Cumhuriyet Meydanı mevkinde bir iş yeri işletmecisi sürekli hırsızların mağduru olduğunu belirterek, öğle saatlerinde tekrar hırsızlık yapan bir şahıs tarafından mağdur edildiğini söyledi.
Öğle saatlerinde bir şahsın iş yerinden iki adet gözlük çaldığını söyleyen İşyeri sahibi Nuri Başaloğlu, hırsızı yakalayıp polise teslim etmesi halinde mağduriyetinin giderilmediğini ve polislerin kendisine ters tavırlar sergilediğini iddia etti.
Nuri Başaloğlu mağduriyetini şu şekilde aktardı:
Bafra`da Meydan Mevkinde ticaret yapıyorum. Bu gün öğle saatleri içerisinde iş yerimize bir kardeşimiz hırsızlık yapmak üzere geldi. 2 adet gözlüğümüzü çalıp gittikten sonra kendisini iş yerimizin ilerisinde bulduk. Daha sonra bu kardeşimizi, gözlüklerle birlikte emniyet görevlileri polise teslim ettik.
Emniyette bu kardeşimizin yaşı 18 yaşının altında olduğu ve bu nedenden dolayı savcının da fazla bir şey yapamayacağı söylendi. Bende o zaman vazgeçiyorum, siz biraz bu çocuğu korkutun bir daha yapmasın, bende iki tane gözlüğümü alayım dedim.
Yapılan aramada çocuğun cebinden 1 tane gözlük çıktı. Çocuk 1 tane gözlük var diyor ama kamera kayıtlarımızda 2 tane var. Bu sefer polis 2 tane gözlük varsa davacı olacaksın. Tamam davacı olayımda davacı olunca hiç bir şey olmayacak ki. Olan bana olacak. Ben işimi gücümü bırakacağım, orada bir saat bekledim zaten 1 saat Asayiş şubedesin,sonra çocuk şubeye gideceğiz, çocuk şubede ifademiz alınacak.
Polisler ve çocukla beraber gidiyorum, ne olduğumuz belli değil. Kelepçede takabilirler yani ikimizde aynıyız çünkü. İfademiz alındıktan sonrada savcılığa çıkacağız. Orada da ifade vereceğiz. Sonra savcı 18 yaşının altında olduğu için hırsızlık yapan çocuğu serbest bırakacak, beni de serbest bırakacak, niye davacı olayım o zaman?
Bende dedim ki ailesinden birisi gelsin benim zararımı tanzim etsin. Madem gözlüğümün birisi iyi diğerinin bedelini ailesi ödesin. poliste bana o zaman davacı olacaksın diyor. O zaman hiç bir şey çıkmayacak ben dükkanımdan 3-5 saat uzak kalacağım. Polislerle birlikte sokaklarda şubelerde, savcılarda gezip dolaşacağım. Bana deseler ki saat 4`de gel savcılıkta ifade vereceksin ona da kabul ama yok bizle beraber gideceksin bir yere gitme diyorlar.
Niye ben suçlu muyum? Birde polisler bana bağırıp çağırıyor. Çocuğa bir tane bağıran yok. Diyorum ki çocuğa bir kötü konuşun çocuk korksun, yok eskidendi onlar şimdi bir şey yapamayız. Çocuğa bağırmayıp bana bağırdıklarını söyleyince dediler ki tutanak tutalım buna. Neyin tutanağını tutuyorsunuz ya. Polise ben laf söyleyemiyorum, tutanak tutacaklar bunları söylediğimden dolayı ama hırsızlık yapana hiçbir şey yok. Bu iş Nasrettin Hoca`nın fıkrasına döndü kazan olayına döndü.
Biz şimdi davadan da vazgeçtik şikayetten de vazgeçtik, gözlüklerden de vazgeçtik. Böyle kanun olur mu? Ben şuanda gözlüklerin ikisini de devlete bıraktım geldim. Adam malımı aldı, aldılar adamı orada el bebek gül bebek oturuyor. Kimsede azını açıp bir şey diyemiyor.
Buna benzer bir olay 25 gün öncede başımıza geldi. İki küçük çocuk iş yerimden tespih çaldılar. Koşarak kaçıyorlar bunları meydanda polis karakoluna yakın, çok yakınında, belediyenin ön tarafında yakaladık. Bende korksunlar diye karakola verdim. Çocuklar zaten korkmuşlardı bende polislere, davacı değilim korksunlar diye getirdim dedim.
Poliste bana sen bunları buraya getirmekle suç işledin dedi.
Amirim dedim ben bir şey çalmadım, bunlar çaldı. Yani ben mi suçlu oldum şimdi, nasıl oluyor bu dedim. Senin bunları buraya getirmen bir şey ifade etmiyor zaten bunlar küçük dedi. Orada çocukların ifadelerini alıyorlardı. Çocuklar diyor ki, `Bizi 19 yaşındaki abiler bizi oraya gönderdi. Oradan tespih al , şunu alın bunu alın diye.Onlar gönderiyor.` diyor. Çocuklar böyle bir ifade veriyor, polisler ben şikayetçi olsam da olmasam da bunun hakkında işlem yapmıyorlar. Çocuklar bir ihbarda bulunuyor, bir kamu yararı var.
İki tane büyük denilen çocukların dahi kim olduklarını sormuyorlar. Kimdir bir bakın belki yarın bi gün bu çocukları daha kötü bir yola teşvik eder. Bunları bulmak devletin görevi değil mi illaki bizim mi şikayetçi olup ta peşlerine gitmek zorundayız. En azından bunun doğru olup olmadığını araştırsanız, baksanıza, kim olduklarını dahi sormuyorlar. At imzanı yolla gitsin.
Anlamış değilim artık biz iş yerimiz de hırsızlık yapanlara çalın gidin hiç bir şey yapamayız. Seni dövsem ben suç işlerim, polise versem ben suç işlerim hırsız haklı çalsın alsın gitsin. Çalanlara kolaylık var yani bunu da söyleyeyim hırsızlara hepsi alsın gitsin.
Hırsızlara hiç bir şey olamaz karakolda, esnafı , insanları bunaltmak prosedürü filan polis zaten sen şikayetçi olma diye uğraşıyor. Yeter ki sen burada at ki imzayı ayaklarımızı uzatıp oturalım. Orada da kameralar var bakın. Suçlu olan biz olduk yani.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!