GÜNDEM

Başsavcı Çokal`dan Basın Açıklaması

 
 136
Bafra Haber

 |  - Başsavcı Çokal`dan basın açıklaması

Bafra Cumhuriyet Başsavcısı Salih Çokal, Bafra Belediye meclis toplantısı sonunda Başkan Şükrü Neiş`e karşı yapılan silahlı saldırı girişimine ve şüpheli İsmail Aydoğan’ın ‘tutuksuz yargılanması üzerine kamuoyunda oluşan tepkilerden dolayı’  tutuksuz yargılanma sebebine açıklık getirdi. Aşağıda Cumhuriyet Başsavcı Salih Çokal’ın basına dağıttığı metnin tamamını göreceksiniz.
02.11.2007 günü Bafra Belediyesi Meclis toplantısının yapıldığı, umuma açık Asırlık parkta, toplantı bittikten ve bir kısım Belediye Meclis üyesinin toplantı mahallinden ayrılmasından sonra bir olay vuku bulmuştur.

İsmail Aydoğan isimli şüpheli, yaklaşık 2 ay önce Bafra Belediyesi`ne yapmış olduğu akaryakıt satış istasyonu açma isteğinin 02 Kasım 2007 günlü meclis toplantısında oy çokluğu ile reddedilmesi nedeniyle, umuma açık Asırlık Büyük Parka akrabası olan diğer şüpheli Kudret Aydoğan ile birlikte geldikleri, bazı belediye meclis üyeleri tarafından `hoş geldin` denilerek ve el sıkılmak suretiyle karşılandığı, şüphelilerden İsmail Aydoğan, önce Belediye Başkanı Şükrü Neiş ile konuştuğu, akabinde konuşmanın tartışmaya dönüşmesi ve yaşanan arbede de bir belediye meclis üyesi yumrukla yaralandığı, devam eden aşamada, şüpheli İsmail Aydoğan`ın belinden çıkarmış olduğu ve daha sonra ele geçirilen ve aksi kanıtlanamayan kuru sıkı ile başta Belediye Başkanı ve orada bulunan bazı belediye meclis üyelerini tehdit ettiği yönünde iddialarda bulunulduğu, araya giren kişilerin yardımı  ve Belediye Başkanı’nın  olay yerinden uzaklaşması ile  bu noktadan öteye gitmeyen olay, Cumhuriyet Başsavcılığımıza kolluk tarafından zamanında intikal ettirilmiştir.


İddia edilen suç hakkında tarafların iddiaları da dahil, soruşturma kapsamlı olarak devam etmekte olup iddialar hakkında yargısal aşamalar, re’sen ve tarafların isteğiyle, hukuki çerçevede zamanında yerine getirilmiştir.
5271 sayılı Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu tutuklamanın gerektirdiği suçları açıkça belirtmiştir. Tutuksuz yargılamanın asıl olduğu yargılama yöntemi tercih edilmiştir.


Bafra Adliyesinde görev yapan tüm makamlar görevlerini, Bağımsızlık ilkesi ışığında, Anayasaya, Kanuna ve Hukuka uygun olarak Vicdani kanaatlerine göre yapmaktadırlar. Adliyedeki makamlar, öncesi olan ve devam eden, kişiler arasında ve kişiler ile kurumlar arasında yer alan kin, husumet ve intikam duygularını gerçekleştirmeye aracı olmamakta, bu yönde de görev ifa etmemektedirler.


Bu açıklamanın yapılması ve duyurulması gereği hasıl olduğundan, Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 


--------------------------------------------------------------------------------


5271 sayılı Yeni Ceza Muhakemesi Kanununun tutuklama ile ilgili kanunu 100. Ve 101 madde aşağıda sunulmuştur.
İKİNCİ BÖLÜM
Tutuklama
Tutuklama nedenleri
MADDE 100. - (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3. İşkence (madde 94, 95)
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
7. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
8. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
9. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Tutuklama kararı
MADDE 101. - (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re`sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda hukukî ve fiilî nedenler ile gerekçeleri gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.
Tutuklulukta geçecek süre
MADDE 102. - (1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok altı aydır. Ancak, bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek dört ay daha uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.
(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi
MADDE 103. - (1) Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adlî kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilirler. Bu hâlde sulh ceza hâkimi, Cumhuriyet savcısı ile şüpheli ve müdafiini dinledikten sonra üç gün içinde karar verir.
(2) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı adlî kontrol veya tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varacak olursa, şüpheliyi re`sen serbest bırakır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır.
Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri
MADDE 104. - (1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.
(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.
(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re`sen de verilebilir.

 

  • BafraHaber Yorum
  • Başsavcı Çokal`dan Basın Açıklaması içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0