GÜNDEM

Dereköy Akaryakıt Depolama Tesislerinin Raporo

 
 121
Dereköy Akaryakıt Depolama Tesislerinin Raporo - Dereköy Beldesi`ne kurulması planlanan akaryakıt depolama ve dolum tesisi  konusunda  odamızın  görüşleri,
Bafra Haber

 |  - Dereköy Beldesi`ne kurulması planlanan akaryakıt depolama ve dolum tesisi konusunda odamızın görüşleri,

Samsun`un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dereköy Beldesi`ne kurulması planlanan akaryakıt depolama ve dolum tesisi  konusunda  odamızın  görüşleri,  öncelikle  bu  tesisin  yer  seçimi,  ve  sağlık  riskleri  açısından   insan  ve  çevre  yararına  olmadığı  temelinde  şekillenmektedir.
Söz konusu bölge özellikle kentsel turizm alanıdır.Mevcut yapılanma bölgede yaz ve deniz turizmi için önemli potansiyeli içermektedir.Turizm insana özgü bir olaydır.bu bölge deniz turizm açısından Atakum,Bafra,Engiz ilçelerinin ve Samsun merkez halkının önemli bir ihtiyacını karşılamaktadır.Kurulacak tesisin oluşturacağı deniz kirliliği,gürültü kirliliği ve görüntü kirliliği,bölgenin kıyı şeridinin öncelikle sanayi yapılaşmasına açılmasına yol açacak ve kent-ruh sağlığı açısından olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Kentin soluklandığı bir bölgede estetik kirlilik oluşturulması,bölge insanı açısından da kabul edilemez bir noktadadır.Mevcut bölgede akaryakıt depolama sistemlerinin mevcut akaryakıtın transferi içim bölgede yoğunlaşacak tanker,tır trafiği bölgenin yaz turizmi açısından risk oluşturacaktır.Bu bölgede yoğunlaşan trafik gürültü kirliliği açısından  önemli tehdit nedeni olabilir.Bölgemiz için gürültünün sağlık sorunu olarak algılaması yeterli değildir.Gürültü insanlarda sıkıntı,stres ve işitme kaybına yol açar.Özellikle kuş cenneti ve Ramsar alanına çok yakın bu bölgede gürültü doğal yaşamı da olumsuz etkileyebilir ve bu bölgede kuşların doğal canlılık etkinliklerini değiştirebilir.
Her ne kadar mevcut tesisin kullanım alanı küçük gibi görünse de gerek denizden gelecek bazının geçtiği hat,gerekse mevcut karayoluna ulaşılma bölgesi endüstriyel bir alan olarak tanımlanacaktır.Kuş cenneti ve Ramsar sözleşme alanına yakınlığı ele alındığında  kurulmak istenen depolama tesisinin doğal sermayeyi korumak ve iyileştirmek adına olumsuz bir katkı olacağı açıktır.Bu tesis ekolojik  olarak verimli değildir.
Çevre bilimsel açıdan ekolojik açıdan ekolojik olarak üst sınıf koruma gerektiren bir bölgede inşa edilecek bu tesisin sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve mikro ekonomik göstergeler açısından yeri olumsuz tarafta olacaktır.
Kurulacak tesisin sürdürülebilir derecesi ekolojik açıdan "zarar" olarak değerlendirilebilir. Bu tesisin kurulabileceği birçok yer olduğu bu tercihin bilinçli olarak bu bölge olmamasının bölgenin endüstriyel üretime açılması konusunda temel bir kaygı yarattığı gerçektir.
Bölge halkının bu tesisi istemediği 6 aydan beri gündemdedir. Bu dünyada bilimsel bir kriter olarak ele alınır. Toplumsal destek,kamu yararı için bağışlanan nakdi ve aynı ürün ve hizmetin değeri bu tesis için olumsuz gözükmektedir. Kurulacak  tesise  halk  desteği  olmadığı, yapılandırılan  toplumsal  muhalefetten  anlaşılabilir.
Dünyanın her yerindeki sürdürülebilir kalkınma odaklı kuruluşlar,faaliyet gösterdikleri toplulukların canlılığına katkıda bulunmaları gerektiğinin bilincindelerdir.
Dereköy 2000 yılı nüfus sayımına göre 2.611 ,2005 yılı EFT sonuçlarına göre 2.069 nüfusa sahip bir bölgedir.Bu nüfus yazları 4-5 kat artmaktadır.İnce kumlu geniş plaj yapısı,Türkiye`nin en gözde sayfiye mekanları olabilme şansına sahip iken endüstriyel bir tesisin kurulması temel bir yönetim yanlışıdır.
Dereköy ve Bafra bölgesi deniz balıkçılığı ve tatlı su balıkçılığı açısından önemli bir bölgedir.2005 yılı Samsun Tarım İl Müdürlüğü verilerine göre Samsun genelinde 370 ton alabalık,7,5 ton sazan ve 10,415 ton deniz balığı üretimi yapılmıştır.Bu üretimin önemli bir kısmı Bafra yöresine aittir. Dereköy`ün balıkçı barınakları akaryakıt depolama tesisi için denizden gelecek petrol ürünleri taşıyan gemilerin,açıklarda demirlemesi ve her yıl bu tür tesislerde görülen sızıntılar bölgede balıkçılık için bir risk oluşturabilecektir.
Deniz ortamında çok yaygın olan petrol kirlenmesi ve bunun sonucu olarak ortay çıkan bileşikler, ekosistem içerisindeki tüm organizmaları etkilemektedir. Denizde yaşayan değişik canlı türlerinin petrol ürünlerine karşı dayanıklılığı da farklıdır. Petrol ürünlerinin deniz canlıları üzerine toksik etkisi, doku ve hücrelerde birikim ve fizyolojik faaliyetleri etkilemesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Denizde yaşayan canlıların yanı sıra su yüzeyini paylaşan kuşlarda yüzeyde oluşan film tabakasından etkilenirler.  Bu  Bafra  kuş  cenneti  açısından  kabul  edilemez.
Tatlı su girdisinin fazla olması nedeniyle azot ve fosfor bakımından zengin olan Karadeniz`de ötrofikasyon tehlikesi ekosistemi tehdit etmektedir. Nehirlerle denize taşınan azot ve fosfor miktarı 1980-2000 yılları arasında önemli oranda artmıştır. Petrol  sızıntıları  bu  açıdan  bu  bölgeye  ek  bir  risk  getirecektir.
Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) bileşikleri su ortamına; fosil yakıtların dökülmesi ve sızıntısı, evsel-endüstriyel atıkların ve kanalizasyon sularının deşarjı, atmosferik partiküllerin çökelmesi, araç egzozlarının yoğunlaşması, asfalt yol yüzeyinin aşınımı ve süzülmesi gibi nedenlerle PAH bileşiklerini içeren yüzey sularının akışıyla su ortamına girebilmektedir. Karadeniz`de  PAH  Kirliliğine  bu  tesis  katkıda  bulanacaktır.
Deniz kirlenmesinde gemilerin payının önemi , büyük tankerlerin , kazalar ve karaya oturmaları nedeni ile denize dökülen ham petrol ve türlerinin deniz yüzeyine yayılarak sebep oldukları kirlenmelerin boyutları sayesinde anlaşılmıştır. Dünya deniz taşımacılığının %60`ı petrol nakliyatından oluşmaktadır.  Bu  açıdan  mevcut  tesis  Dereköy  ve  etrafı  için  yeni  bir  risk  alanı  oluşturacaktır. Bu tür nakliyatın özelliği gereği , taşınan yükün tamamı boşaltılamamakta , bir miktar artık tankların dibinde kalmaktadır. Tankerler, balastların %20`sini yarış limanı açıklarında denize basmakta ve kirlenmeye neden olmaktadırlar. Deniz kirlenmesinde gemilerin payının önemi , büyük tankerlerin , kazalar ve karaya oturmaları nedeni ile denize dökülen ham petrol ve türlerinin deniz yüzeyine yayılarak sebep oldukları kirlenmelerin boyutları sayesinde anlaşılmıştır. Dünya deniz taşımacılığının %60`ı petrol nakliyatından oluşmaktadır. Bu tür nakliyatın özelliği gereği , taşınan yükün tamamı boşaltılamamakta , bir miktar artık tankların dibinde kalmaktadır. Tankerler, balastların %20`sini yarış limanı açıklarında denize basmakta ve kirlenmeye neden olmaktadırlar. Gemilerden, deniz yatağında yapılan petrol arama ve çıkarma çalışmalarından, kaza sonucu ortama saçılma ve nehirlerde taşınan petrolden dolayı dünyada 2-28 milyon ton/yıl petrol ürünü denizlere bulaşmaktadır. Petrol deniz ortamına döküldüğünde, saçıldığında bileşimindeki hafif ve çabuk buharlaşabilen kısımları bu saçılma esnasında hızlı bir şekilde atmosfere yayılır ve geride sudan daha ağır olan katranımsı kısımları kalır. Türbülans, dalga ve akıntı hareketleriyle çalkantı olan yüzey kısımlar da ise değişik kalınlıklarda yağ/su süspansiyonları oluşmaktadır.
  • BafraHaber Yorum
  • Dereköy Akaryakıt Depolama Tesislerinin Raporo içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0