Türkiye’de yeni yeni tanınmaya başlayan aronya, yüksek antioksidan kapasitesi ve sağlık açısından sunduğu faydalar nedeniyle “süper meyve” olarak anılıyor. Özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmesi, diyabetle mücadeleye katkı sağlaması ve yaşlanma etkilerini yavaşlatmasıyla öne çıkan aronya, üreticiler için de kazançlı bir alternatif ürün haline geldi.

Bafra Ovası’nda birkaç yıl önce başlayan aronya dikimi, bugün onlarca üretici tarafından farklı köylerde sürdürülüyor. Dikilen fidanlar 2-3 yıl içinde meyve vermeye başlarken, ilk ciddi hasatlar 4. yıldan itibaren alınabiliyor. Ürün, kurutularak, reçel, çay veya meyve suyu olarak tüketilebildiği gibi taze halde de pazara sunulabiliyor.

Uzmanlara göre aronya, içerdiği C, B ve E vitaminlerinin yanı sıra potasyum, magnezyum ve lif zenginliğiyle kalp-damar sağlığını koruyor, sindirim sistemine destek oluyor. Ayrıca düzenli tüketiminin kolesterol seviyelerinin dengelenmesinde de etkili olabileceği belirtiliyor.

Bafra Ovası’nın iklimi ve toprak yapısı, aronya üretimi için elverişli bulunuyor. Bölgedeki tarım otoriteleri, üretimin önümüzdeki yıllarda daha da artacağını, aronyanın özellikle sağlık bilinci yüksek tüketiciler tarafından büyük ilgi göreceğini öngörüyor.