Biz siyasiler ahlaksızlaştık, kendimi de koyuyorum diyen İYİ Parti'nin Bafra Belediye Başkan adayı Hamdi Yıldız, seçim harcamaları ile ilgili iddialar ile ilgili olarak, “Ben bunu Hamit Kılıç’a hiç yakıştıramadım.” dedi.

Mahalle ziyaretlerine devam eden Hamdi Yıldız, harcamalar ve dürüstlük üzerinden Hamit Kılıç’a şu sözlerle yüklendi: 

Bafra Belediyesinin ciddi bir tasarrufa ihtiyacı var. Biz siyasiler ahlaksızlaştık. Kendimi de koyuyorum içine. Biz siyasiler çok ahlaksızlaştık. 

Milletin bütçesi olan paraları biz kendi seçim kampanyalarımızda kullanamayız. 

O da haram. Asıl hak o.

Beş vakit kılarsın kılmazsın, içersin  içmezsin, kumar oynarsın oynamazsın.

Hiçbirimiz evliya değiliz. Benim de hatam vardır. Ben ne melakeyim ne evliya.

Ben de bir insanım.

Ama bu milletin, bu devletin paralarına, kasasına, garip gurebanın hakkı olan paralara el değdiremezsin.

Milyonlarca parayı seçim kampanyalarında belediyenin bütçesinden yürütemezsiniz.

Ben bunu Hamit Kılıç'a hiç yakıştıramadım. 


Adaletli olacağız, hakkaniyetli olacağız. 

Dürüstlükten bahsedip, haktan bahsedip inanç değerlerimizden bahsedip bu  milletin paralarıyla çikolata parası, lokum parası, kaymaklı lokum parası, şimdi bir de dondurma parası…

Öyle bir şey yok.

Ben böyle bir şeye müsaade etmem.


Oradaki o bütçeleri tasarruf altına alsak okuyan gençlerimize burs olarak, geçinemeyen ailelerimize, çocuğunun sırtına gocuk alamayan, ayağına ayakkabı alamayan  ekmeği sayarak alan halkımın hizmetine sunacağız.


Öyle bir şey yok.

Sat o zaman kendi dairelerini seçim kampanyasında kullan.

Biz de  yürütüyoruz seçim kampanyası.


Adam diyor ki bana bir iban numarası ver.

Çok teşekkür ederim, bizim paraya ihtiyacımız yok diyorum. 

Ben Sana ibam numarasını verirsem, buraya bir miktar para verirsen, karşılığında ne isteyeceğini ben bilirim.

Ben diyorum ki ver bakayım Murat Şahin bin lira. Adem Demir ver bakayım iki yüz bin lira.

Emrah sen de şu masrafları karşıla. 

Diğer meclis üyeleri burada, başkanım burada, arkadaşlarım burada.

Aldığımı zaman gebe kalırız, onları memnun edemeyiz.

O zaman sizin haklarınızı, hukuklarınızı, arsalarınızı, parsellerinizi o müteahhitlere peşkeş çekmek zorunda kalırım ben.

Ben sizden bir çayı isterim.

Şu masrafı bin lira, iki bin liraya karşıla, çayı çorbayı gönder derim.

Ama hiçbir yazıhane siyasetçisinin sağlayacağı parayı almam ondan. Ben bu halkıma güveniyorum.


Benim sermayem sizsiniz.

Ben ne falan sülalenin çocuğuyum, ne falan sermayenin.

Altmış yaşında, altmış kiloluk rahmetli ormancı Nuri’nin oğlu Hamdi Yıldız ben.

Beni ben yapan benim halkım, onun gönlü. Onun bana itimadı, onun bana inancı. Ben bu sermayeyi hayatta batırmam. 


Ben halkımı seviyorum.

İstiyorum ki şu dünyadan göçmeden rahmetli Ali Kale gibi bir bir iz bırakalım.

Bafra’nın problemlerini çözelim. Beraber yönetelim.

Devletin bütün imkanlarından biz de faydalanalım. 

Kurumlar arası diyalogu sağlayalım.

Hizmetleri hızlandıralım.

Adaletten ve hakkaniyetten hiç ayrılmayalım.

Haksızlık yapmayalım. Yolsuzluk, hırsızlık yapmayalım yaptırmayalım.