7 Yıldır Böbrek Nakli Bekleyen Hasta Herkesi Duygulandırdı: "Belki Bir Gün Ben De Doya Doya Su İçerim"

Samsun’da düzenlenen organ bağışı panelinde konuşan ve 7 yıldır böbrek nakli bekleyen Aydın Pars, diyaliz nedeniyle bir bardak suyu bile doya doya içemediğini anlatarak organ bağışı çağrısında bulundu.
Haberin Galerisi (4 Fotoğraf)→"Belki ben de bir gün doya doya yemek yer ve su içerim"
Panelde konuşan ve 7 yıldır böbrek nakli bekleyen Aydın Pars, "Yedi yıldır organ beklemekteyim. Diyalize giriyorum. Çok zor. Ailem zor günler geçiriyor, ben zor günler geçiriyorum. Günde 16 saat diyaliz alıyorum. Mesela önünüzdeki sulardan doya doya içemiyoruz. Yani bir yere gezmeye gitsen, bir tatile gitsen gidemiyoruz. Ben sosyal hayatı çok güzel, gezmeyi çok seven birisiydim. Bir anda, yani bir dakika düşünmenizi istiyorum. Bir anda hepsi elinizden gidiyor. Şurada koltukta otururken insan sabırsız oluyor, canı sıkılıyor, kalkıyor. Ama 12 saat ya oturarak ya da sırtüstü yatarak böyle zaman geçirmek çok zor. Ailem çok büyük destek veriyor. Eşime sizin huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Bu süreçte beni ayağa kaldıran o. Bir tane ablamı kaybettik. Diğer taraftan iki tane ablam nakil oldu, şu anda çok güzel hayatları var. Benim istediğim sadece şu: Yani bizler gibi, belki yarın kimin başına geleceği belli değil. Herkes bu duruma düşebilir. Bize sadece bir el uzatmanız. Ben de önceden belki öyle düşünüyordum. Hastaları görüyorduk, belki umursamıyorduk. Ama insanın başına gelince daha iyi anlıyor. Benim gibi nice arkadaşlar tanıdım. Pazara gidiyorsun, çarşıya gidiyorsun, bir meyve gördüğünde onu bile yiyemiyoruz. Bir ay önce tahlilleri verdim, şu anda bana domates bile yasaklandı. Yiyemiyorsun. Çok zor hayatımız. Ailemle bir tatile gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Gitmem için organa ihtiyacım var. İnşallah ben de bir gün bu suları doya doya içmek, doya doya yemek isterim. Ama yiyemiyorsun. Evde oturuyorsun, çocukların çay içiyor, ben bir bardak ancak içiyorum. Sen hasta olduğun zaman ailen komple hasta. Moralini yüksek tutmak zorundasın. İçin yanıyor ama ailene bunu yansıtmamaya çalışıyorsun. Çünkü onların da hâlleri düşüyor. Onun için ben diyorum ki buradan bize bir el uzatmanızı, bizi yeşertmenizi istiyorum" dedi.
"İki saatte bir kişiyi organ beklerken kaybediyoruz"
Programda konuşan Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Mehmet Kazak, "Beyin ölümü tespitinde çok yüksek bir orandayız. Ama Samsun’un bu seneki sıkıntısı bunun donöre dönüşmesindedir. Yani biz tespitleri yapıyoruz, yoğun bakımlarımızda beyin ölümü tespitini yapıyoruz ama maalesef halkımızı organ bağışı konusunda yeteri kadar aydınlatamadığımızı görüyoruz. Bu konuda kendimizi de sorgulamak durumundayız. Organ bekleyen sayısını maalesef azaltamıyoruz. Her gün 10 kişi ölüyor. İki saatte bir kişiyi biz organ beklerken kaybediyoruz. Biz organ bulamadığımız için maalesef kaybediyoruz. 5 binden fazla, 6 binden fazla ortalama yılda nakil yapıyoruz. Ona rağmen sayıyı azaltamıyoruz. Türkiye’deki en büyük sıkıntı bu. Bakın, İspanya’da yüzde 90’ı bağışlıyor. Bizde ise yüzde 15 ila 20’si bağışlıyor. Bizim şu seviyelere çıkmamız lazım. Yukarılara, yani yüzde 90 olmasa bile 3 bin beyin ölümünün bin 500’ünden bağış alabilsek 3 bin tane böbrek nakli yapabiliriz. Bu zorlu bir süreç. Beyin ölümü sonrasında aile onay vermezse cenaze aileye teslim edilir. Eğer aile onay vermişse de uzun bir süreç başlar. Yoğun bakımdaki arkadaşlarımdan ameliyathanedeki ekibe, nakil hocalarına ve koordinatör arkadaşlarıma kadar çok uzun bir süreç işler burada" diye konuştu.
"Nakil bekleyen binlerce hasta var"
Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras ise, "Bugün organ nakli bekleyen binlerce hastamız var. Her bağış yeni bir hayat, her bilinçli karar yeni bir umut demektir. Tabii, burada organ bağışı sadece bir kişinin hayatını değil, ailesinin, çocuğunun, çevresinin ve iş arkadaşlarının hayatını da değiştirir. Aslında bir organla birden fazla kişiye dokunuyoruz. Sağlık çalışanları olarak buradaki asıl görevimiz toplumumuzu doğru bilgilendirmek, organ bağışı konusundaki farkındalığı artırmak ve daha fazla insanın hayata tutunmasına vesile olmak, katkı sağlamaktır. Unutmayalım ki organ bağışı hayat kurtarır, bağışlanan her organ bir insana yeniden yaşama şansı verir. Çok yoğun nöbetler geçiriyoruz, yoğun bir temponun içindeyiz. Ama her zaman şunu düşünmemiz gerekiyor: Acaba bazen ister istemez ben doktor olarak birçok hastamı kaybettiğim de oldu. Acaba bu hastayı kaybederken diğer hastalarımıza umut olur mu? Bunun farkındalığını sürekli zihnimizde tutmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
"Organ yetmezliği tedavisi sağlık sistemi içinde bir yük"
Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay de konuşmasında, "Organ yetmezliği nedeniyle sürdürülen uzun süreli tedaviler, hastalarımız ve aileleri kadar sağlık sistemimiz açısından da önemli bir yük oluşturuyor. Bu hizmetlerde kullanılan ilaç, cihaz ve malzemelerdeki dışa bağımlılığı da düşündüğümüzde kaynaklarımızı verimli kullanmanın önemi daha da anlaşılıyor. Organ bağışını artırmak için öncelikle toplumumuzu doğru ve anlaşılır bilgiyle bilgilendirmeliyiz. Organ bağışıyla ilgili soruları yanıtlamalı, tereddütleri gidermeli ve bu konuda aile içinde konuşulmasını teşvik etmeliyiz. Bu vesileyle vatandaşlarımıza özellikle seslenmek istiyorum. Lütfen organ bağışı kararınızı sağlığınızda, ailenizle ve yakınlarınızla paylaşın" ifadelerini kullandı.
İl Müftüsü Hasan Güneş ise organ bağışı ve naklinin dini boyutunu anlattı. Program, Fikret Damar’ın gerçekleştirdiği konserle sona erdi.
Üye olarak yorum yapın
Yorumlarınız öne çıksın, bildirim alın