1915 Olaylarıyla İlgili Ermeni İddialarının Reddedilmesini Suç Sayan Yasa Teklifinin Fransız Meclisi`nde Kabul Edilmesinin Ardından, Memur-sen ve Diyanet-sen Bafra İlçe Başkanı Fransa Parlamentosunu yazılı bir basın açıklaması ile kınadı. Kalyoncu yazılı olarak yaptığı basın açıklamasında şu sözleri kaydetti: “Türk Milleti, tarihinin hiçbir döneminde soykırım gibi insanlık suçu olan bir ayıbı asla işlememiştir.” Fransa Ulusal Parlamentosunun siyasi kaygılarla tarihi bir yalanı tek taraflı ele alarak Türk Milletini suçlu göstermeye çalışması Fransa Devleti’nin tarihine kara bir leke olarak düşecektir. Tarihte yaşananlar siyasi parlamentolarda değil, tarihsel belgeler ve arşivler ışığında tarihçi bilim adamları tarafından ele alınmalıdır. Tek taraflı, yalan ve objektif olmayan olayların siyasi kaygılarla parlamentolarda oylanması tarihi gerçekleri asla değiştirmeyecektir. Fransa Parlamentosu, yalnız sözde ermeni soykırım iddialarına yalancı şahitlik yapmış olmayacak, aynı zamanda insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde fikir ve düşünce özgürlüğünü de ortadan kaldırarak büyük bir demokrasi ayıbına imza atmıştır. Bu tek taraflı, yanlış, hukuk dışı ve tarihi gerçeklerden uzak yasayı Fransa Ulusal Parlamentosuna taşıyanları şiddetle kınıyoruz. Parlamentosunda sözde Ermeni Soykırımı`nı inkâr edenlerin para ve hapis cezası almasını öngören yasayı onaylayan Fransa`nın, Cezayir`de işlediği soykırım ve gerçekleştirdiği katliamın izleri bugün hâlâ sürüyor. Bir asır süren Fransız sömürge yönetimi boyunca, o zaman 9 milyon civarında olan Cezayir`de 1,5 milyon kişi hayatını kaybetti. Buna ilaveten sınırlara yerleştirilen elektronik kablolar ve toprak altına gömülen mayınlardan dolayı da on binlerce insan yaşamını yitirdi. Cezayir halkının, sömürge yıllarından kalan çile ve ıstırapları bugün hala devam ediyor" dedi. Fransa`nın 1960`lı yıllarda nükleer silah elde etmesinin ardından Cezayir topraklarında gerçekleştirdiği nükleer denemeler sonucunda meydana gelen ölüm, hastalık ve fiziksel dezenformasyonlara maruz kalan Cezayirlilerin sayısının 100 bini geçtiğini hatırlatıyor, Fransız askerlerinin Cezayirli direnişçilere dış yardımı ve silah tedarikini engellemek amacıyla, ülkenin batısından başlayıp Tunus sınırına kadar olan bin 500 kilometre boyunca elektrik kabloları döşediğini belirten kalyoncu, Fransa, bu bölgeleri mayınlardan temizlemediği, daha da önemlisi, mayınların yerlerini gösteren haritaları Cezayirli yetkililere vermeyi reddettiği için bugün hâlâ birçok vatan evladı bunlara kurban gitmektedir. Fransız sömürgesinin kültürel boyutuna da değinen Kalyoncu, "Fransızlar, ülkemizin Osmanlı dönemi ve öncesine ait bütün belge ve arşivleri alıp ülkelerine götürdükleri gibi Cezayir`de Arapça okuma ve yazmayı yasaklamışlardı. Öyle ki sömürge yıllarında Arapça okuma-yazma oranı yüzde 90`lara kadar gerilemişti." Diye vurguladı. Son 10 yıl içerisinde, demokrasi, sivil siyaset ve insan hakları alanında çok büyük mesafeler alan Türkiye, Fransa`nın ve Batılı devletlerin kartlarını elinden aldı. Klasik kartlarını kaybedenler, şimdi baskı yapmak için alternatif kartlar arıyorlar, bunlardan biri de ermeni dosyasıdır. "Fransa, ta başından beri Türkiye`nin AB`ye üye olmasına karşın, ayrıca Ortadoğu`da her gün giderek artan Türk rolünden de rahatsız. Her şeyden önemlisi, Fransa kendi eski sömürge bölgelerinde, yani Afrika`da, Türkiye`nin ekonomik varlığından son derece rahatsız"
Fransızlar kendi tarihlerine ihanet etti, unuttu. Fransa önce Cezayir`de 1 milyon insanı niçin katlettiğini izah etsin. Kurtuluş Savaşımız sırasında Antep`te, Maraş`ta, Urfa`da ne arıyordu` Söylediğim yerler Fransız toprağımıdır` Bizler, Kurtuluş Savaşı`nda kesinlikle soykırım yapmadık. Vatanımızı savunduk. Eğer Ermenilere bir zarar gelmişse Osmanlı topraklarında bunun en büyük sorumlulardan biri Fransa`dır. Ermenileri örgütleyip, silahlandırıp Osmanlıları, Türkleri arkadan vurmak için ellerine silah veren Fransa değil midir` ‘Ermeni soykırımı AB planıdır, emperyalist bir yalandır. Sayın Fransız milletvekilleri, bu yasanın çıkması Türk-Ermeni ilişkilerini daha da kötüleştirmeye yetmez. Ancak Türk-Fransız ilişkilerini bozmaya fazlasıyla yetecektir. Bu yasa, halklar arasında düşmanlık yaratma yasası olarak tarihte bir ilk olacaktır. Ve yasalaşması halinde çiğnenen ilk yasa olarak tarihte yerini alacaktır. Bizler, bugün, çıkarılacak olan bu yasayı şiddetle kınadığımızı ifade ediyor, Yasa tasarısını hazırlayan ve oylayacak olan milletvekillerine sesleniyoruz: Nedir bu telaşınız` Bu yasa tasarınızı, çıkarmak için çabaladığınız dünya savaşını hızlandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Sayın milletvekilleri sizleri uyarıyoruz: bu Yasa ile birlikte onurunuzu da çiğneyeceksiniz! Çiğnenmekle kalmayacak yasanın altında ezileceksiniz! Bizden söylemesi.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!