Bugün, haksız düşman saldırılarına tam 253 bin askerimizi şehit verdiğimiz, ancak tarihe altın harflerle "ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ! " sözünü yazdığımız "ÇANAKKALE ZAFERİ" mizi 94.Yıl Dönümünü kutluyoruz. Bu büyük zafer tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk milletinin kahraman evlatlarınca verilen bir büyük mücadelenin adıdır. Şairin ifadesiyle, Bedr`in aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır Çanakkale… Kınalı kuzuların gül bahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir Çanakkale…Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir milletin, varlığını, bağımsızlığını devam ettirme savaşıdır…
Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil, milletimizin makûs talihini de yenmiştir. Bu çetin mücadelede düşman güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardır.. O da sadece silahlar değil, onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtır. İşte Edremitli Seyit de 270 kiloluk top mermilerini namluya sürerek adını tarihe yazdıranlardan olmuştur. Bu güç başka neyle açıklanabilir ki`... Bu inançtır ki esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır. Türk`ün ateşten gömlek giydiği bu var olma mücadelesinde yüce Türk milleti topuyla, tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakârca kazanmıştır. Çanakkale Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini almıştır. Bizlere bu büyük zaferin gururunu armağan eden, başta büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları olmak üzere; bu mücadeleye iştirak eden Türk ordusunun kahraman mensuplarını, onu her şeyiyle destekleyen aziz Türk ulusunu ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, ruhlarınız şad olsun diyorum. Uğur HATİPOĞLU Türkav Bafra Şube Başkanı
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!