Okullar kapanır kapanmaz aileleri tarafından Bafra'ya getirilen çocuklar, merak ve korkuyla kendilerini kiralayacak zengin köylüleri beklerken, babaları da çocukları için müşteri arıyor. Müşterisini bulan babalar, kurban alışverişinin gelenekselleşmiş hareketiyle çocuklarının gözünün önünde hızlı bir şekilde tokalaşmaya başlıyor. Her yıl günün şartlarına göre yeniden belirlenen kira bedeli ise, bu yıl 20 ila 30 milyon lira arasında değişiyor. Maddi imkansızlıklar sebebiyle çocuklarını kiralamak zorunda kaldıklarını söyleyen aileler, "Köyümüz çok ilkel ve geri kalmış. Köyde yangın olsa, söndürecek suyumuz dahi yok. Karnımızı bile zor doyuruyoruz. Bu sebeple çocuklarımızı kiralıyoruz. Elde ettiğimiz 3-5 kuruşla ihtiyacımızı bir ölçüde gideriyoruz" diyorlar. Genellikle Bafra'nın Sarız, Sarıköy, Kaygusuz, Doğanca, Yeşilyazı, Koşuköy ve Kaydalapa köylerindeki arazi sahipleri tarafından kiralanan çocuklara, kendi evlatları gibi baktıklarını iddia eden alıcılar ise, bu çocuklara köle gözüyle bakılmasının yanlış olacağını belirtiyor. Kiraladıkları çocukların, kendi çocuklarıyla aynı şeyleri yediğini, içtiğini ve giydiğini anlatan alıcılar, "Bu çocukların aileleri çok fakir. Devletin bu işle ilgilenmesi gerekir. Aslında bizim yaptığımız çocuklara iş vererek, ailelere gelir kapısı açmaktır" şeklinde konuşuyor.
Bu arada, Bafra'da her yıl çocuk pazarının kurulmasının utanç verici olduğunu belirten vatandaşlar, alınan bütün tedbirlere rağmen bu çağ dışı uygulamanın devam etmesinin düşündürücü olduğunu belirttiler.