Akekmekçi`den 2009-2009 Değerlendirmesi

Bafra Türk Eğitim-Sen Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yapan İbrahim AKEKMEKCİ 2008`2009 Eğitim-Öğretim Yılını değerlendirdi.
Bafra Türk Eğitim-Sen Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yapan İbrahim AKEKMEKCİ 2008`2009 Eğitim-Öğretim Yılını değerlendirdi.
`Yoğun ve yorucu bir tempoda geçen 2008-2009 eğitim öğretim yılını geride bıraktık. Bütün eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize Bafra Türk Eğitim-Sen olarak iyi tatiller diliyoruz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza yürekleriyle emek veren eğitim çalışanlarına da özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyoruz.
Sekiz yüz bine yakın çalışanıyla MEB, ülkemizde en kalabalık personele sahip kurumların başında yer almaktadır. Ülkemiz nüfusunun 15 milyona yakın bölümünü İlköğretim ve Ortaöğretime giden gençler oluşturmaktadır. Bu sayıya özel okullar ve üniversitelerde katıldığında ülkemiz nüfusunun ¼ `ü eğitim almaktadır. Dolayısıyla MEB`nın uygulamaları her kesimden insanı fazlasıyla ilgilendirmektedir.
Milli Eğitimin kendi yapısı kadar sorunları da büyüktür. Eğitim sisteminin yeniden yapılanma süreci yaşadığı şu dönemde müfredat her ne kadar yapılandırmacı denilse de, sınavlar öğrencileri ezbercilikten öteye götürememektedir. Çocuklarımız ilköğretim kademeleri içerisinde sadece kuru bilgi almakla kalmamalıdırlar. Mesleki yönlendirme de bu noktada zaruridir. Diğer durumda çocukları 9 yıl ilköğretimde, 4 yıl lisede sadece sırada oturtmuş oluruz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan ihtiyacını sistematik olarak çözmeliyiz.
Bakanlık istihdam politikalarını bir daha gözden geçirmelidir. Öğretmenlik bir uzmanlık işidir. Aynı işi yapan kişilerin 4-C`li, 4-B`li , ücretli, sözleşmeli, kadrolu ..vb farklı uygulamalar ile atanması eğitimi içinden çıkılmaz bir hale sokmaktadır. Memur ve hizmetlilerimizin çalışma şartları, çalışma ortamları ve tayin istekleri belirli bir düzene konulmalıdır. Eğitim çalışanları hak ettikleri ekonomik düzeyi ve sosyal statüyü mutlaka yakalamalıdır. Öğretmeni, memuru, hizmetlisi, teknisyeni ile bir bütün olan eğitim çalışanları ekonomik açıdan da sıkıntı içindedir. Özellikle ekonomik krizin etkileri eğitim camiasında ciddi anlamda hissedilmektedir. Borçla yaşayan eğitimciler için ekonomik krizin etkisi artık sinir etkisi yapmaktadır. Okullarımızın en büyük sorunlarından birisi derslik ve öğretmen açığıdır. Sınıflarımızın büyük bir kısmında teknolojik alt yapı eksikliği vardır. Bu sorun da giderilmelidir.
Millet olarak layık olduğumuz muasır medeniyet seviyesine çıkamayışımızın en büyük nedeni yakın geçmişimizde yaşadığımız felaketler neticesinde Sanayi Çağı, Uzay Çağı gibi dönemlere yeterli bilgi , beceri ve eğitim düzeyi ile giremeyişimizdir.Lakin içinde bulunduğumuz çağ Bilgi ve İletişim Çağıdır. Artık sermaye bulmak eskisinden daha kolaydır. Yeter ki bilgin, becerin ve uygun projelerin olsun. En büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. Genç nüfusumuzu iyi eğitebilirsek gelecek bizim olacaktır.
Biz Türk Eğitim-Sen olarak ümit ediyoruz ki, 2009-2010 eğitim öğretim yılı; sorunların çözülmeye gayret edildiği, huzurun ve iş barışının sağlandığı, eğitim çalışanlarının ve temsilcilerinin bir ve bütün olarak görüldüğü, hukukun ve demokratik ilkelerin benimsendiği bir yönetim anlayışının yerleştirildiği, verilen sözlerin tutulduğu bir dönem olsun.`
`Yoğun ve yorucu bir tempoda geçen 2008-2009 eğitim öğretim yılını geride bıraktık. Bütün eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize Bafra Türk Eğitim-Sen olarak iyi tatiller diliyoruz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza yürekleriyle emek veren eğitim çalışanlarına da özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyoruz.
Sekiz yüz bine yakın çalışanıyla MEB, ülkemizde en kalabalık personele sahip kurumların başında yer almaktadır. Ülkemiz nüfusunun 15 milyona yakın bölümünü İlköğretim ve Ortaöğretime giden gençler oluşturmaktadır. Bu sayıya özel okullar ve üniversitelerde katıldığında ülkemiz nüfusunun ¼ `ü eğitim almaktadır. Dolayısıyla MEB`nın uygulamaları her kesimden insanı fazlasıyla ilgilendirmektedir.
Milli Eğitimin kendi yapısı kadar sorunları da büyüktür. Eğitim sisteminin yeniden yapılanma süreci yaşadığı şu dönemde müfredat her ne kadar yapılandırmacı denilse de, sınavlar öğrencileri ezbercilikten öteye götürememektedir. Çocuklarımız ilköğretim kademeleri içerisinde sadece kuru bilgi almakla kalmamalıdırlar. Mesleki yönlendirme de bu noktada zaruridir. Diğer durumda çocukları 9 yıl ilköğretimde, 4 yıl lisede sadece sırada oturtmuş oluruz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan ihtiyacını sistematik olarak çözmeliyiz.
Bakanlık istihdam politikalarını bir daha gözden geçirmelidir. Öğretmenlik bir uzmanlık işidir. Aynı işi yapan kişilerin 4-C`li, 4-B`li , ücretli, sözleşmeli, kadrolu ..vb farklı uygulamalar ile atanması eğitimi içinden çıkılmaz bir hale sokmaktadır. Memur ve hizmetlilerimizin çalışma şartları, çalışma ortamları ve tayin istekleri belirli bir düzene konulmalıdır. Eğitim çalışanları hak ettikleri ekonomik düzeyi ve sosyal statüyü mutlaka yakalamalıdır. Öğretmeni, memuru, hizmetlisi, teknisyeni ile bir bütün olan eğitim çalışanları ekonomik açıdan da sıkıntı içindedir. Özellikle ekonomik krizin etkileri eğitim camiasında ciddi anlamda hissedilmektedir. Borçla yaşayan eğitimciler için ekonomik krizin etkisi artık sinir etkisi yapmaktadır. Okullarımızın en büyük sorunlarından birisi derslik ve öğretmen açığıdır. Sınıflarımızın büyük bir kısmında teknolojik alt yapı eksikliği vardır. Bu sorun da giderilmelidir.
Millet olarak layık olduğumuz muasır medeniyet seviyesine çıkamayışımızın en büyük nedeni yakın geçmişimizde yaşadığımız felaketler neticesinde Sanayi Çağı, Uzay Çağı gibi dönemlere yeterli bilgi , beceri ve eğitim düzeyi ile giremeyişimizdir.Lakin içinde bulunduğumuz çağ Bilgi ve İletişim Çağıdır. Artık sermaye bulmak eskisinden daha kolaydır. Yeter ki bilgin, becerin ve uygun projelerin olsun. En büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. Genç nüfusumuzu iyi eğitebilirsek gelecek bizim olacaktır.
Biz Türk Eğitim-Sen olarak ümit ediyoruz ki, 2009-2010 eğitim öğretim yılı; sorunların çözülmeye gayret edildiği, huzurun ve iş barışının sağlandığı, eğitim çalışanlarının ve temsilcilerinin bir ve bütün olarak görüldüğü, hukukun ve demokratik ilkelerin benimsendiği bir yönetim anlayışının yerleştirildiği, verilen sözlerin tutulduğu bir dönem olsun.`
Bu habere emoji ile tepki ver
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın