Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Bafra İlçe teşkilatı tarafından Bafra Öğretmenevi Restoranında, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenlere yönelik ‘dayanışma ve dostluk yemeği’ düzenlendi.
Eğitim-İş Bafra Temsilci Başkanı Suat Özkolay yaptığı açılış konuşmasında “öğretmenlerin zor şartlar altında fedakârca mücadele ettiğini” söyledi. Özkolay,’’Türkiye Cumhuriyeti olarak bugünlere ulaşmamızda en büyük pay, Atatürkçü Düşünceden ödün vermeden ülkenin her köşesinde özveriyle çalışan, aydınlanma ışığını yorulmadan taşıyan eğitim çalışanlarınındır. Ancak, ülkenin geleceği yönünden önemli sorumluluklar taşıyan, güçlüklerle karşılaşsa da görevlerini yerine getirirken hiçbir özveriden kaçınmayan eğitim çalışanlarının hak ettikleri yaşam koşulları maalesef sağlanmamıştır.” dedi.
“Son dönemde Milli Eğitim Bakanlığında artan siyasi kadrolaşmaların, yapılan atamaların yaşanan sorunları daha da artırdığını” ifade eden Özkolay, “25 Kasım’da Eğitim-İş olarak hükümetin memur maaşlarını tek taraflı olarak belirlemesine olan tepkimizi ortaya koyacağız. “ diye söyledi.
“AKP zihniyetine, yaptığı yanlışı 25 Kasım’da hep birlikte üretimden gelen gücümüzle haykıracağız. Bu iktidarın uygulamaları sonucunda gerici, liyakatsiz ve bilgisiz kadrolar iş başına gelmiştir. “ diyen Suat Özkolay, “Cumhuriyet tarihi boyunca kamu kadroları, hiç bu kadar “bizden olanlar ve bizden olmayanlar” diye keskin bir ayrıma tabi tutulmamış, böylesine bir “cemaatler savaşı” yaşanmamıştır.” Şeklinde konuşarak dikkatleri üzerine çekti. Özkolay sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu çalışanları, insanca yaşamanın gerektirdiği koşulların çok altında ücretlerle görev yapmaktadır. 2010 yılı için milli gelirden komik denecek bir pay alarak memurlara %2-2,5 zam öngörülmüştür.” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenledir ki; Toplu görüşme değil toplu sözleşme için, grevli, toplu sözleşmeli sendika yasası için, insan onuruna yaraşır hakça bir ücret için, AKP iktidarının kamu çalışanlarını yok sayan tavrını, 2010 yılı için öngördüğü komik ücret artışını, gerici, liyakatsiz, bilgisiz ve beceriksiz kadrolaşmayı, çalışanlar ve toplum üzerinde oluşturulan faşizan baskıları protesto etmek için; Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine, kazanımlarına, Atatürk devrim ve ilkelerine, laik demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne, ülkemize bağımsızlığımıza, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkmak için üretimden gelen gücümüzü kullanarak 25 Kasım günü iş bırakıyoruz.’’
Eğitim-İş Genel Basın Yayın Sekreteri Onur Gündüz de konuşmasında,’’Eğitim problemlerimiz had safhaya çıkmıştır. Bu sebeplerden dolayı Eğitim-İş var olmuştur. Türkiye’nin sorunları var. Öğretmenler 24 Kasım gününü buruk kutluyor.” Dedi. Onur Gündüz, “Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savunmanın suç olduğu zor bir dönemle karşı karşıya olduklarının” altını çizdiği konuşmasını şöyle sürdürdü: “Milli Eğitim Bakanlığındaki kadrolaşma artık bir kuşatmaya dönüşmüş durumdadır. Öğretmenler üzerinde kabul edilemez baskı ve sindirme politikası uygulanıyor. Öğretmenlerimizin hak talepleri, sürgünle ve disiplin cezaları ile engellenmek isteniyor. Cumhuriyet öğretmenlerinin azim ve kararlılığını bu gece Eğitim-İş yemeğinde görüyoruz. Ülkemiz özellikle yönetim konusunda çeşitli sıkıntıları beraberinde yaşıyor.
“Bugün 24 Kasım. Bugün Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul ettiği bir gün. Onun için bizim içinde önemli bir gün.” diyen Gündüz, “Atatürk bizim önderimiz. Yol göstericimiz. Demokratik, laik, çağdaş, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti`nin kurucusu, aydınlık Türkiye`nin simgesi, büyük devrimci ve düşünce insanı Yüce Atatürk, gerçekleştirdiği Türk Devrimi`yle bizlere aydınlık yarınların kapılarını açmıştır. O`nun yaktığı ve Türk Ulusu`na tuttuğu ışık, bu günlerde yaşadığımız, tanık olduğumuz karanlık çabalara karşın hiçbir zaman sönmeyecektir. Atatürk gençliği atasından aldığı emanete mutlaka sahip çıkacaktır. Bu ulusun atasına olan sevgisini yüreğinden silmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. İşbirlikçiler ve teslimiyetçiler arkalarını hangi emperyalist güce dayarlarsa dayasınlar ihanetlerinde asla başarılı olamayacaklardır.” şeklinde konuştu.
“Mustafa Kemal Atatürk`ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefine ancak O`nun izinden yürüyerek, ilke ve devrimlerini yaşatarak ulaşabiliriz.” Diyen Onur Gündüz, “Bugün bizlere düşen görev, yüce önderin düşüncelerini, ilke ve devrimlerini gelecek kuşaklara öğretmektir. İçinden geçtiğimiz süreçte halkımızı uyandırmaktır. Eğitim-İş olarak inanıyoruz ki, Türk Ulusu, çağdaş, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi sonsuza değin korumaya ve yaşatmaya kararlıdır. Bütün eğitim işgörenleri, cumhuriyetin öğretmenleri, aynı kararlılıkla Atatürk ve cumhuriyet devrimlerinin düşmanlarına karşı yılmadan mücadele edeceklerdir. Eğitim-İş Cumhuriyetin, Atatürk’ün, Emeğin, Tam Bağımsızlığın tarafıdır. Eğitim-İş güçlendiği vakit Türkiye’deki emperyalistler korkacaklardır. Bizden rahatsız oluyorlar. Onları rahatsız edeceğiz. Çünkü Mustafa Kemal’de 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı vakit onları rahatsız etmişti. Biz Mustafa Kemal’in gençleri olarak onları rahatsız etmeye devam edeceğiz.’’ Sözlerini kaydetti.
Konuşmalardan sonra plaket töreni yapıldı. Kızılırmak İlköğretim Okulundan Emekli olan, Eğitim-İş Üyesi Ergün Baytürk’e katkılarından dolayı plaket ve başarı belgesi verildi. Plaketi Eğitim-İş Bafra Temsilciliği Geçen Dönem Başkanı Oğuzkan Sarıoğlu sundu. Program Yunus Cezayirlinin Ud Resitali, Piyanist Sedat’ın güzel müziği ve Solist Yalçın Danışmaz’ın güzel sesi ve şarkılarıyla ile gece geç vakte kadar sürdü. Yemeğe Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı İsmail Tutoğlu ve Yönetimi, Eğitim-İş çevre ilçe başkanları ve yönetimi, Siyasi Parti Temsilcileri, ADD Bafra Şube Başkanı Fazilet Canıgür ve Yönetimi, Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri ile çok sayıda öğretmen katıldı.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!