BAFRA

Göksu Koç’un Kaleminden Gül Kefeli İle  “bir Zamanlar Bafra” 

 
 1460
Göksu Koç’un Kaleminden GülKefeli İle  “bir Zamanlar Bafra”  - Bafra Haber muhabirlerinden Göksu Koç’un 12 yıl önce Gül Kefeli ile gerçekleştirdiği röportaj. 
Bafra Haber

Bafra Haber muhabirlerinden Göksu Koç’un 12 yıl önce Gül Kefeli ile gerçekleştirdiği röportaj. 

Çizmeli Sokak’a yolunuz düşmüşse muhakkak soldaki bahçe içinde, asma katlı beyaz ev, mimarisiyle dikkatinizi çekmiştir. Bu evin sahiplerini hep merak etmişimdir. Bafra ile ilgili birileriyle konuşurken bu vesile ile bu eve girebilirim ve Bafra’yı bir de bu evin sahiplerinden dinleyebilirim diye düşündüm.

Gül Hanım ve Fazilet Hanım ile nostaljik Bafra’yı bir kez daha yaşadım…

Gençliğinizdeki Bafra’yı nasıl tanımlarsınız?

#bafra0# çok güzel evleri olan kültür seviyesi yüksek olan bir yerdi. Şunu kabul etmek gerekir ki eğitim seviyesi çok yüksek değildi. Lise çok sonralar kuruldu. Varlıklı aileler çocuklarını dışarıya yollarlardı. Çok okuyan insan yoktu; fakat refah seviyesi bir hayli iyiydi. 

Büyüklerimiz hep anlatır bayramların eskiden ne büyük coşkuyla kutlanıldığını. Bafra bayram dönemlerinde ışıl ışıl olduğundan çocuklar her bir bayramı sabırsızlıkla beklerlermiş…

Evet, çocuğum, bayramlara çok dikkat ederlerdi. Günlerce süren şenlikler yapılırdı. Bafra’da belirli noktalarda her bayramda özellikle Cumhuriyet Bayramı gecesinde davul çaldırırlar, ateş yakarlardı. Her bayram muhakkak gece üçlere dörtlere kadar eğlence olurdu. Büyük bir halay çemberi olurdu, çok şen olurdu insanlar. Bu eğlencelere herkes katılırdı. Bütün yerli hanımlar, beyefendiler beraber eğlenirlerdi. En ufak bir laf, söz atma türünden tatsızlıklar yaşanmazdı.

Peki, hıdırlellez şenlikleri… 

 Hıdrellez şenliklerine çok düşkündük. Her sene iple çekerdik bizim değişimizle Mayıs 7’ sini. Koşu Köyü’ne giderdi millet çoluk çocuk. Arabası olmayanlar kamyonlara doluşurdu. Etkinlik olarak o gün at yarışları yapılırdı. Heyecanla izlerdik onları. Ağaçlık yerlerde piknik yapılırdı. Aman ne kalabalık olurdu.

Bir de panayırlar çok eğlenceli geçerdi. Pazar yerinde tiyatro çadırları kurulurdu. Dönme dolap kurarlardı, lunapark gibi olurdu Pazar yeri. 

Sele sepet top kandil, Bafra’ya özel bir kutlama. Eskiden nasıl geçerdi Ramazan’ın on beşinci geceleri? 

Kandil gecesi dışarı çıkmazdık, çocukların gelmesini beklerdik. Akide şekeri ve kâğıtlı şekerler ikram ederdik şarkı eşliğinde gelen çocuklara. Genç kızlar, delikanlılar da ellerinde enstrümanlar ile sokaklarda şarkılar çalarlardı. Şimdiler de top kandilde eğlence anlayışı bir hayli değişti. İnsanların ayaklarının altında patlıyor çatapatlar. Belediye de etkinlik yapıyor ama kargaşa oluyor. Eskiden öyle olmazdı. 

Bafra’nın yazlık güzel bahçelerine İstanbul’dan gelen sanatçılar hayran kalırmış. Eski Bafralılar pek bir tutkunmuş yazlık sinemalara…

İki tane yazlık sinema vardı, kızım. Birisi Gençlik Caddesi’ndeki Yazlık Güzel Bahçe diğeri de Kibaroğlu Sinemasıydı. Çok güzel Amerikan filmleri gelirdi. Hele akşam beş matinesine doyum olmazdı. Beş matinesine genelde Türk filmleri gelirdi. Sinema ana baba günü olurdu. Filmler çok ilgi görür, uzun süre konuşulurdu.  Ayrıca Bafra çok sanatçı ağırlamıştır. İstanbul’dan sanatçı gelince çok eğlenirdik. 

Tesadüfen bir gün bir yerde Eski Bafra için şunun söylendiğini duydum: Samsun İstanbul, Bafra Paris modasını ederdi.  Kılık kıyafet nasıldı, tanımlar mısınız?

Bafra’da giyim kuşam gayet düzgündü. Çok güzel giyinirdik. Çok şık kıyafetler diktirirdik. Giyimde taassupluk kesinlikle yoktu. Çarşaflı insan görmezdik o zaman yollarda sokaklarda.

Mevsimlik balolar yapılırmış o zamanlar. Biraz onlardan bahseder misiniz? 

Kışın balo yazın garden parti muhakkak yaparlardı çok da şık nezih toplantılar olurdu. Kereste fabrikasının içerisinde çok güzel, güllerin içinde bir park vardı. Orada yapılan garden partileri unutamam. Bir diğer yazlık parti eski şehir kulübünde yapılırdı. Bu partileri yardımseverler derneği, liseyi yaşatma derneği gibi kuruluşlar düzenlerdi. 

O günlerin Bafra’sı ile bugünün Bafra’sını kıyaslarsak en büyük değişikliğin ne olduğunu söylersiniz? 

Bafra bu kadar kalabalık bir yer değildi öncelikle. Her yer Bafralıydı. Şimdi bırakın Bafra genelini bu mahallede oturan insanları bile tanımıyorum. Gençliğimizde biz herkesi bilirdik. Çilhane Mahallesi, Büyükcami Mahallesi, Ermeni Mahallesi ve Muhacirler Mahallesi’nden oluşurdu Bafra. Şimdi kıyıda köşede bir sürü mahalle var.  Balolar olurdu, orda herkesi tanırdık. Geçende kına gecesine gittim dörtte üçünü tanımıyorum. 

İnsanlar birbirine çok güvenirlerdi. Mesela gelinlere bindallı giydirilirdi ve komşular, tanıdıklar en değerli mücevheratlarını geline ödünç verir ve gelini süslerlerdi.

Kuşkusuz tarihi görünümlü güzel eviniz bu sokağa her yolu düşenin ilgisini çekiyordur. Bafra’da az miktarda bu kadar şık bir mimari. Bize biraz evinizin tarihinden bahseder misiniz?

Bu evi dedemin babası Ahmet Çelebi yaptırmış. Ahmet Çelebi tütün tüccarıymış. İş için Şam’a gittiği bir vakit, bir ev görüyor ve çok ilgisini çekiyor. Bafra’ ya da aynısını yaptırmaya karar veriyor. Acı olan da şudur ki ev yapıldıktan üç ay sonra ölüyor. Ev, benim dedem, Ahmet Çelebi’nin büyük oğlu, Hacı Tevfik Çelebi’ye kalıyor. 

Ev hala eski halini muhafaza ediyor. Kapı tokmakları da dahil her şey o zamana aittir.

Yakın tarihe ışık tutmak açısından soruyorum. Aile büyükleriniz muhakkak savaş yılları ile ilgili anılarını sizlere aktarmıştır. Siz de bizimle paylaşabilir misiniz?

Komşunun komşuyu vurduğu yıllarda annemleri dedem buradan götürmüş. Ama bu çok zor olmuş. Türkler Bafra’dan Samsun’a geçemezlermiş. Çetelerden nereye gidecekler. Rum Çeteleri, Ermeni Çeteleri yol geçirmezmiş. Zor yıllarmış o zaman, dedem hayatımda benim tek varlığım ailem diyerek onları bu bölgeden uzaklaştırmaya karar vermiş. Kayıkla gidebilmişler ancak. Onlara atlılar eşlik etmiş, bir yanda on atlı, öbür yanda on atlı. Vezirköprü’ye bu şekilde varmışlar. Oradan da İstanbul’a geçmişler. 

Bafra’daki Ermeniler ile nasıl bir ilişki içerisindelermiş?

Annem Ermenilerle, Rumlarla pek bir ahbapmış. Bayramlarda, yortularda birbirlerine hediyeler verirlermiş. 
Röportaj: Göksu Koç 
2007

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER !

  • BafraHaber Yorum
  • Göksu Koç’un Kaleminden Gül Kefeli İle  “bir Zamanlar Bafra”  içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 2
User defaultYorumcu-122462
01 Haziran 2019
14:14
  • Yorumcu-122462
  • 01 Haziran 2019
  • 14:14

Büyük bir zevkle okudum teşekkür ederim.

User defaultYorumcu-115234
31 Mayıs 2019
10:57
  • Yorumcu-115234
  • 31 Mayıs 2019
  • 10:57

Bu güzel röportaj için tebrik ederim emeği geçenleri