SİYASET

Karabıçak`tan Akp`ye Sert Eleştiriler

 
 236
Bafra Haber

 |  - Milletimizin geleceği, devletimizin bekası adına her türlü hassasiyeti gösteren ve bunun için mücadele veren MHP`nin Güçlü Lideri Dr. Devlet Bahçeli.

Milletimizin geleceği, devletimizin bekası adına her türlü hassasiyeti gösteren ve bunun için mücadele veren MHP`nin Güçlü Lideri Dr. Devlet Bahçeli, 31 Ekim 2010 tarihinde Türk Milliyetçilerini ve Ülkücüleri Ankara`da bir araya getirerek `Millet ve Devlet bekası için Güç Birliğini` oluşturmak için hazırlığa başlamıştır.

31 Ekim 2010 tarihinde on binlerce kişinin bire bir davet edildiği bu kucaklaşma günü Türkiye adına varoluş ve diriliş günü olacaktır.

Hedef tahtasına yerleştirilen Türk Milliyetçileri, Başkent Ankara`da buluşmanın, birleşmenin, `Güç Birliği` yapmanın motivasyonu ile Türkiye üzerinde AKP üzerinden uygulamaya koyulan emperyalist tezgahlara karşı topyekun milli bir uyanışa ve harekete geçecektir.
Türk Milliyetçilerinin kucaklaşması ve mücadelede tek yürek, tek bilek olması için büyük kararlılık içinde olunduğu bir kez daha gösterilmiştir.

AKP iktidarının taşeronluğunu üstlendiği ihanet politikalarını rahat gerçekleştirmek için MHP`siz bir meclis hedefi amacıyla her türlü siyasi tezgâhı faaliyete geçirdiği bu dönemde, MHP`nin Türkiye için vazgeçilmez bir konumda olduğunu ülke için kaygı duyan herkes kavramıştır.
AKP`nin önündeki tek engelin MHP olduğu gerçeğini anlamamak için herhalde akıldan ve algıdan mahrum olmak gerekir.

Ülke bir felaketin eşiğine getirilmiştir.Türkiye bir bölünmeye doğru hızla yol almaktadır.
Ülkenin ilk etapta federasyona dönüşmesi ve sonrasında da parçalanması 2011`de yapılacak seçim sonucuna göre karara bağlanacaktır. Bu artık tartışmasız bir gerçektir.

Bu parçalanma Tayyip Erdoğan`ın Eşbaşkanı olduğu ABD`nin Büyük Ortadoğu Projesine(BOP) göre Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı kalmayıp bütün Anadolu`yu kapsamaktadır.
Türkiye`nin karanlık bir döneme doğru sürüklenmeye çalışıldığı tespitini de referandumdan sonra PKK terör örgütü ile yapılan pazarlıklardan şimdi daha iyi anlamaktayız.
2011 Temmuz ayında yapılacak olan milletvekili genel seçimi Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan bütün seçimlere bedeldir.

Çünkü bu seçimin sonucu Türkiye Cumhuriyeti`nin geleceğini belirleyecektir.Herkes bir defa daha düşünmek ve doğru karar vermek zorundadır.Bizim duruşumuz da, kararımız da bellidir.
Dün neyse bugün de odur.Bu ihanet çemberi ve kuşatma mutlaka kırılacaktır.
Dün Çanakkale`de, Dumlupınar`da, Sakarya`da gördük. Emeller aynı, yöntemler benzer, işbirlikçiler tanıdık.


Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü, bu vatanın birliğini her şartta savunmaya devam edeceğiz.
Hiçbir oyun, hiçbir tehdit, hiçbir menfaat bizi bu yoldan döndüremez.
Bunları durduracak MHP`den başka hiçbir `fren sistemi`de kalmamıştır.
MHP`nin milli direnişi ve bu direniş karşısında kimlerin rahatsız olduğuna bakılırsa MHP`nin milleti millet yapan değerler için koruyucu zırh olduğu anlaşılacaktır.
Referandum sürecinde gördük, AKP bu zırhı delebilmek için Ülkücü-Milliyetçi etiketi yapıştırdığı bazı kişileri kullanmış ve onları başka kullanım sürecine kadar kaldırdırıp bir köşeye atmıştır.
Türk Milliyetçiliği düşmanlığını parti felsefesi haline getirmiş AKP`nin Türk Milliyetçilerini kendi değerleri ile tuzağa düşürmeye çalıştığını tüm boyutları ile gördük.
MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli bu konuda hangi uyarıyı yaptıysa bugün hepsinde bir bir haklı çıkmıştır.


İmralı`daki Teröristbaşı`nın, Kandil`deki PKK`nın, meclisteki BDP`nin, Erbil`deki Barzani`nin mutlu edildiği bu süreçte, Türk Milliyetçilerinin `Millet ve Devlet Bekası İçin Güç Birliği` adına kucaklaşmak için gün saymaya başlaması, tüm karanlık oyunların bozulacağının müjdesidir.
Türk Milleti için diri olmanın, bir olmanın mekanizmasını her daim Türk Milliyetçileri sağlamıştır.
MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli`nin `Hedef mutlaka tek başına iktidar olmaktır ve yapılacak olan Genel Seçimler Türkiye`nin son şansıdır.` İfadesini her Türk Milliyetçisi-Ülkücü çok iyi okumak durumundadır.


Mecliste bulunacak daha güçlü ve tek başına iktidar olan bir MHP, her türlü oyunu bertaraf edecektir.


31 Ekim 2010 günü gerçekleşecek kucaklaşma, bunun sözleşmesinin yapıldığı gün olacaktır.
İnanç, azim ve mücadele ruhu ile oluşan dava adamlığı `Millet ve Devlet Bekası İçin Güç Birliği`ni` oluşturan ana faktör olacaktır.


Anı Harabelerinde Cuma Namazı ile başlatılan milli ve manevi değer yüklü yolculuk, MHP`nin hayırlı yürüyüşünü taçlandıracaktır.


31 Ekim 2010 tarihinin benliği, sen ben kavgasını, dargınlığı, küslüğü, yılgınlığı bir kenara bırakarak davanın temel ölçüleri etrafında `Güç Birliği` yapılmasını gerektiren bir gün olduğu her Türk Milliyetçisi-Ülkücü anlamalı, kavramalı ve bu mücadelede ben de varım diyebilen herkes bu davete katılmalıdır.

  • BafraHaber Yorum
  • Karabıçak`tan Akp`ye Sert Eleştiriler içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0