EĞİTİM

Eğitim-iş Öğretmenler Günü

 
 122
Bafra Haber

 |  - Eğitim-İş Öğretmenler günü

5 Ekim 1966 günü ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ve UNESCO`nun (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü) ortak toplantısında  ``Öğretmenlerin Statüleri Hakkında Tavsiye Kararları "kabul edilmiş ve  bu kuruluşların Türkiye temsilcileri tarafından da imzalanmıştır. Bu toplantıda,  Öğretmenlerin okul ve toplum içindeki işlevleri ve öğretmen sorunlarını dile getiren çalışmalar uluslararası düzeyde ele alınmıştır.

            İLO, UNESCO ve Uluslararası Öğretmen Örgütlerinin katkılarıyla hazırlanan belgede, öğretmenlik mesleğine hazırlanma, eğitim politikası, öğretmenlerin ekonomik ve toplumsal durumu, hizmet ve çalışma koşulları kapsayan 146 madde bulunmaktadır. Ancak imzalanan 146 maddelik tavsiye kararları siyasi iktidar tarafından yayımlanmadan rafa kaldırılmıştır. Bu kararlar ilk kez Eğitim-İş tarafından Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ`in çeviri ve yorumuyla 1991 yılında yayımlanmış ve bugün de önemini olanca tazeliğiyle korumaktadır. Tavsiye kararlarının alındığı  tarihin yıldönümleri de Eğitim Enternasyonali`nin kararı ile 1993`ten bu yana tüm dünyada ve ülkemizde 5 Ekim "Dünya Öğretmenler Günü " olarak kutlan maktadır.

            Öğretmenler ve Eğitim Bilim Çalışanları, tüm dünyada emeklerini, özlük haklarını ve meslek saygınlığını korumak, çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla örgütlenmişlerdir. Ülkemizde ise Encümeni Muallim`den bu yana sürdürülen öğretmen hareketi, Eğitim-İş ile  28 Mayıs 1990`da 12 Eylül karanlığını delmiş, kamu çalışanlarına  sendika hakkı yolunu açmış, ülkemiz adına bir demokrasi ayıbını ortadan kaldırmıştır.

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü  Türkiye`de ilk kez Eğitim-İş tarafından kutlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti`nin aydınlık yüzlü öğretmenlerini; dünyanın aydınlık yüzlü öğretmenleriyle buluşturmuştur. 5 Ekim bu bağlamda tüm dünya öğretmenleriyle birlikte emeğimize, hak ve özgürlüklerimize, mesleğimize ve onun saygınlığına, öğrencilerimize, onların eğitimine ve aklın özgürleşmesine sahip çıkmanın adıdır.

            Tanzimat Dönemi`nde öğretmen yetiştiren ilk meslek okulu (Darulmuallimin= Erkek Öğretmen Okulu) 16 Mart 1848 tarihinde açılmıştır. Bu onurlu gün 12 Eylül darbesine kadar tüm öğretmen yetiştiren kurumlar ve öğretmen örgütleri tarafından "Öğretmenler Günü" olarak kutlanıyordu.1980`den sonra da 24 Kasım öğretmenler günü olarak kutlanmaya başladı.

            Eğitim-İş olarak bazı sendikaların 5 Ekim, 24 Kasım gibi ayrımlar yapmalarını da anlamlı bulmuyoruz. Öğretmen ve Eğitim Bilim Çalışanlarının sorunlarının dile getirildiği her günü önemsiyoruz. Uluslararası bir günün, ulusal bir günün yerine konulması ya da birinin diğerini reddetmesi gibi yaklaşımlar, Eğitim Bilim Çalışanlarında rahatsızlık yaratmaktadır. En azından böylesine özel günlerde, ortak sorunlarımız için  bütün arkadaşlarımızla bir araya gelmeyi başarmalıyız. Ancak Eğitim-İş olarak görüşümüz 16 Mart`ın ulusal düzeyde; 5 Ekim`in de uluslararası düzeyde "Öğretmenler Günü" olarak kutlanmasıdır.

            Ne acıdır ki, Eğitim ve Bilim Çalışanları sadece bu günlerde hatırlanır ve kahramanlık-yiğitlik, destek nutukları çekilir. Çok iyi bilmekteyiz ki; özellikle 1950`den sonra işbaşına gelen Türkiye`deki iktidarlar, öğretmen örgütlerine hiç bir zaman sıcak bakmadılar. Darbelerin sorumluluğu bile onlara yüklendi. Hakları gasp edildi, sürüldüler, teröre kurban edildiler, irticacı, ırkçı, bölücü güçlere hedef gösterildiler. Ancak eğilmediler, yalvarmadılar, vazgeçmediler; tıpkı dünyanın diğer ülkelerindeki mücadele arkadaşları gibi.

            1950 yılında neredeyse milletvekili maaşının yarısını alan öğretmen, bugün yoksulluk sınırının altında maaş almaktadır. AB ülkeleri içerisinde en çok çalışıp, en az ücret alanlar Türkiye Cumhuriyeti öğretmenleridir. OECD ülkelerindeki öğretmen ücretleri, Türkiye`dekinin 5,5-6 katıdır. Öğretmenine, devletin yükünü omuzlayan memuruna İMF talimatlarıyla %3 reva gören AKP iktidarının adaletten anladığı, rantiyeye, eşe, dosta, yandaşa, tarikatlara adalettir.

            AKP iktidarının Eğitim ve Bilim Çalışanlarına armağanı ise; kadrolaşma, eğitimin niteliğini değiştirme, açlık sınırına yakın ücret, yap-boza dönen müfredatlar, kariyer basmakları ile derecelendirme, endüstri meslek liselerinin birçok bölümünün kapanma noktasına getirilmesi, sözleşmeli öğretmenlik, kalabalık sınıflar, YÖK ile kavga, şeriatçı olduğunu söyleyen müsteşarlar, yargı kararlarına uyulmaması, OKS, ÖSS, katsayılar, imam-hatipler, iki de bir ısıtılıp getirilen türban,  lise-1. sınıfta kalan 200 bine yakın öğrenci, kitaplarda argo ve kabadayılık, okullarda patlayan şiddet, MEB`yi yan gelip yatma yerine çeviren, öğretmen azarlayan bakan, Anadolu`nun dört bir yanından gelen veli-öğrenci-öğretmen feryatlarıdır.

Öğretmenlerin çalışma koşullarının ve öğrencilerin öğrenim alanlarının gerekli standartlara ulaşmasını sağlamak amacıyla, imza koyduğumuz 1966 tarihli Öğretmenlerin Statülerine İlişkin Tavsiye Kararı ile 1997 tarihli Yüksek Öğretim Personelinin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı`nın dünyanın gelişmiş,  çağdaş diğer ülkelerinde olduğu gibi, ülkemiz eğitim yetkilileri tarafından uygulanmasını bekliyoruz.
            Cumhuriyetin Eğitim-İş`li devrimci öğretmenleri olarak biliyoruz ki, sağlıklı bir eğitimden en başta kişinin aklını özgürleştirmesi ve tüm yeteneklerini geliştirmesi beklenir. Hangi iktidar  döneminde olursa olsun; omuzlarımızdaki ciddi sorumluluğun bilincinde olup, görevlerimizi hiçbir koşulda  unutmayacağız.

Eğitim-İş ailesi olarak bu duygularla ülkemizde ve  dünyadaki  tüm öğretmenlerin bu onurlu gününü kutlarız.

MÜCADELEMİZ KAZANACAK!

YAŞASIN EĞİTİM-İŞ


--
``İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben et ve kemik, geçici Mustafa Kemal.
İkinci Mustafa Kemal, onu `ben` kelimesiyle ifade edemem; o ben değil, bizdir!
O, memleketin her köşesinde yeni bir fikir, yeni bir hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın
ve mücadeleci bir topluluktur. Ben onların rüyasını temsil ediyorum.
Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir.
O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz.
Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal O`dur.``
Gazi Mustafa Kemal Atatürk


"Biz daima gerçeği arayan ve onu buldukça, bulduğumuza inandıkça, ifade etmeye cesaret eden adamlar olmalıyız."
Mustafa Kemal ATATÜRK

ONUR GÜNDÜZ
                                           EĞİTİM-İŞ BAFRA TEMSİLCİSİ

  • BafraHaber Yorum
  • Eğitim-iş Öğretmenler Günü içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0