Samsun`un Bafra ilçesinde bulunan Karaköy Tarım işletmesinin özelleştirmesine karşı çıkan işçiler ve bölge köylüleri basın açıklaması yaptı.
Karaköy işletmelerinin bulunduğu samsun Sinop karayolunun kenarında basın açıklaması yapan köylüler ve işçiler işletmenin özelleştirilmemesini istediler. Arazinin 30 yıllığına Diyarbakırlı bir şirkete kiralanacağını söyleyen işçiler hükümete seslenerek özelleştirmenin durdurulmasını istediler.
Bölge köylüleri ve işçiler adına basın açıklaması yapan Samsun Tarım İş Sendikası Şube Müdürü Yusuf Koçoğlu, "Yapılan Karaköy Tarım işletmesinin heba edilmesi istenmektedir. İşletmemize yıllardır bilinçli olarak yatırım yapılmamış ve kuruluş aşamasında ki köhnemiş sistemle bu güne kadar çalışanların özverileri ile gelinmiştir. Sadece işletmemizde bulunan Jersey ırkı sığırlar 60-70 yıldan beri Karadeniz bölgesine damızlık ve sperm olarak dağıtılmıştır. Ayrıca Jersey ırkı sığırlar Karadeniz sahil şeridi iklimine uyumlu hayvanlar olduğundan iç bölgelerde yetiştirilmesinde adaptasyon sorunları olmasına rağmen işletmemizden tamamen kaldırılacaktır. Daha öncede işletmemizde ıslahı yapılan ve uzun bir çalışma gerektiren ilçemizin ismi verilmesine rağmen Bafra koyunu da Amasya`ya taşınmıştır. Maalesef o zamanda kimse sesini çıkartmadığından bölgemiz ekonomik bir değerini ve markasını elinden kaptırmıştır. 1987 yılından beri özellikle Karadeniz bölgesine hizmet veren dondurulmuş sperm laboratuvarda sahip çıkılmama durumu ile atıl duruma getirilmiş çürümeye terk edilmiştir. Şu anda spermalar yurt dışından yüksek paralar karşılığında ithal edilmekte boş yere elimizde ki kıt kaynaklar heba edilmektedir. Bölgemizde iş sahası olarak elimizde kalan son işyeri kapatılmak için çalışma başlatılmıştır. Bugün veya yarın işletmeyi 30 yıllığına Diyarbakırlı bir şirkete kaptırmak üzereyiz. İşçi soruyor, halk soruyor, Samsun soruyor Karaköy tarım İşletmesinde çalışan işçilerimizin ve personelin çocuklarının eğitimi ailelerin bu kış ayında perişan olacakları Samsun`un siyasileri hiç mi bu insanları düşünmüyor. Neden sahip çıkılmıyor. Karaköy tarım İşletmesinde bulunan Jersey ırkının başka bir bölgede yaşama sansının olmadığı bilinerek neden bu hayvanlar zayi ediliyor. Samsun ve Bafra ekonomisine vereceği zararlar neden hesaba katılmıyor. Dünya standartlarında Jersey süt ortalaması 15 kilogram iken Karaköy tarım İşletmesinde sağlamış olduğu uyum nedeniyle 16 buçuk kilograma kadar çıkmaktadır. AKP iktidarı sayın başbakanımız Tayyip Erdoğan Karadeniz benim. Karadeniz sahipsiz değil, Karadeniz`e burada sahip çıkılması lazım. Karadeniz`in elinde ki işletme insanların ekmeği aşı emeği bir başka yere heba edilmemeli." dedi.
Sarıköy Köylüsü Kurtbey Şenkol," İşletmenin 18 bin dönüm arazisinin 10 bin dönümü birinci derecede sit alanı içerisindedir. Kiralaması şu anda yasaktır, bizim kendi arazilerimizin içinde sit alanı olduğu için biz ekimini dahi yapamıyoruz. Devlet yasaklıyor ama burada Karaköy harası içinde ki 10 bin dönüm sit alanı arazisini nasıl özelleştiriyor onu da vatandaş olarak bilemiyoruz. Bize oldu mu yasak, şirket oldu mu serbest." şeklinde konuştu.
Karaköy tarım İşletmesinde 8 yıldır çalışan İhsan Demirci, "Bu işletmemizin kapanmamasını istiyoruz. Jersey ırkının buradan gitmemesi için yetkililere sesimizi duyurmak istiyoruz. Burada koyunumuz bardı aldılar götürdüler, burada olmayan koyun hiçbir yerde olmaz. Şimdide Jersey ırkını götürmek istiyorlar. Biz buna karşı çıkmak istiyoruz." dedi.
Bir işçi annesi de " Burayı doğuluya verecekte bu köylü ne yapacak işçi ne yapacak işçi nereye gidecek bu kış gününün ortasında. Anca Karadeniz`e sahip çıkıyorum diyor neye sahip çıkıyor. Ne vermişler Karadeniz`e " diyerek tepti gösterdi.
Yapılan basın açıklamasına destek için gelen Milliyetçi hareket Partisi Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, hükümetin özelleştirme politikalarını eleştirdi. Şimşek, "11 yıldır Adalet ve Kalkınma Partisi ülkemizi yönetiyor ve bugünkü geldiğimiz noktada da ülkenin nerelere savrulduğunu, ne şekilde nerelerde yolsuzluklar talan, hırsızlık her şey artık ortaya çıktı. Yani ver kurtul ve sat kurtulcu bir yaklaşımla ülke idare edilmektedir. Şimdi burada olanda budur. Adalet ve Kalkınma Partisi ülkeyi bir ticaret mantığı ile yönetmeye çalışıyor. Ya da bir hukuk devletinden gün geçtikçe uzaklaşıyoruz. Son zamanlarda ki yolsuzluk tartışmalarını hep birlikte izliyoruz. Bir hükümet görevlisi hem başdanışman hem milletvekili olmaz diyor, öteki meclis başkanı anayasanın 138. Maddesi ölmüştür diyor. Nedir 138. Madde yargının bağımsızlığını düzenleyen madde, kendi içlerinde de anlaşmazlıkların olduğu ortaya çıktı. Hem hukukun olmadığından söz ediliyor, hem de devlette paralel bir yapılanmadan söz ediliyor. Şu karmaşada baktığımızda ülkenin neleri satılmış neler yapılırken yolsuzluklar yapılmış gerçekten insanın aklı hayali duracak boyutta bulunuyor. İşte burada da bugün Haramızın 30 yıllığına kiralanması söz konusu ve bunu TİGEM Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü burayı ihaleye çıkartıyor. Adalet ve kalkınma Partisi sosyal devlet olma ilkesini bu özelleştirmelerle tamamen ret eder tarzda davranıyor. Devletin menfaatine burada bir şey yok. Vatandaşın menfaatine bir şey yok burada yani sat kurtul ver kurtul mantığı devletin önemli şirketlerini önemli işletmelerini milli değeri olan işletmeleri bu zamana kadar Adalet ve kalkınma Partisinin nasıl sattığın ı gördük." Şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından toplanan vatandaşlar olaysız bir şekilde ayrıldı.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!