Halklara, kadınlara, emekçilere ve doğaya yönelik saldırıları hız kesmeden devam ettiği bir süreçte " Kadınların Uluslar arası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" 8 Mart`ı kadınların direniş gücü ile karşılaşıyoruz.
Kadın emeğini, kimliğini ve bedenini hedef alan saldırılar erkek-devlet-sermaye ortaklığında devam ettiriliyor. Hergün katedilen, intihara sürüklenen, tacize ve tecavüze uğrayan kadınların sayısıda yaşanan artış, yokmuş gibi gösterilerek "Kadına şiddet yoktur; algıda seçicilik vardır." söylemleri bizzat Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı tarafından dile getiriliyor.
Kadın katillerine "saygın tutum" indirimleri uygulanarak, yeni katliam ve tecavüzlerin önü açılıyor.
6 yaşındaki kız çocuğuyla evlenebileceğini söyleyen dini kanaat önderleri; okul öncesi eğitimde dahi karma eğitime tahamül edemeyen, kadın toplumsal rolünü sadece annelik rolü üzerinden tanımlayan zihniyet kadınları öldürüyor.
Kıyafetimizin, yaşam tarzımızın hesaba çekilmediği ve şiddetlerin bahanesi olarak karşımıza cıkarılmadığı bir dünyada yaşamak için bedenimize, cinsel yönelimimize yönelik baskıların ve ayrımcılığın son bulması için,
"Kadınlara Müjde!" diye sunduğunuz yasalarla bizleri istihtam alanlarından uzaklaştırmanıza karşı cıktığımız için,
BURADAYIZ.
YAŞASIN 8 MART, YAŞASIN KADIN MÜCADELESİ.
Yenilendi.
Değiştir, Vazgeç!