Eğitim Sen Bafra Temsilcisi Salim Hepsert, Covid-19 salgınının Samsun’da artması ve okullarda yaygınlaşarak, öğretmenleri ve öğrencileri etkisi alması üzerine basın açıklaması yayımlayarak, yetkililerin bir karar alması gerektiğini söyledi.

Çarşamba’da Covid-19’dan hayatını kaybeden Murat Dağcı’nın ailesine ve eğitim camiasına başsağlığı9 dileyen Salim Hepsert basın açıklamasında şunları söyledi:

Türkiye'nin en fazla COVID 19 vakası görülen ili Samsun'da salgının yayılımı kontrolden çıkma boyutundadır.

5 hafta önce yüz binde 212 ile başlayan Samsun’un hasta sayısı “yerinde karar dönemine” geçildiği günden bugüne yüz binde 508’e çıkmıştır. Okullarımızda öğretmen, eğitim çalışanları ve öğrencilerden birçok pozitif vaka olmasına rağmen okul öncesi, ilkokul, 8. Sınıf ve 12.sınıflarda yüz yüze eğitim yapılmakta olup, ayrıca sınavlarda sürmektedir. Eğitim çalışanlarının öncelikli aşı olacak gruplar içinde olduğu açıklandığı halde, belirgin bir ilerleme olmamıştır. Önceki günlerde ise Sağlık Bakanlığının sendikamıza yazdığı cevabi yazıdan, aşılama gruplarında eğitim çalışanları için yakın gelecekte bir aşı planlamasının olmadığı anlaşılmıştır. Vaka sayılarının bu kadar yükseldiği bir ortamda süreci normal göremeyiz. Gelinen aşamada öğrenci ve eğitim çalışanlarının yaşamları yüksek risk altındadır. Salgın sürecinde öğrencilere ve eğitimcilere güvenli bir eğitim ortamı sunulamamıştır. 

Okullardan öğretmen arkadaşlarımız ve veliler sendikamızı arayarak sürekli kaygılarını dile getirmektedirler. Eğitim emekçileri aşılanmadan okulların açılmasının, hem toplum sağlığı hem de eğitimin tüm bileşenlerinin hayatlarını tehlikeye atacağını, #egitim-sen1# olarak defalarca ifade ettik. Daha dün bir öğretmen arkadaşımızı COVID-19’dan kaybettik. Çarşamba’da kaybettiğimiz Murat Dağcı öğretmenimizin acılı ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiamıza baş sağlığı diliyoruz.

Eğitim Sen olarak diyoruz ki: Eğitim önceliklidir ve bir an önce normal eğitime geçilmelidir. Ancak belli bir süre tam bir kapanma olmadan, toplumun diğer kesimlerindeki hareketliliği kontrol altına almadan, salgının hızının azalması da beklenmemelidir. Ayrıca bu koşullarda yapılan eğitimin niteliği de asla yeterli değildir. Tam bir kapanmanın işlerlik kazanması ise, ancak bölgemiz insanına merkezi düzeyde ekonomik destekle olabilir. Bugün ki durumda ise, en azından salgın kontrol altına alınana kadar yüz yüze eğitime ara verilip uzaktan eğitime devam edilmelidir.  Okullarda birçok öğretmen, eğitim çalışanı arkadaşımız ve sınıflarımızda öğrencilerimiz hastalanmaktadır. Aşılanmayan tüm eğitim çalışanları büyük risk altındadır. Okulların normal eğitime geçmesi ise ancak salgının yavaşlaması ve eğitimcilerin bir an önce her iki doz aşıyı da olmalarıyla mümkün olabilir. 

Okullara dair gelişmelere ilişkin olarak il ve ilçe düzeyinde aşılanan öğretmen sayısı, vaka sayıları, karantinaya alınan sınıflar, karantinaya alınan okullar konusunda haftalık tablolarla kamuoyu bilgilendirilmeli, süreç konusunda şeffaf olunmalıdır. Bu şekilde toplumsal duyarlılığın artacağını düşünmekteyiz. Bir kez daha bu sorunları ifade etmeyi toplumsal sorumluluğumuz gereği kendimize bir görev biliyor ve diyoruz ki: Eğitimin telafisi olur, ancak kaybedilen hayatları geri getiremeyiz. Yetkililer artık bir karar almak durumundadır. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerimizin yaşam haklarının tehlikeye atılmasını kabul etmiyor, Samsun ve Bafra’daki yerel yetkilileri salgınınla mücadelede daha etkin önlemler almaya çağıyoruz.