya gitmek demekti. Bana Gençlik Caddesi'nden, Ballıbaba Dondurması alması için babamı çekiştire çekiştire; külahların gölgesinin altına götürmek demekti. Sokaklarını ağır ağır adımlarken; kendimi gökyüzüne yakın bulduğum bu şehirde, Çetinkaya Köprüsü’nün tam ortasında şair olduğumun farkına varırdım.”
Şaşma, yarışmada üçüncülük ödülü almaktan dolayı onurlandığını belirterek, "Böyle bir minvalde katılmış olduğum bu yarışma neticesinde üçüncülük ödülü almak beni haliyle onurlandırdı. Bu vesile ile asıl ödülümün Bafra'yı yeni baştan görmek olacağını düşünüyorum." dedi.
Röportajın sonunda Bafralılara selam ve sevgilerini ileten Şaşma, yarışmayı tertipleyen Bafra Belediyesine, destek veren diğer kurumlara, tüm Bafra ve Samsun'a ve röportajı gerçekleştiren Oktay Zerrin'e teşekkür etti.
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın